|
Sadi ÖZDEMİR - Zeynep GÜVENYüksel EKER- Ahmet KAYA
Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Nejat Koçer, ildeki 4 organize sanayide 100 bin istihdam ve 1,5 milyar dolar ihracat sağladıklarını belirterek ‘Bütün olumsuzluklara rağmen Gaziantep’ten 120 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bir anlamda kendi göbek bağımızı kendimiz kesiyoruz’ dedi.
DOĞAN Yayın Holding’in Gaziantep’te düzenlediği ‘Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nda konuşan GSO Başkanı Nejat Koçer, sanayi, ihracat ve markalaşma konularında il olarak yürüttükleri projelerin Türkiye’nin diğer ilerine de model olabileceğini söyledi. Koçer, Gazianteplilerin milli mücadele ruhuyla üretim ve ticaret yaptıklarını belirterek, ‘Şu anda 4 organize sanayi bölgemizde 100 bin sanayi işçisi istihdam edilmiş durumda. 120 ülkeye 1,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyoruz. Ekonomideki olumsuz etkenlere rağmen mücadelemizi sürdürüyoruz. Bir anlamda kendi göbek bağımızı kendimiz kesmiş oluyoruz’ dedi.
Gazianteplilerin mücadele ruhunu Atatürk’ün ve Demirel’in sözleriyle anlatan Koçer şöyle devam etti:
‘Büyük önderin, ‘Ben Gazianteplilerin gözlerinden nasıl öpmem ki. Onlar yalnızca Gaziantep’i değil Türkiye’yi kurtardılar’ sözüyle yola çıktık. Yarattığımız üretim ve istihdam gücüyle Anadolu sanayileşmesinde öncü ve örnek olduk. Krizlerde ‘ceketimi satarım işçimi çıkarmam. Rüzgar durduysa küreklere asılırım’ ilkesiyle hareket ettik. Bu konuda 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in bizim için söylediği ‘Bu ülkede sabah karamsarlıkla kalkanlar gelsin Gaziantep’i görsünler’ sözünü hak ettik.’
GSO Başkanı Koçer, hükümete de seslenerek, sanayicinin girdi maliyetleri, vergi yükü, bürokrasi gibi alanlarda sorunlarının sürdüğünü belirtti. Koçer ‘Ekonomideki genel iyileşmeyi asla küçümsemiyoruz. Ancak iyi rakamlar tek başına piyasayı iyileştirmeye yetmez. İç talep yetersizliği yüzde 60’larda. Satış tahsilatlarında genel sorunlar sürüyor. Vatandaş ise harcamasını genellikle taksitle borçlanarak yapıyor. Biz sanayiciler ise, işler ha azaldı ha açılacak düşüncesiyle aslında stoka çalışıyoruz’ şeklinde konuştu.
Koçer 2003 yılı başında başlattıkları ‘Marka Şehir Gaziantep’ projesinin başarılı olduğu ve yoluna devam ettiğini belirterek, kabına sığmayan Gaziantep’in kollektif anlayışla öne çıktığını ifade etti.
Advantage’ı maliyetinin 14 katına sattık
BOYNER Holding Murahhas Azası Cem Boyner, Gaziantepli sanayicilere T-Box markalaşma örneğini anlattı. Boyner, T-Box’ı anlatmaya başlamadan önce, bu fikrin Advantage’ı sattıktan sonra girdikleri arayıştan çıktığını söyledi. Boyner şöyle konuştu: ‘Advantage’ı 1 milyon müşteriye ulaştıracağımıza önceleri pek inanmıyorduk ama bunu başardık. Kriz ve benzeri nedenlerle bankalaşamadan da sattık. Burada ilk kez söylüyorum, Advantage’ı yaptığımız yatırım tutarının 14 misli fiyata sattık. İyi ki markalaşmışız. Zaten bu satıştan sonra hemen ‘1 milyonluk bir şey daha yapalım’ dedik. Oturduk promosyon ürünlerini incelerken kutuda tişört fikrinden T-Box çıktı. Şu anda 4 kıtada 4 bin 400 noktaya ulaştık ve dakikada 9 adet T-Box ürünü satıyoruz. 2005’te 20 milyon adet satış hedefledik. Bu yıl 4 milyon adet satılmış olacak.’
Cem Boyner, Beymen’in reklam bütçesinin ciro içindeki payının yüzde 4, Çarşı’nın yüzde 3, T-Box’ın ise yüzde 15-20 civarında olduğunu belirterek, ‘Elbette fikir ve ürün çok iyi olmalı ama reklamsız da hiç birşey olmaz’ dedi. Boyner, T-Box’la son olarak Beyrut’a girdiklerini, 28 Arap ülkesiyle serbest ticaret anlaşması olduğu için çok büyük bir pazarda daha büyüyeceklerini kaydetti.
Turquality ile Türkiye için marka bilinci yaratıyoruz
DEVLET Bakanı Kürşat Tüzmen de markalaşmanın önemine değinerek, ‘Türkiye son dönemlerde dünya gündeminde yer almaya başladı. Hatta bu gündemi belirleyen ülke konumuna gidiyoruz. Hedef Türkiye’nin imajını satabilmek. Eğer bunu satamıyorsak malı, hizmeti satmak da zor’ dedi.
Bakan Tüzmen, bazı ürünlere markaların ad verebildiğini hatırlatarak, ülkelerin de öyle olması gerektiğini, Türkiye için de onu yapmaya çalıştıklarını belirtti. Tüzmen şunları söyledi: ‘Turquality projemiz bu amacı taşıyor. Türkiye adına marka bilincini yaratmak istiyoruz. Amaç kalite ile marka kavramını bir araya getirmek. Dünya ticareti, AB ticareti daralırken ihracatımız çok hızlı arttı. Bunun arkasını marka ve moda öncülüğü takip edecek. Bunu başarırsak, dünyada tüketiciler bizi sürekli takip ederler.’
Bakan Tüzmen Türkiye’nin 2000 yılında yaptığı 30 milyar dolarlık ihracatı 2004 yılının ilk 6 ayında gerçekleştirdiğini belirterek, ‘Bu bizim ülkemizin gücünün simgesidir. Belki de bu yıl ihracat artışında dünya şampiyonu oluruz’ dedi.
Gaziantep hızla ‘Marka Şehir’ oluyor
DYH Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da konuşmasında, markaların bir ülkenin zenginliğinin belirtisi olduğunu söyledi.
DYH olarak hedefin Anadolu’da yıllardır Avrupa’yı aratmayacak yatırımlar yapan ve dünya pazarlarında büyük başarılar elde eden Türk sanayicileri ile karşılıklı bilgi ve deneyimlerin paylaşılabileceği platformlar yaratmak olduğunu söyleyen Mehmet Ali Yalçındağ, bu amaçla ‘Marka Güçtür’ sloganıyla gerçekleştirilen ‘Anadolu’daki Avrupa Toplantıları’nın, Anadolu’nun önemli sanayicilerini tanımak ve tanıtmak amacıyla düzenlendiğini bildirdi. Mehmet Ali Yalçındağ, dünyanın en eski şehirlerinden biri olarak bilinen Gaziantep’in de markalaşma yolunda potansiyeli yüksek firmalara sahip bir merkez olduğunu ve ‘Marka şehir’ yolunda da hızla ilerlediğini söyledi. |