08/07/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 22:47
08.07.2004
Erdoğan: Herkes özeleştiri yapsın

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada tüm kurumların, siyaset kurumuna bundan önce yaptığı eleştirileri kendine de yöneltmesi gerektiğini belirterek, "Siyaset kurumu dışındaki kurumlar da kendilerini check etsin. Onlar da o makam ve mevkileri rant kapısı olarak kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar" dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Hilton Oteli'nde gerçekleştirilen Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Hükümet'in ihracatçılara yönelik aldığı ekonomik tedbirler hakkında bilgi verdi.

Hükümet'in işbaşına gelmesinden bu yana geçen 20 aylık süre sonunda Türkiye'nin siyasette ve ekonomide arzulanan istikrar ortamını yakaladığını belirten Erdoğan, ciddi bir atılım dönemine girildiğini söyledi.

“Kronikleşen krizlerden istikrara doğru atılan bu hızlı adımların temelinde AK Parti'nin milletimizle bütünleşmesi yatmaktadır” diyen Erdoğan, “Başka Türkiye yok” prensibiyle hareket ettiklerini kaydetti. Bu prensip doğrultusunda icraatların hayata geçirildiğini vurgulayan Erdoğan, temel prensiplerinin siyasi istikrar ile ekonomik istikrarın, demokrasiyle refahın birbirinden ayrı ele alınamayacağı olduğunu kaydetti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz siyasetin merkezine toplumu ve toplumun taleplerini koyduk. Siyaseti menfaat dağıtan bir kurum olmaktan çıkararak, bu ülkenin insanlarını daha özgür ve daha huzurlu kılmanın gereğine inandık. Güven sıralamasında son sıralarda yer alan siyaset, yapılan son kamuoyu araştırmalarında ilk sıralara doğru tırmanıyor gözüküyor. Ülkemizde siyasetin dışında kalan tüm kurumlar... Siyaset şu anda kendini check ediyor. Tüm kurumların, siyaset kurumuna bundan önce yapmış olduğu eleştiriyi kendisine de yapması gerekir. Ne tür eleştiriler yapılıyordu; makama gelen çörekleniyordu, bir daha oradan ayrılmıyordu, 'siyaset rant kapısıdır' diyorlardı. Şimdi ben buradan sesleniyorum: Siyaset kurumu dışındaki kurumlar da kendilerini check etsin. Onlar da bulundukları makamları, mevkileri kolay kolay bırakmadıkları gibi maalesef o makam ve mevkileri rant kapısı olarak kullandılar, kullanmaya devam ediyorlar. Bunları tasvip etmemiz mümkün değil.”

“GÜÇLÜ DEVLET İÇİN GÜÇLÜ TOPLUM”

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Kamu kaynaklarının kontrolü ve dağıtımı esasında işleyen, zenginleşmenin kaynağı gibi görünen devlet ve siyaset tarzını ortadan kaldırmak için yapısal bir değişim hamlesine giriştik. Bu değişim hamlemizin gayesi, piyasa kurallarına göre işleyen özerk bir ekonomik alan tesis etmektir. Çünkü biz devletin güçlü olması için önce güçlü bir toplumun var olması gerektiğine inanıyoruz.

Toplumun güçlenmesi için siyaset kurumuna düşen görev düşünceden teşebbüse bütün düşünceleri genişletmek ve hayata geçirmektir. Toplumun potansiyelini hayata geçirmek için, hür, müreffeh, güçlü bir toplum için biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz.”

Erdoğan, Türkiye'nin kamu yönetimi reformu, il özel idareleri, belediyeler yasa tasarıları gibi yasal bir değişim içerisinde olduğunu anımsatarak, “Ülkemizde öyle bir muhalefet mantığı var ki, bu muhalefet mantığı içerisinde maalesef bir yasanın çıkarılmaması için elden ne geliyorsa bunun yapılması var. 'Ben bu yasaya nasıl katkıda bulunurum da ideal olanı çıkartırım' gayreti içinde değiller” diye konuştu.

Muhalefetin bu yasa tasarılarına katkısı olup olmadığını, bizzat takip ettiğini dile getiren Erdoğan, “Zihniyet, anlayış; işlememek ve işletmemek üzerine kurulduğunda zaman kayıbı yaşanıyor” dedi.

“Ben muhalefeti, beyaza siyah, siyaha beyaz demek olarak kabul etmiyorum” diyen Erdoğan, en büyük değerin zaman olduğuna ve bu zamanın kaybedilmemesi gerektiğine işaret etti.

Bu çerçevede yürütülen 20 aylık icraat sonucunda Türkiye'nin büyüyen, gelişen, uluslararası camiada itibarı teslim edilen bir ülke konumuna yükseldiğini vurgulayan Erdoğan, son dönemdeki makro ekonomik göstergelerin istikrarlı ve sağlıklı gidişi en iyi şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. 2004 yılının ilk çeyreğindeki büyüme rakamlarının çok ümit verici olduğunu kaydeden Erdoğan, yıl sonu için belirlenen yüzde 5 büyüme hedefinin rahatlıkla aşılabileceğini söylemenin gerçekçi bir değerlendirme olacağını dile getirdi.

“TEFE ve TÜFE'de bir kere daha eksi enflasyonu gördük. Enflasyonda önümüzdeki aylarda dönem dönem artışlar olabilir” diyen Erdoğan, yıl sonu için belirlenen yüzde 12 hedefinin çok daha mümkün göründüğünü anlattı.

“YENİ LİRA VE KURUŞA ŞİMDİDEN HAZIRLANIN”

Enflasyonla mücadelede Hükümet'in elde ettiği başarının bir sonucu olarak, Yeni Türk Lirası'nın 1 Ocak 2005 tarihinde tedavüle gireceğini anımsatan Erdoğan, “Özel sektörümüz ve vatandaşımız kendilerini Yeni Lira ve Yeni Kuruş'a şimdiden hazırlasınlar” diye konuştu.

Şubat 2001 krizinden sonra ihracatın Türkiye'nin büyümesi ve kalkınması açısından taşıdığı önemin daha iyi anlaşıldığını kaydeden Erdoğan, bu nedenle Hükümet'in ihracat konusuna özel bir önem verdiğini ifade etti.

Başbakan Erdoğan, ihracatçıları bir kez daha tebrik ettiğini ifade ederek, “Kriz dönemlerindeki o dik duruşunuz olmasaydı, Türkiye bir Arjantin, bir Brezilya olabilirdi. O dönemlerde dünyayı dolaştınız ve ihracatımızı devam ettirdiniz” diye konuştu.

2003 yılının ihracat bakımından parlak bir yıl olduğuna dikkati çeken Erdoğan, 2004 ihracat rakamlarının da 2003'e oranla daha parlak göründüğünü söyledi.

İhracat rakamları göz önünde tutulduğunda ekonomik programda yıl sonu için öngörülen 51.5 milyar dolarlık ihracat hedefinin kolaylıkla aşılabileceğini anlatan Erdoğan, yıl sonunda 60 milyar dolar gibi rekor bir seviyenin yakalanabileceğine de işaret etti.

"HAZMEDEMEYENLER VAR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de, değişimi ya da değiştiğini ifade eden birliği, kurumu hazmedemeyenlerin bulunduğunu, ancak bunu “hazmedeceklerini” belirterek, “Zihniyet ve anlayış sürekli değişim ve gelişime mahkum” dedi.

Son 20 aylık dönemde ihracatın sektörel yapısının da çok ciddi şekilde değiştiğini belirten Erdoğan, bugünkü konuşmalarda hep değişime vurgu yapıldığını söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zaten sancı bu değil mi? Bunu hazmedemeyenler var. Değişimi ya da değiştiğini ifade eden birliği, kurumu, hazmedemeyenler var ülkemizde. Ama hazmedecekler. Çünkü değişmeyi ve değişimi bilemeyen, anlayamayan, yakalayamayan, bunun temel felsefesini kavrayamayanların bir yere varması mümkün değil.

Doğa, insan, canlı sürekli değişime mahkum. Zihniyet olarak da anlayış da sürekli değişim ve gelişime mahkum. Bunu kavrarsan değişir, gelişir ve bu birikimle beraber bir yerlere ulaşırsın. Kavrayamazsan bir kenarda iflasa mahkum olursun.”

Başbakan Erdoğan, bu dönemde katma değeri yüksek, ileri teknoloji ihtiva eden, elektrik-elektronik ve makine imalat sektörlerinin ihracattaki payının hızla arttığını dile getirdi.

Erdoğan, bütün bu gelişmelerin özel sektörün ve ihracatçının başarısı olduğunu vurgulayarak, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Hükümetin ihracatçıların hizmetinde olduğunu ve bundan sonra da olmaya devam edeceğini dile getiren Erdoğan, “Önünüzde estek köstek olmasını istemiyoruz. Fakat alışılmış, geçmişten gelen bürokratik oligarşinin oluşturduğu engeller var. (Aramızda bürokrat arkadaşlar var, gücenmesin)” diye konuştu.

Erdoğan, bürokratlardan, işadamlarına inanmalarını ve güvenmelerini istedi.

Bürokratlardan iş yapacak insanlara, “bugün git, yarın gel” dememelerini de isteyen Erdoğan, engellerin dışarıda aranmaması gerektiğini, engellerin kendi içlerinde olduğunu söyledi.

Yatırım ve ihracat ortamını daha da iyileştirmek için Hükümet'in üzerine düşen sorumlulukları yerine getireceğini belirten Erdoğan, Acil Eylem Planı çerçevesinde hazırlanan 2004-2006 İhracat Stratejik Planı'nın yürürlüğe konulduğunu hatırlattı. İhracat Stratejik Planı'nın şu anda başarıyla yürütülmekte olduğunu belirten Erdoğan, 2006 sonunda 75 milyar dolarlık ihracat seviyesine ulaşılmasının hedeflendiğini ifade etti.

“BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR”

Erdoğan, 5461 sayılı Teşvik Kanunu ile ihracatçılara kolaylıklar sağlandığına işaret etti. Erdoğan, bu kanunda bazı yanlışlıklar yapıldığını ve bunu bakanlarıyla görüştüğünü ve düzelteceklerini belirtti.

Başbakan Erdoğan, ihracata yönelik devlet destekleri kapsamında da ihracatçılara 2003 yılında 302.1 trilyon lira, 2004 yılı Ocak-Haziran döneminde de 169.5 trilyon lira ödeme yapıldığını açıkladı.

“Dahilde İşleme Sistemi” kapsamında, 2003 yılında firmalara toplam 4769 adet belge verildiğini kaydeden Erdoğan, bu belgeler çerçevesinde toplam 25.1 milyar dolar ihracat taahhüdü karşılığında 16 milyar dolarlık ithalata gümrük muafiyeti sağlandığını ifade etti. Erdoğan, 2004 yılının ilk yarısında ise toplam 2905 adet belge ve 18 milyar dolar ihracat taahhüdü karşılığında 11 milyar dolarlık ithalata gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını bildirdi.

Erdoğan, “Eximbank'ın 2004 yılında ihracatçılara yaklaşık 3.8 milyar dolar tutarında nakdi finansman desteği sağlaması hedeflenmektedir. Bu rakam geçen yıla göre dolar bazında yüzde 15 oranında artışa tekabül etmektedir” dedi.

Erdoğan, ayrıca 3.8 milyar dolar hedeflenen sigorta ve garanti desteğiyle beraber bu yıl Eximbank'ın sağlayacağı nakdi ve gayri nakdi finansal destek tutarının yaklaşık 7.6 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü de söyledi.

Kendisinden önce konuşan ANAP Genel Başkanı Nesrin Nas'ın değindiği belediyeler ile ilgili yasa tasarısı hakkında bir gerçeği vurgulamak istediğini kaydeden Erdoğan, mahalli idarelerin, yatırımlarla ilgili Hazine'den aldığı borçlara yönelik bir affı asla düşünmediklerini belirtti.

Belediyelerin sadece vergi ve SSK primleriyle ilgili bir düzenleme yapmak istediklerini ifade eden Erdoğan, yeni çıkacak yasayla belediyeleri güçlendirmeyi amaçladıklarını anlattı.

“Belediyelere, İller Bankası'ndan giden para, o belediyelerin borcu olduğu için daha gitmeden anında haciz ediliyor” diyen Erdoğan, zor durumda kalan belediyelerin farklı alanlara doğru yöneldiğini, bunların ahlaki yönelişler olmadığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını, “Bu ülke için taş üstüne taş koyanın başımızın üstünde yeri vardır” sözleriyle bitirdi.

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com