30/06/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Otoyaşam
30.06.2004
Panizzi: Türkiye'yi kutluyorum
 

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOMSFED) tarafından organize edilen Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 2'inci Türkiye Rallisi sonuçlandı. Tamamı 1236,44 km'lik parkurda 383, 33 km'si 17 özel etaptan oluşan Türkiye Rallisi'nde 32 ekip finiş gördü. 65 ekibin start aldığı yarışta üç gün boyunca birinciliği elinde tutan Citroen Total pilotu Citroen Xsara WRC ile yarışan Sebastien Loeb-Daniel Elena ikilisi 4:48:26, 8'lik dereceleriyle kupayı evlerine götüren ekip oldular.

Adını Peugeot takımında duyuran ve ün yapan Mitsubishi’nin Fransız pilotu Gilles Panizzi, Rally of Turkey için geldiği Antalya'da sadece Hürriyet-Oto Yaşam'a konuştu. Türkiye'de ikinci kez yarışan Panizzi, bu sezon şampiyonluk için çok iddialı konuşmuyor. Otomobilin ve takımın yeni olduğunu söyleyen Panizzi, ileride şampiyonluk için kendisine ve takımına güvendiğini belirtiyor. Rally of Turkey organizasyonunu mükemmel bulduğunu söyleyen Panizzi, parkurun çok iyi seçildiğini ifade etti.

Mitsubishi 90'lı yılların şampiyon takımıydı. Bu otomobili şampiyonluk için savaşırken ne zaman görebileceğiz?

Tabii ki bunun için buradayız. Gelecek için hazırlanmak ve geri dönmek için Ralli'nin bugünü 5 yıl öncesinden çok farklı. Yeni bir takım oluşturup, 6 ay içinde şampiyonluğa uzanmak artık imkansız. Kendime güveniyorum.

Bu sizin Türkiye'ye ikinci gelişiniz. Rally of Turkey hakkındaki genel izlenimleriniz nedir?

Geçen sene söylediğim gibi bu ralli çok iyi organize ediliyor. Fakat geçen yıl koşulduğu tarih çok erkendi ve hava şartlarının olumsuzluğu yarışın başarısını gölgelemişti. Bu yıl organizatörler, yine çok iyi iş becermişler. Geçen sene yolda çok taş vardı. Fakat bu sene parkur güzel. TOMSFED'i kutlamak istiyorum.

Yarışlara ailenizi de getiriyor musunuz?

Çocuğum her yarışa gelemiyor. Fakat fırsat oldukça eşimi yarışlara götürüyorum. Sıcak havanın ve güzel sahiplerin olduğu şehirlerde yapılan rallilere eşimi ve çocuğumu götürdüğümde, gün sonunda onları görebilmek beni mutlu ediyor.

Şimdiye dek Dünya şampiyonu olmuş tek Fransız sürücü Didier Auriol'dü. Fransız sürücülerin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ben hala buradayım. Geleceğim için kendime güveniyorum. Takımıma da güveniyorum. Otomobil tam anlamıyla hazır olduğunda şampiyonluk için savaşabileceğimi düşünüyorum. Sebastian Loeb de çok hızlı bir sürücü. Bu sene şampiyon olabilir. Daha genç ve yetenekli sürücülerimiz de var. Ve bu sürücüler de gelecekte Dünya Şampiyonu olabilirler.

Uzun yıllar Peugeot takımında yarıştınız. Peugeot pilotu olarak ün yaptınız ve şimdi Mitsubishi takımındasınız. Bu nasıl oldu ve kariyerinizde nasıl değişikliklere yol açtı.

Birçok şey değişti. Öncelikle tabii ki otomobil. Otomobilin dengesi ve teknik yapısı Peugeot 206 WRC'den çok farklı. 206 WRC ile ilgili 4 yıllık bir tecrübemiz vardı. Fakat Lancer'in bu versiyonu tamamen yeni bir otomobil. Geçtiğimiz Kasım ayında doğdu ve ilk yarışını Monte Carlo'da yaptı. Takım genç ve benim için yeni. İngilizce konuşmak zorundayım (kahkahalar). Takım içindeki politik yapı da farklı. Tüm bunlar Peugeot'dan farklı. Fakat bu farklılığı ve bu takımın ruhunu seviyorum. Herkes kendi uzmanı olduğu işi yapıyor. Kimse kimsenin işine karışmıyor. Fakat herkes ortak bir hedef için işbirliği içinde. Bu hedef de, gelecek için bu otomobili geliştirmek.

Her yarışta annemin ömründen 5 yıl gidiyor

Kardeşiniz Herve Panizzi ile yarışıyorsunuz. Onunla aynı otomobilde yarışmak nasıl bir duygu? Aileniz her ikiniz için de endişelenmiyor mu?

- Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Yaklaşık 14 yıldır kardeşimle aynı otomobilde yarışıyoruz. Bu bizim işimiz. Profesyonel ekiplerde pilot ve co-pilotun uyumu çok önemlidir. Bizim birlikte büyük bir tecrübemiz var. Sanırım annem bizim kazalarımızı duyduğunda veya gördüğünde hayatının her beş senesinden biri gidiyordur.


WRC'de yarışmak büyük gurur

Her ralliseverin hayalidir; birgün Dünya Ralli Şampiyonası'nda yarışabilmek... 6 yıllık Ralli kariyerimin dönüm noktası geçen hafta Antalya'da yapılan Rally of Turkey'de yarışmak oldu. Hep televizyonda izlediğimiz ünlü pilotlarla ile aynı parkurda yarışmak ve kağıt üstünde de olsa, rakip olabilmek, bambaşka bir duyguymuş. Sizlere, bu büyük yarışta yaşadıklarımı anlatmak bile heyecan verici.

Citroen Sport Türkiye takımı ile İbrahim Okyay pilotajında, Citroen Saxo 1600 ile katıldığımız yarışın startından 3 gün önce antrenman için Antalya'ya gittik. Zorlu parkurun antrenmanı bile başlı başına bir meseleydi ve aksilikler henüz antrenmanda yakamıza yapıştı. 2002 sezonunda yarış dışı kaldığım Silyon etabı yine bizi bekliyordu.

İkinci gün ilk özel etaba doğru yola çıktığımızda üzücü bir olayla karşılaştık. Birkaç dakika önümüzde yol alan bir destek aracı, Kesmo Boğazı'nda kaza yapmıştı. Aracın içindeki iki kişiden biri yarasız olarak kurtulurken, emniyet kemerini bağlamayan diğer görevli, otomobilden fırlayarak, ağaçlarla otomobil arasına sıkışmıştı. Bu olay üzerine zaten dar olan yol trafiğe kapatıldı. Maalesef, tüm çabalara rağmen, sıkıştığı yerden kurtulamayan görevli, yardım ekiplerinin ve bizlerin gözleri önünde hayatını kaybetti. Bu son derece moral bozucu olaya rağmen yol, derhal trafiğe açılarak, yarışın devam etmesi sağlandı. Hızlı başladığımız ilk günde, Volkan Işık, Ercan Kazaz gibi Süper 1600 klasmanının iddialı isimleri, mekanik arızalarla gerilere düşerken biz Hamdi Ünal, Burak Çukurova ve Ethem Genim arasnda müthiş bir mücüadele başladı. Ancak günün 5'inci etabı, antrenmanda 3 kez yolda kaldığımız Silyon'du. Bana her zaman uğursuz gelen bu etap yine kötü sürprizini hazırlamıştı. Çok iyi başladığımız etabın ortalarında bir sol virajın çıkışında yoldan çıkan Citroen Saxo Süper 1600, büyük bir heyacan ve coşkuyla başladığımız bu yarışa buruk bir veda etmemize yol açtı. Ertesi günden itibaren biz de seyircilerin arasındaki yerimizi alarak hiç olmazsa sihirbaz pilotların numaralarını bir kez daha canlı olarak izleme fırsatı elde ettik. Aras Dinçer

Antalya’da ralli rüzgarı esti

Bu yıl ikincisi düzenlenen Rally of Turkey'i Citroen Total pilotu Sebastian Loeb kazandı. Loeb, böylece 2004 sezonunda dördüncü zaferini elde etti. 65 ekibin start aldığı yarışta 32 ekip yarışı tamamlarken, Ford Opet Rally Sport adına yarışan Serkan Yazıcı-Can Okan ikilisi ise genel klasmanda 9'unculuğa yerleşerek, en başarılı Türk ekibi oldu.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOMSFED) tarafından organize edilen Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) 2'inci Türkiye Rallisi Pazar günü sonuçlandı. Tamamı 1236,44 km'lik parkurda 383, 33 km'si 17 özel etaptan oluşan Türkiye Rallisi'nde 32 ekip finiş gördü. 65 ekibin start aldığı yarışta üç gün boyunca birinciliği elinde tutan Citroen Total pilotu Citroen Xsara WRC ile yarışan Sebastien Loeb-Daniel Elena ikilisi 4:48:26, 8'lik dereceleriyle kupayı evlerine götüren ekip oldular. İkinciliği Peugeot Total takımından 5 kapı numarasıyla yarışan Marcus Gronholm-Timo Rautiainen (4:48:53,0), üçüncülüğü ise 555 Subaru World Rally Team'den 1 numaralı araçla start alan Petter Solberg-Phil Mills (449:03,5) ekibi elde etti.

YAZICI'NIN BAŞARISI

Ford Opet Rallye Sport adına yarışan Serkan Yazıcı-Can Okan ikilisi ise yarış boyunca sürdürdükleri istikrarlı stratejilerinin karşılığını genel klasmanda 9'unculuğa yerleşerek, elde ettiler Aynı zamanda Junior WRC'nin 3'üncü ayağının gerçekleştirildiği Türkiye Rallisi'nde Suzuki takımından Ignis Süper 1600 ile yarışan Per-Gunnar Andersson-Jonas Andersson son etaplardaki sürpriz çıkışıyla birinciliği kazanan ekip oldular. İlk üçü Suzuki takım arkadaşlarının paylaştığı JWRC'de ikinciliği Kosti Katajamaki-Timo Alanne, üçüncülüğü ise Guy Wilks-Phil Pugh ikilisi elde etti.

Türk sürücüler içinde Atölye Kazaz adına Subaru ile start alan Hakan Dinç-Okan Avcı ise finişi genel klasmanda 15'inci, N4 grubunda ise birinci sırada gören ekip oldu.. Süper 1600 kategorisinde Fiat Abarth Motorsport adına yarışan Hamdi Ünal-Kaan Özşenler ikilisi genel klasmanda 19'uncu, Süper 1600 kategorisinde ise 1'inci sırada yer aldı.

HAVA ŞARTLARI

Geçen yıl ilki yapılan Türkiye Rallisi, yarışmaya katılan pilotlar tarafından hava şartları ve bozuk yollar nedeniyle eleştirilmişti. Bu nedenle ralli, bu yıl Haziran ayına alınmıştı. Ancak, antrenmanlar sırasında havanın bozması, yağmur ardından dolu yağması, sonra güneşin açması, pilotları endişelendirdi. Fakat, pilotların korktuğu olmadı ve yarış esnasında hava şartları olumlu geçti.

Antrenmanlar sırasında yolları geçen yıla göre temiz bulan pilotlar, yarış sırasında yol şartlarının kötüleştiğini gördüler. Antrenmanlarda otomobillerin yolları bozması nedeniyle, bambaşka bir yolda yarıştıkları düşüncesine kapılan birçok pilot, bozuk yolların kötü sürpriziyle yarış dışı kaldılar. Ralli'ye katılan birçok ekip, mekanik problemler yüzünden ya da kaza yaparak yarışa veda ettiler.

Loeb'ün dördüncü zaferi

Türkiye Rallisi kupasını evine götüren Fransız pilot Loeb, bu sezondaki dördüncü başarısını kazandı. Loeb, sezonun ilk yarışını kendi evinde Monte Carlo'da kazanmıştı. Ardından İsveç Rallisi'ni birinci bitiren Loeb, bu yarışla adını motor sporları tarihine de yazdırmıştı. Loeb, dünyada İsveç Rallisi'ni kazanan ve İskandinav olmayan ilk sürücü olmuştu. Loeb, sezonun üçüncü yarışını ise Güney Kıbrıs'ta elde etti. Güney Kıbrıs Ralli'sinde Marcus Gronholm'ün ardından ikinci olan Loeb, yapılan inceleme sonucunda Gronholm'ün diskalifiye edilmesi sonucu, ikincilikten birinciliğe çıktı. Loeb, son olarak Türkiye Rallisi'ni kazanarak, 2004 sezonunda dördüncü zaferini elde etti. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com