01/07/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 21:50
01.07.2004
İdam yerine hücre cezası

TBMM Adalet Komisyonu’nda, yeni TCK tasarısının, idam cezası yerine uygulanacak olan ağırlaştırılmış müebbet hapis ve hücre cezası uygulanmasına ilişkin maddeleri kabul edildi.

Bu madde görüşülürken, CHP Antalya Milletvekili Feridun Baloğlu’nun "hücre cezası" yerine başka bir ceza bulunması" önerisine, AKP’li Hakkı Köylü, "Bugüne kadar hücre dışında birşey bulunamamış. Eskiden prangaya vurmak zincire vurmak varmış" dedi. Bunun üzerine CHP’li Baloğlu, "Birçok kişi hücre yerine idamı tercih edecektir" diye konuştu.

Adalet Komisyonu’nda, yeni Türk Ceza Yasa Tasarısı’nın görüşmelerine devam edildi.

Komisyonda, tasarının, bir suçu işlediği sırada akıl hastası olan kişilerin, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması, önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanması, işlediği suç nedeniyle iki yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum edilen yabancının, cezanın infazından sonra derhal sınır dışı edilmelerine ilişkin maddeleri kabul edildi.

Tasarının, "Cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi" başlıklı bölümü de kabul edildi.

"PRANGAYA, ZİNCİRE VURMAK"

Komisyonda, tasarının idam cezaları yerine getirilen ağırlaştırılmış müebbet ceza ile hücre cezası ile ilgili maddesi de kabul edildi. Buna göre, işlediği suçlar dolayısıyla birden çok ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezalarına mahkum olan kişi hakkında, altı aydan az ve iki yıl altı aydan fazla olmamak üzere yalnız olarak bir hücreye konulmak suretiyle bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilecek.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde ise, bir müebbet hapis cezası infaz edilecek. Her iki halde de hükümlü, hapis cezasının miktarına göre on günden az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yalnız olarak bir hücreye konulacak.

Bu madde görüşülürken, CHP’li Feridun Baloğlu, hücre dışında bir müeyyidenin bulunması gerektiği görüşünü savunurken, AKP’li Hakkı Köylü, "Bugüne kadar hücre dışında birşey bulunamamış. Eskiden prangaya vurmak, zincire vurmak varmış. Bu kişiler idam cezası da kalktıktan sonra nasıl olsa başka ceza alamam diyerek, başka suçlar işleyebilir" dedi.

Baloğlu, hücre cezasını işkence olarak gördüğünü ve intikam amacıyla getirildiğini düşündüğünü belirtirken, CHP’li Orhan Eraslan’ın, hücre cezasının idam cezasının yerine, ağırlaştırılmış müebbet ceza olarak getirilidğini anımsatması üzerine de Baloğlu, "İdamdan daha mı ağır. Bir çok kişi hücre yerine idamı tercih edecektir" diye konuştu.

"ARTIK ESTETİK VAR"

Komisyonda tasarının, "Vücut dokunulmazlığına karşı suçlar" başlıklı maddeleri de kabul edildi. Bu bölümde, kasten yaralama suçu ile sonucu itibariyle ağırlaştırılmış yaralama maddeleri görüşülürken, AKP’li Ramazan Can, bir kişinin duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ile yüzde sabit ize neden olan yaralamalara neden olanlara verilecek cezaların aynı oranda artırılmasına karşı çıkarak, "Artık estetik var" dedi. Buna tepki gösteren CHP’li Ziya Yergök, "Mağdur estetik yaptırmak zorunda değil" diye tepki gösterdi.

ORGAN VE DOKU TİCARETİ TCK’YA GİRDİ

Yeni TCK’nın "Organ ve Doku Ticareti" ile "İnsan üzerinde deney yapmak" başlıklı maddeleri de kabul edildi. Buna göre, hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılacak. Suçun konusunun doku olması halinde ise bu ceza iki yıldan beş yıla kadar olacak.

Yeni düzenlemeyle, insan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişinin, bir yıldan üç yıla kadar hapis ile cezalandırılması da düzenlendi. Bilimsel deneyler ancak uzman doktorlar tarafından ve hastanelerde yapılabilecek. Bu düzenlemeyle çocuklar üzerinde deney yapılması da yasaklandı.

"HERKES KENDİ ÖLÜSÜNÜ KORUR"     

Komisyonda, doktorların ölülerden izinsiz kornea nakli yapmaları da tartışıldı. Bazı milletvekilleri Türkiye’de binlerce kornea nakli yapıldığı ve kornea nakline izin getirilmesi durumunda bunun gerçekleştirilemeyeceğini savunurken, Doç. Dr. Adem Sözüer,

"Doktorlar cesetlerden yakınlarının izinlerini almadan kornea nakli yapıyor. Hiçbir hukuki sorumlulukları yok. Onlara bu serbestliği tanımak yerine, insanları doku bağışına özendirmek gerekir" şeklinde konuştu.

CHP’li Fehmi Güneş, "Ben 90 yaşında da olsa yakınımın bir dokusunun izinsiz alınmasına karşıyım" dedi. Komisyon Başkanı Toptan,  "Kornea alınınca görünmüyor" diye konuştu. CHP’li Baloğlu, "Cesetlerden kornealar hastanelerde alınıyor. Yoksa herkes kendi ölüsünü korur" dedi. Madde hukuka aykırı olarak organ ve doku satın alınamayacağı şeklinde düzenlendi.

 
(ANKA)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com