|
Muharrem AYDIN/İSTANBUL
Türkiye’nin AB yolunda çok güzel adımlar attığını belirten Dışişleri Bakanı Gül, ‘Kapının üzerinde yazılanları yerine getirdik. Şimdi o kapının açılmasını bekliyoruz’ dedi. Gül, NATO Zirvesi’ne katılan Avrupalı liderlerin, modern Türkiye’yle tanıştığına da işaret ederek, ‘Şimdi AB bize müzakere tarihi vermezse, bütün inandırıcılığını kaybeder’ mesajı verdi.
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül, Türkiye’nin NATO Zirvesi nedeniyle milyarlarca dolarla bile gerçekleştirilemeyecek, dünya çapında bir tanıtım sağladığını belirterek, beklentilerinin karşılandığını söyledi. Zirve sırasında AB liderlerinin Türkiye’nin büyüklüğünü, gücünü ve zenginliğini bizzat gördüğünü vurgulayan Gül, ‘İhtimal vermiyorum ama, AB Türkiye’ye müzakere tarihi vermezse bunun sonuçları büyük olur. AB, bütün inandırıcılığını kaybeder’ dedi.
NATO Zirvesi çerçevesinde Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Oditoryumu’nda gerçekleştirilen NATO Gençler Zirvesi’nin kapanış oturumuna katılan Abdullah Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:
REFORMİST HÜKÜMET
Biz Türkiye olarak Kopenhag kriterlerinin tümünü gerçekleştirdik. Türkiye’deki demokratikleşme süreci devam edecektir. Türkiye çok güzel adımlar attı. Dünya basını bile artık Türkiye’den bahsederken, ‘Türkiye’deki reformist hükümet’ diye söz ediyor. Bunu AB’nin bütün liderleri de biliyor. Şimdi AB Komisyonu gayet objektif ve dürüst bir şekilde bunları tespit edecek ve raporlarına yansıtacaktır. AB ile uzun bir ilişkimiz ve mutabakatlarımız var. Türkiye üzerine düşünleri yerine getirmiş. Kapının üzerinde yazılan şartları yerine getirmiş. Şimdi Türkiye o kapının kendisine açılmasını bekliyor.
BU FIRSAT KAÇMAZ
Şimdi, vicdanları rahatsız edecek, objektif olmayan, dürüst olmayan bir karar alınırsa ki buna hiç ihtimal vermiyorum, bunun neticeleri sadece Türkiye için değil, AB için de çok büyük olur. AB, bütün inandırıcılığını kaybeder. AB, dünyada önemli bir rol oynayacak bir organizasyon ve birlik olmanın tamamen dışında kalır. NATO Zirvesi nedeniyle ülkemize gelen AB liderleri de Türkiye’nin kapasitesini, Türkiye’nin modernliğini, Türkiye’nin büyüklüğünü, Türkiye’nin zenginliğini gördüler. Böylesine bir fırsatın subjektif bir biçimde kaçırılacağına hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü bunun Türkiye içinde de çok büyük bir yansıması olur. Türk halkı nezdindeki AB’ye duyulan güven ve AB’nin prestiji biter. |