26/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
26.06.2004
Pako'nun Sayfası
Emekli olmuşum, haberim yokmuş...
  
 

‘Hayvanlar da emekli olabilecek...’
Bu haberi televizyonda duydum, ama ‘emekli olmak’ nasıl bir şey bilmediğim için ‘Yine yandık...’ dedim.

Sonra annem şöyle anlattı:

‘Yani artık bir iş yapmadan evde oturmak...’

O zaman ben çoktan emekli olmuşum, haberim yokmuş.

Ne kedi kovalamak, ne gelip geçenlere havlamak, ne komşu çocuklarının topuna el koymak...

Ne seslere yanıt vermek.

Bir tekini bile yapmıyorum artık.

Emekliyim.

*

Anneme göre yazı yazmam emekli olmama engel değil zaten.

Birçok emekli politikacı, general, gazeteci ‘anılar’ yazıyor, ama emekliler.

Anneme göre hatta emekli olmanın bir şartı da anılar kitabı yazmak.

Sonra bu ‘Hayvanlara emeklilik hakkı’nın nereden çıktığını biraz öğrendim.

AB’ye uyum kapsamında, yaşlı-güçsüz hayvanları çalıştırmak yasak. Onları sokağa atmak ve terk etmek de suç.

Sahipleri onlara bu zor günlerinde bakmak zorundalar.

Atlar, eşekler, köpekler, kediler, hayvanat bahçelerinde artık misafirlere yanıt veremeyecek kadar yaşlanmış yüzlerce tür, sirklerde-havuzlarda gösteri yapamayacak kadar güçsüzleşmiş sayısız hayvan, çiftçilerin-köylülerin-taşımacıların iş ortakları...

AB yasalarına göre tüm bunlara sahipleri bakmak zorundalar.

*

Bizim eve giderken yolun sağ tarafında bir dere vardır.

Devlete ait o arazide, derenin iki yakasındaki sazlıkların arasında bir yaşlı at dolanıp dururdu.

Onu gören herkes bir at arabasında çalıştırıldığını, sırtındaki derin izlerden anlardı.

Sonra demek ki yaşlandı.

Arabayı çekemez duruma gelince oraya getirip attılar.

Ben daha küçüktüm, arabamız tam oradan geçerken, babam ile annem o tarafa bakarlar, sonra hiç konuşmazlardı.

O at ise orada durmadan başını sallardı.

Atlar yiyecek istedikleri zaman, ya da susuz kaldıklarında böyle yaparmış.

Günlerce at oradaydı ve başını sallıyordu.

Sonra gözükmez oldu.

Şimdi hálá arabamız oradan geçerken bizimkiler dönüp bakarlar ama konuşmazlar.

*

Kendi emeklilerine bakamayan insanların, hayvanları emekli etmesi elbette komik geldi bana, inandırıcı değil.

Belli ki hayvanları seven yabancıları kandırıyorlar.

Ama giderek çoğalan iyi insanların görevi-işi biten hayvanlarını götürüp dağa-taşa-dere yatağına atmamalarını diliyorum.

Bir at var aklımda.

Durmadan başını sallıyor.


SİZ PAKO’YA SORUN PAKO DA UZMANA

Veteriner Hekim Talat GÜLBAY


1.5 yaşındaki Golden Retriever’ımızın ağzının yan tarafında beyaz siğil gibi şeyler çıktı. Bunlar ne olabilir?

Köpeklere özgü bir hastalık: Viral papilloma

Bazı virüsler köpeklerin derisinde siğil benzeri tümörlere neden olabilir. Özellikle insandaki siğil denen deri problemlerinin görünümünü bilen hayvan sahipleri çoğunlukla köpeklerinin derisinde benzer şeyler gördüklerinde normal olarak bunların zararsız siğiller olacağını düşünür. Gerçekte, köpeklerin derisinde gördüğümüz çok çeşitli şişkinlikler ve tümör benzeri yapılar bulunur. Bunların virüs kökenli olup olmadığının anlaşılması için biyopsi alınarak patolojik olarak incelenmesi gerekir. Bununla birlikte köpeklerde görünümü insandaki siğille benzerlik gösteren iyi huylu deri tümörleri oluşabilir. Özellikle ağız bölgesindeki yumuşak dokularda gözlenen bu problemin kaynağı bir virüstür ve veteriner hekiminiz tarafından kolayca teşhis edilebilir. Karnabahar görünümündeki bu küçük viral tümörler çoğu kez köpeğin dudaklarında ve burun bölgesine yakın yerlerinde ortaya çıkar. Genellikle 2 yaşın altındaki genç köpeklerde görülen bu papillomalar bazen göz ve etrafındaki dokularda, parmak aralarında ve ağzın iç kısmı ve dil altındaki damak bölgelerinde de oluşabilir.

TEHLİKELİ DEĞİL

Virüslerden kaynaklanan bir hastalık olması nedeniyle genellikle bulaşmanın bu problemi taşıyan başka bir köpekle temas neticesinde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu hastalık köpeklere özgü bir hastalıktır ve sadece köpekler arasında bulaşabilir. Diğer evcil hayvanlara ve insana bulaşmaz. Hastalık, bağışıklık sisteminin henüz tam aktive olmadığı genç ve yavru köpeklerde daha kolay ortaya çıkar. Viral papillomalar tehlikeli kabul edilmez ve genellikle 1-5 ay gibi bir sürede kendiliğinden yok olur. Oluşan viral papillomalar ağız bölgesinde, çok sayıda ve yemek yeme sırasında problem oluşturacak bir yerde ise, cerrahi yöntemlerle uzaklaştırılması gerekir.

Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi bunların siğil olarak düşünülüp değişik yöntemlerle kesilip, yakılıp ya da koparılıp uzaklaştırılmamasıdır. Gerektiği takdirde veteriner hekiminiz uygun gördüğü bir cerrahi yöntemle müdahale edecektir.

PAKO PANO

Çocukların elinden kurtarılan 2 aylık erkek kediye yuva arıyoruz. Diğer kedilerle ve köpeklerle çok iyi anlaşıyor. (0555) 422 88 95; (0532) 411 18 71.

Barınaklarda yaşam savaşı veren 3 aylık Pointer kırmasına yuva arıyoruz. (0555) 422 88 95; (0532) 411 18 71. n 10 yaşında, sol ön ayağı kırık olduğu için sargılı beyaz erkek Terrier 19 Nisan’da Ataşehir’de kayboldu. Görenlerin (0532) 576 71 46; (0542) 264 57 88 numaralı telefonu aramasını rica ediyoruz.

Alanya’da sokakta bulduğum beyaz renkli, kuyruk ve baş kısımları tekir karışımı yavru kedilere yuva arıyorum. (0532) 445 95 97.

PAKO’YA MEKTUPLAR

Sevgili Pako,

Ben Duman, hani elinde yara olup Memorial Hastanesi’ne gitmiştim de orası insanlar için olduğundan beni içeri almamışlardı.

Sonra Bingür Amca beni alıp Boğaziçi Veteriner Kliniği’ne götürüp tedavi ettirmişti. Geçen hafta benimle ilgili bir mesaj yayınlanmıştı senin sayfanda. Bingür Amca’yı o kadar çok duyarlı insan aradı ki inanamazsın. O da bana bunların içinden en iyisini seçti. Yeni sahibimin eskiden kedisi olduğu için bana çok iyi bakıyor.

Bana bir yuva bulmaya yardım ettikleri için tüm Hürriyet Ailesi’ne teşekkür eder, varsa kedilerine ve köpeklerine sağlık dilerim.

Duman


Pako'nun Sayfası
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Kim neye uyacak?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bir fincan kahvenin hatırı
 
    Bekir COŞKUN
  İkiyüzlülük...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Başkan Bush’u karşılarken
 
    Ege CANSEN
  Küreselleşme ortamında işsizliğe çare
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bush’a açık mektup
 
    Erdal SAĞLAM
  Belediye ve İl Özel İdaresi harcamalarına dikkat
 
    Fatih ALTAYLI
  Haber yapmalı mı yapmamalı mı?
 
    Gila BENMAYOR
  Ebadi: İran’ın yasaları toplumuna aykırı orada örtünüyorum, dışarıda başım açık
 
    Hadi ULUENGİN
  Hoşgeldin NATO!
 
    İlter TÜRKMEN
  AB ile üyelik müzakereleri
 
    Tufan TÜRENÇ
  Böyle büyük bir risk almaya değer miydi
 
    Yalçın BAYER
  Turizm arsa tahsisleri tartışılıyor
 
    Yalçın DOĞAN
  Ses vermeyen hayatlar
 
    Özdemir İNCE
  ‘Laikçi çevrelerin irtica paranoyası’ üzerine
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Aferin Yunan millilerine...
 
    Erman TOROĞLU
  Kabus gibi
 
    Şükrü KIZILOT
  Asgari ücret ve işçiler ile işverenin fotoğrafı
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Turiste Türk giysisi
 
    İlker YASİN
  Ölümüne oynadı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com