TBMM Adalet Komisyonu, "töre cinayetlerini" CHP’li bayan milletvekillerinin de girişimleriyle yeni TCK Tasarısında, nitelikli öldürme kapsamına aldı. Buna göre töre cinayetlerine de, kasten öldürme suçu kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanacak ve "haksız tahrik" indirimi yapılmayacak.
Adalet Komisyonu’nda, yeni TCK’nın "Hayata Karşı Suçlar" başlığı altında düzenlenen, "Kasten öldürme" suçu uzun tartışmalardan sonra kabul edildi. Buna göre, bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılacak. Maddenin, ikinci cümlesinde yer alan "Suçun ani kararla işlenmesi durumunda, kişi yirmidört yıldan otuz yıla kadar hapisle cezalandırılır" hükmüne ise Yargıtay Birinci Ceza Dairesi Başkanı Osman Şirin, karşı çıktı.
Şirin, bunun sınırlarının belirlenemeyeceğini söyleyerek, maddeden çıkarılmasını istedi. Şirin, "’Senin tikini beğenmiyorum’ diye adam öldürenler var. Bunlarda ceza indirimine gidilmemeli" dedi. Toplantıya katılan öğretim üyeleri Adem Sözüer ile İzzet Özgenç ise bu görüşe katılmadıklarını, kasten adam öldürenler ile bir tahrikle aniden böyle bir suç işleyenler arasında bir ayrım yapılması gerektiğini savundular. Yapılan tartışmaların ardandan, madde aynen kabul edildi.
"TÖRE SAİKİYLE CİNAYET"
Tasarının "nitelikli haller" maddesi görüşülürken, Komisyon üyesi olmayan CHP’li bayan milletvekilleri Oya Araslı ve Gaye Erbatur, töre cinayetlerinin de öldürme suçunun "nitelikli halleri" olarak düzenlenen kasten öldürme suçları arasında sayılmasını istediler. CHP’li Araslı, "Toplumdaki bazı gelenekler insan yaşamını ikinci dereceye alıyor. İnsan yaşamı önünde bu nasıl haksız tahrik sayılabilir. Toplum insan yaşamını koruyamıyorsa insanların yaşamına bir takım değerlerin arkasında yer veriyorsa o insanın yaşamını devlet korumalıdır. Bu da yasa çıkarmakla mümkün olabilir" dedi.
CHP’li Gaye Erbatur ise "Şehir meydanına gittiği için, zorla evlendirildiği için öldürülen kızlar var. Bir kaç gün önce bekaretini kaybettiği için öldürülen bir kızın yapılan otopside bakire olduğu ortaya çıktı. İnsan yaşamı öncelikse neden kadınların hayatı korunmuyor" şeklinde konuştu.
"TAHRİKİN OLDUĞU YERDE TÖRE OLUR MU?"
Yargıtay Birinci Ceza Dairesi Başkanı Osman Şirin, törenin tarifinin bugüne kadar yapılamadığını, törenin Karadeniz Bölgesi, Doğu ve Güney Anadolu Bölgesine göre değiştiğini söyledi. Şirin, "Bunu örneklendireyim. Ailenin yeni gelini kaçar ve daha önce sevdiği bir kişiyle yaşamaya başlar. Kardeşi bulunarak, ’Siz gelini öldürün’ deniliyor.
Kızın kaçtığı erkeğin ailesine de ’Sen de erkeği öldür’ deniliyor. Ceza indirimi uygulanırken, evli bir kadının kaçması ve başka bir erkeğin onu alması gündeme geliyor. Bu tahrikle bağdaşıyor. Tahrikin olduğu yerde töre olur mu? Bizim düşüncemiz tahrikin olduğu yerde töreyi uygulamayalım. Kız sevdiği erkeğe kaçdıysa bunda tahrik yok. En doğal hakkı. Bu töre cinayetidir" diye konuştu.
Şirin, başka bir örnekle de bir kızın evinden kaçarak, İstanbul’da çeşitli yerlerde fuhuş yapmasını ve sonra da kardeşi tarafından öldürülmesini anlatırken, "Buna töre cinayeti diyecek miyiz? Tahriki ağır bulacak mıyız? Bu durumda kardeşlerin, kız kardeşlerinin fuhuş yapmasına olumlu bakacağı düşünülmez mi?" diye sordu.
Bunun üzerine CHP’li Orhan Eraslan, "Bir kızın evden kaçıp fuhuş yapması ailesini utandırabilir. Bu kız bataklığa düşebilir ama bunu tek başına yapmıyor. Bunda kız çocuğunun da, ailesinin de, cemiyetin de kusuru vardır. Onu ortadan yok ederek toplumun vicdanını kurtaramayız. Bunu haksız tahrik saymıyorum. Bu gelenekçi bir bakış açısıdır" dedi.
Yargıtay Ceza Dairesi Başkanı Şirin, törenin tam yapılamayacağını ve kasten adam öldürme suçları arasında "töre cinayetlerinin" de sayılmasına kendisinin de karşı olmadığını bildirdi.
KADINLARIN İSTEDİĞİ OLDU
Yapılan tartışmaların ardından, CHP’li milletvekillerinin verdiği önerge kabul edilerek, öldürme suçunun "nitelikli halleri" başlığı altına "Töre saikiyle" yeni bir madde eklendi. Buna göre, töre cinayetleri de kasten öldürme suçu sayılacak. Töre cinayetlerinde de kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılacak ve bu tür cinayetlerde de "haksız tahrik" indirimi yapılmayacak.