28/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
28.06.2004
Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU
Türkiye’nin kayıtdışı ve sahipsiz hortumları

19 Haziran 2004 tarihinde öğlen vakti, Ankara Çubuk’ta oluşan hortum, köy evlerine rastlayınca dört kişinin ölmesine, 14 kişinin yaralanmasına neden oldu. Evlerin çatılarını uçurtup, kapı ve pencereleri söktüğüne ve bir kamyonu devirdiğine bakılırsa ‘Fujita Hortum Hasar Ölçeği’ne göre, bu en az F2 büyüklüğünde kuvvetli bir hortumdu. Diğer bir deyişle, bu hortumda kendi ekseni etrafında dönen şiddetli rüzgarların saatteki hızı 181-253 km arasındaydı...

NE İLK NE SON

Bu, Türkiye’de yaşanan ilk hortum değildi, sonuncu da olmayacaktır. Örneğin, 1959 yazında, Konya’da bir hortum 3-4 yaşında bir çocuğu havaya uçurarak ölümüne sebep olmuştu. Şile’de 10 Ağustos 1997 tarihinde iki kez hortum görülmüş; halk da sahilde birikip onları seyretmişti! 12 Şubat 1999 günü Dalaman’da meydana gelen hortum 10 dakika sürmüş, sekiz kişi yaralanmış, iç hatlar terminali yıkılarak kullanılamayacak hale gelmiş, lojmanlar ve ana terminal binasının çatısı uçmuş, ağaçlar kökünden sökülmüştü...

Yıllardır söylememize rağmen, Türkiye’de hortumların da can kaybına neden olabilecek bir afet sayılması gerektiğine; meteoroloji bilimi ve uygulamalarının insanımızın canı ve ülkemizin güvenliğiyle ilişkili olduğuna bazılarını inandıramadık! Örneğin 18 Eylül 2000 tarihli Milliyet Gazetesi’ndeki Havadan-Sudan adlı köşemde hortum için şöyle yazmıştım:

Aman yanlış anlaşılmasın! Bu yazıya konu olan hortum ne devlet malını yürütmek, ne adam dövmek, ne de bahçe sulamak vb. için kullanılan hortumdur. Buradaki hortum, baş aşağı bir pozisyonda havada uçuşan bir filin hortumu veya buluttan aşağıya uzanan bir hunin ucuna benzer bir şeyle yerdeki her şeyi tuzla buz haline getirebilen bir meteorolojik olaydır.

Hortumların güçlü rüzgarları binaları yıkabilir, ağaçları kökünden sökebilir, etrafa öldürücü olabilecek birçok şey savurabilir. Birçok kez insanlar, hayvanlar, eşyalar, hortumlar tarafından yerden kaldırılıp birkaç kilometre uzağa taşınıp bir kenara fırlatılmışlardır. Hortumların bazı hayret verici hünerleri de vardır. Örneğin, bir defasında bir tren vagonunu 117 yolcuyla beraber kaldırmış ve 25 metre uzağa atmıştır. Bazen de göllerden kurbağaları içine çekerek yukarı kaldırmakta ve bunlar daha sonra yağmur gibi bulutlardan dökülmektedirler. Hortum sonucu tavuklar bütün tüylerini kaybedebilmekte ve saman parçaları ağaçlara saplanmaktadır (http://www.itlnet.net/Tornado/). Bazense, ABD’de bir okul, hortum tarafından içinde 85 öğrencisiyle birlikte 100 metre uzağa taşınmış, ama hiçbirinin burnunun bile kanamamış olması gibi mucizevi olaylar da olmaktadır.

Hortum, Türkiye dahil dünyanın her tarafında meydana gelebilen, can ve malımız için önemli tehlikeler oluşturan 28 çeşit meteorolojik afetten sadece biridir. Fakat, hortumlar hakkında hiçbir ülke ABD kadar tecrübeli değildir. Çünkü ABD’de yılda ortalama 700 hortum oluşmakta ve 100 kişi ölmektedir. Biraz da bu yüzden, bizde hortumlar sadece ABD’ye mahsus bir atmosfer olayıymış gibi yanlış bir kanı da yerleşmiştir.

Bazen bizim TV’lerimizde de amatör video görüntüleri ekrana getirilen Amerika’nın baş belası olan hortumları Türkiye pek tanımıyor. Peki, ‘Türkiye’de hortum gibi doğal afetlere çok şükür pek rastlanmıyor...’ şeklindeki ‘uzman’ görüşleri ne kadar doğrudur?

Hortumlar, Akdeniz ülkelerinde sadece sonbahar aylarında yoğunlaşırken, Yunanistan ve Girit’te ocak, şubat, ağustosla birlikte sonbahar aylarında da gözlenmektedir. Komşumuzda en çok hortumun rapor edildiği ay ise ekim olmaktadır. İklimsel ve topografik benzerliklerinden dolayı, Türkiye kıyılarının Akdeniz ülkelerine; iç kısımlarının ise (az da olsa) Avrupa’ya benzer bir hortum dağılımına sahip olması beklenmelidir...

Evet, Türkiye’de hortumların; hem oluşum sayısı, hem de şiddeti ABD’ye göre çok düşüktür. Ama bununla beraber Türkiye’nin hortum gerçeğinden tamamen soyutlanması kesinlikle mümkün değildir. Tümüyle inkar edilseler de sonuç olarak, yıllardır ülkemizde meteoroloji bilimini, inkar ve ihmal edildiği için bu gün meteorolojik hortumları izlemek ve gerekli uyarıları yapmakla görevli bir kurumumuz yoktur. Halbuki gelişmiş ülkelerde hortumlar, meteoroloji radarlarında bir kanca gibi (hook echo; http://weathersavvy.com/hook_echo_OPT.jpg) görülür ve halk anında uyarılır. (http://iwin.nws.noaa.gov/iwin/us/tornado.html) Her yıl mart ayında halk hortumdan korunma konusunda da eğitilir...

Kendinizi nasıl korursunuz

Gökgürültülü sağanak yağmurlu ve/veya dolu yağışlı havalarda hortum da oluşabilir. Hortum seyirlik bir afet değildir! Havada uçuşan cisimler dışarıda size daha çok zarar verebilir.

Hemen bir binaya girin. En iyi sığınak bodrum katına inmektir. Bodrum katı yoksa, giriş katında iç taraflarda bir oda, koridor ya da tuvalet gibi penceresi küçük bir yerde kendinize camlardan uzak güvenli bir nokta seçin.

Seçtiğiniz noktada çöküp-kapanarak tehlike geçene kadar kalın.

Eğer dışarıda sığınacak bir yer bulamazsanız, bir hendeğe ya da derin ve uzun bir çukura yüzüstü yatıp kafanızı ellerinizle koruyun...


Prof.Dr. Mikdat KADIOĞLU
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Turkcell parazit yapıyor
 
    Ayşe ARMAN
  Yelken Otel'deki akşam yemeği
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Mukayeseli avantajlarımız ve ideolojik körlük!
 
    Doğan HIZLAN
  Bürokrasi şiirin emrinde
 
    Erdal SAĞLAM
  3 yıllık program 3-4 kişiyle hazırlanıyor
 
    Erkan ÇELEBİ
  Bilgisayar korsanları işi ticarete döktü
 
    Fatih ALTAYLI
  THY’nin filo planı hazır
 
    Ferai TINÇ
  Zirve’den beklentiler
 
    Nurten ERK
  Danone: Türkiye’de daha da hızlanacağız
 
    Tufan TÜRENÇ
  NATO... Bush ve akıl almaz çelişkiler
 
    Özdemir İNCE
  Kültür Bakanlığı edebiyatımızı nasıl tanıtacak?
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  NATO dorukları darbe hatırlatırdı. Artık değil...
 
    Vahap MUNYAR
  Maşallah, maşallah üretimi üçe katladık
 
    Yener SÜSOY
  Akif’in Kuran tercümelerinin yakıldığına şahadet ederim
 
    Erman TOROĞLU
  İsveçli Ljungberg’in Hollanda maçındaki golü
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  ‘AKP ha 367 ha 347; fark etmez’
 
    İlker YASİN
  Teknik kazandı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com