|
Aras DİNÇER
‘‘Rally Of Turkey, sadece ikinci kez düzenlenmesine rağmen, kendine özgü şartları ve özellikleri ile, kısa zamanda kendisine özel bir yer edindi’’ Bu sözler, bir Türk'ün ağzından değil, uluslararası spor kanalı Eurosport'un WRC yayınındaki yorumları sunan spikerin ağzından çıktı.
Geçen hafta bizzat katılarak gözlemlediğim yarışta birçok ilginç olay meydana geldi. Bu ilginç olaylar, 2004 Rally Of Turkey'i, hafızalardan silinmesi zor bir yarış haline getirdi.
Rovanpera: Türkiye'de şans bana gülmüyor
Yarış bitiminde aynı otelde kaldığımız Peugeot Sport takımından Harri Rovanpera ile sohbet etme imkanı buldum. Her zaman pozitif bir yaklaşım içinde olan Finli pilot, bu kez havuz başında somurtuyordu. Somurtmasının sebebi ise, çok iyi götürdüğü yarışı, şanzıman arızası ile terketmesiydi. Yarışı bitiremeyen iki şanssız katılımcı olarak ralliyi ve Rovanpera'nın otomobili 307 WRC'yi konuştuk.
- Yarışı değerlendirirmisiniz?
Geçtiğimiz seneki etaplar biraz sıkıcıydı. Hızlı karakterli yolları tercih ediyoruz. Bu sene etaplar biraz değiştirilmiş ve ortaya daha hızlı bir parkur çıkmış. Bu da memnun edici. Ancak hava ve yol durumu değişken olduğu için her an bir kötü sürpriz olabiliyor. Bu da rallinin bir parçası.
- Sizin açınızdan yarış pek iyi sonuçlanmadı galiba?
Ufak tefek problemlere rağmen ikinci günün öğleden sonrasında dördüncülüğe kadar tırmandık. Atak yapıyorduk, otomobil iyiydi, ben iyiydim, güven doluydum ve daha da zorlamayı düşünüyordum. Fakat bu yarışı ve etapları sevmeme rağmen Türkiye'de nedense şansım hiç yaver gitmiyor. Kemer etabının bitimine 2 km kala şanzımanımız daha fazla gidemeyecek duruma geldi. Yarışı bitirseydik, podyumda olabilirdik.
- Oysa o etabın startından hemen sonraki seyirci noktasından en iyi geçen pilotlardan biriydiniz?
Evet etabın ortasına dek otomobilde hiçbir problem yoktu. Sonlara doğru vitesler geçmemeye başladı. Ve en sonunda sağa çektik.
- Sanırım 4 ileri şanzımandan pek memnun değilsiniz?
5 ileri olsa çok daha iyi olacak. 4 ileri şanzımanın iyi bir fikir olduğunu sanıyorduk ama yanıldığımızı gördük. Dün Kemer etabının başında 4 vitesimiz vardı, finişe 2 kilometre kala ise vites filan kalmadı. (Bu cümle sonrasında Finli pilotun suratı asılıyor) 307 WRC'nin geliştirilmesi gereken başka yönleri de var. Ama ona kazanan bir otomobil olmayı öğreteceğiz.
- Sezona geç başlamak sizin için bir handikap oldu mu?
Meksika öncesinde biraz zorlandığımı söyleyebilirim çünkü uzun zamandır yarışmamıştım. Fakat Yeni Zellanda'dan itibaren takım olarak iyi bir form yakaladık. Etap zamanları da bunu doğruluyor. İnanıyorum ki, Peugeot eski günlerine dönecek.
Rautiainen acısına rağmen yarışı tamamladı
Akıllara gelmeyecek bir başka talihsizliği ise Peugeot Sport ekibi Marcus Gronholm ve co-pilotu Timo Rautiainen yaşadılar. Etabın içinde hızla ilerleyen ekibin co-pilotu Rautiainen, yol notunu okurken birden feryat etmeye başladı. Pilot Gronhlom önce bu duruma şaşırdı, ancak sonradan ciddi bir sorun olduğunu fark edince durdu. Peugeot 307 WRC, yoldaki bir demir çubuğun üstünden geçmişti. Fakat çubuk nasıl olduysa tekerlekten fırladığı gibi otomobilin altına saplanmıştı. Ancak hızı kesilmeyen keskin çubuk, otomobilin taban sacını ve karbon-kevlardan yapılan koltuğunu delerek, co-pilot Rautiainen'in kalçasına kadar gelmişti. Şans eseri ciddi şekilde yaralanmayan co-pilot Rautiainen etabın sonuna dek kemerini gevşeterek oturmak zorunda kaldı. Böylece bu olay da, ralli literatürüne geçmiş oldu. Uzay mekiklerinde bile kullanılan karbon-kevlar malzemeyi nasıl delebildiği anlaşılamayan metal çubuk, Rautianen'e oyun oynamıştı.
Fakat daha da ilginci, olay hakkında Rautianen'in yaptığı açıklamaydı... Deneyimli co-pilot, bu olayın çok garip ve tehlikeli olduğunu söylemesine rağmen, etapları fantastik bulduğunu ve 10 üstünden notlandıracak olsa 9.5 verebileceğini söyledi. Acısına rağmen yarışı bırakmayan Rautiainen'e 'Inmarsat Star Of The Rally' ödülü verildi. Ayrıca, kazaya yol açan demir çubuk arkadaşları tarafından kupa haline getirilerek, Rautiainen'e hediye edildi.
Rally of Turkey 2005'te Mayıs başında
Yarıştan hemen sonra açıklanan 2005 Dünya Ralli Şampiyonası taslak takviminde, Rally Of Turkey'in yine yer alması, Türk ralli severleri sevindirdi. Taslak takvime göre 2005'teki yarış, mayıs ayı başında yapılacak.
Küçük köylü kızın ralli sevgisi
Yarış, Toros Dağları'nda yer alan Söğütcuma köyü çevresinde yapıldı. Köy halkı, 4 yıldır köylerinden ralli geçmesi nedeniyle olaya aşina idi. Fakat yine de, su almak için girdiğimiz bakkalın küçük kızının ‘‘Loeb hala birinci gidiyor mu?’’ diye sorması üzerine yaşadığımız şaşkınlığı atmamız zor oldu. Bu da köy halkının ralliyi sevip benimsediğinin bir kanıtı idi.
Direksiyonda Euro 2004 sohbeti
Televizyonlara ilginç bir görüntüyü ise Markko Martin ve co-pilotu Michael Park verdi. Ford ekibi, teknik arızalar ile oldukça geriye düştükten sonra, sadece finişe gitmeyi hedefliyordu. Ekibin otomobilinin içindeki küçük kamera kayıttayken, rekabet stresinden uzaklaşan Martin ve Park'ın etabın içinde Euro 2004 maçlarından konuşmaları gerçekten enteresandı. Bu arada ralliyi izleyenler arasında ralli sporunun efsane pilotlarından Colin McRae de vardı.
Loeb yarışı 3 tekerlekle bitirdi
Yarışın birincisi Sebastien Loeb'ün otomobilinde son normal etapta mekanik bir problem çıktı. Bu problemden dolayı sağ arka tekerleği sökmek zorunda kalan Fransız pilot finişe 3 tekerlek ile gelince krallar gibi karşılandı.
Rallinin en iyi Türk pilotları
Yarışta Türkiye'nin en iddialı takımları da start aldılar. Ford-Opet Rally Team'den Serkan Yazıcı-Can Okan ikilisi, Ford Focus WRC'leri ile genel klasmanda 9'uncu olarak en başarılı Türk ekip oldular. Atölye Kazaz'ın yarıştırdığı Subaru Impreza ile 15'inci olarak Grup N'i kazanan Hakan Dinç-Okan Avcı, en iyi ikinci Türk ekip olurken, Fiat Palio Super 1600 ile yarışan Hamdi Ünal-Kaan Özşenler ikilisi, en iyi Türk Super 1600 ekibi oldular. |