26/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
26.06.2004
Pakize SUDA
Çok şükür
  
psuda@hurriyet.com.tr
 

Her zaman şükredecek bir şey çıkıyor çok şükür! Nitekim şu anda bir kez daha şükretmiş bulunuyorum.

‘Hayrola, memlekette iyi bir şeyler oluyor da bizim haberimiz mi yok?’ diyeceksiniz.

Siz bardağın boş tarafını görüyorsanız ben ne yapayım... Mesela ABD eski başkanı Bill Clinton’ın piyasaya çıkan kitabının bizim açımızdan şükredilecek yanının farkında değilsinizdir tabii. İlla ben dikkatinizi çekeceğim.

Yok, Erkan bebeğin burnunu sıkma hadisesinden söz etmesi değil. Gerçi ona da ayrıca sevindik tabii. Adam koskoca ABD Başkanı... Onca memleket gezdi... Burnunun bir Türk bebeği tarafından sıkıldığını hatırlaması bizim için hoş elbet. Onun açısındansa, anı kıtlığı çekmiş demek kitabı yazarken. Kucağına aldığı bebek tarafından burnu sıkılmamış var mıdır dünyada? Her birimizin onlarca defa başına gelmiştir. Dünyanın en sıradan olayıdır.

Neyse...

Benim esas işaret etmek istediğim husus şu: Clinton, kitabında Türkiye’nin yeni yüzyılın geleceği parlak bir ülkesi olduğunu vurgulamış.

İşte buna topluca şükretmemiz gerekiyor. Umut vaat ediyoruz. Geleceğimiz parlak. Gerçi bu, şu anda soluk olduğumuz anlamına geliyor ama ileride parlayacağımızı bilmek... insanın içi bir hoş oluyor haliyle. Benim oldu şahsen.

Bu kadar da değil. Ayrıca Batı’nın Ortadoğu’ya açılan kapısı olmamıza da ramak kalmış.

Ne kadar ramak?

Kıbrıs ve Kürt sorunu son bulacak. Müslüman, laik ve demokrat kimliğimizi koruyacağız. Ondan sonra ‘kapı’yız.

‘E, Kıbrıs ve Kürt sorunu yoluna girdi; zaten halen Müslüman, laik ve demokratız da...’ diyeceksiniz. Kazın ayağı öyle değil demek. Dışarıdan her an yoldan çıkabilecek gibi gözüküyoruz herhalde. ‘Dur bakalım.’

Fakat bunlar beni hiç ilgilendirmiyor. Ben umut vaat ediyor olmamızdan coşmuşum bir kere...

Ama kardeşim yetişti yine. İlla moral bozacak ya... ‘Geldik gidiyoruz, hálá mı umut vaat etme aşamasındayız’ dedi. Şarkıcılar kadar olamamış Türkiye. En kabiliyetsizi bile ilk albümde umut vaat eder, ikincisinde ‘en iyi’ seçilir, üçüncüden sonra ‘onur ödülü’ alırmış.

Haklı mıdır nedir...

Ne yapayım ben şimdi? Şükür de geri alınmaz ki...

Kimi sevdiğimi anladım

En sonunda aslında kimi sevdiğimi anladım. Yani birini sevmek için ne aradığımı... Aklınıza hemen aşna fişne durumları gelmesin. Evet, bir erkeği de kapsıyor tabii ama ‘biri’nden kastım erkek, kadın, çocuk, genç, yaşlı... Herkes.

Bu ‘herkes’in içinden kimleri seçiyorum sevmek için... Yok öyle beylik özellikleri sıralayacak değilim. Dürüst, zeki, ahlaklı falan... I-ıh. Bunlar olabilir de olmayabilir de.

Kontrol kalemiyle yoklama yaptığımı da söylemeyeceğim. Hani elektrik var mı yok mu diye... Onlar eskidendi. Şimdi yöntemim değişik.

En iyisi uzun uzun anlatmayayım, bir iki isim vereyim, siz anlayın.

Reha Muhtar’ı seviyorum mesela. Çünkü o Ayşe Nazlı’yı seviyor.

Ayrıldığı karısından olma çocukları kapıya geldiğinde sekreterine kendisi için ‘yok’ dedirten babaların yaşadığı bir dünyada, eski nişanlısının evlat edindiği çocuğa babalık yapan adamı severim ben arkadaşlar.

En son Babalar Günü’nde Park Orman’da beraber çekilmiş fotoğraflarını gördüm. Gözlerim doldu. Bu yazıya sebep de o fotoğraftır zaten.

Nilüfer’i de severim elbet. Kendi yumurtasıyla kendi spermine aşık olmayan herkesi severim.

Bir de Rauf Denktaş’ı severim mesela.

Şaşırdınız değil mi... Onca eleştiri, onca mış-muş’tan sonra... O iş başka. Ben Rauf Bey’i Boncuk’tan dolayı severim.

Boncuk’u bilirsiniz... Hani en önemli görüşmelerde bile ayağının dibinden ayırmaz onu Rauf Bey. Bir gözü o beyaz yumaktadır hani en önemli anlarda bile...

‘Dünya bir yana, Boncuk bir yana’ görüntüsü veren adamı da severim işte ben.

Anladınız değil mi?

‘Çocuklarla hayvanları sevenleri severim’ diye genelleyemezdim durumu. Evinin dekorasyonuna uygun köpek arayan sözde hayırseverler var çünkü. Araba markası gibi, belli köpek cinslerini tercih edenler... Sırf beraber iyi fotoğraf oluşturup oluşturmadığına bakanlar... Nesini seveyim onların.

MIŞ-MUŞ

Sigara içmenin riski sanılandan da fazla çıkmış.

Ne o, ölümden ötesi de mi varmış?

İnsan haklarında Türkiye sınıf atlamış.

E, AB’den özel hoca getirtip ders aldırdık çocuğa.

Asgari ücret 318 milyon olurken, başbakanın maaşı 6.5 milyar olmuş.

Başkapan!

Türkiye Avrupa’yı üçe bölmüş.

Şükür biz de birileri için ‘dış güç’ olduk sonunda.

Bush klozetini de yanında getiriyormuş.

Ortadoğu şuracıkta oysa, bi koşu gidip gelebilirdi gerektiğinde.


Pakize SUDA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Kim neye uyacak?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bir fincan kahvenin hatırı
 
    Bekir COŞKUN
  İkiyüzlülük...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Başkan Bush’u karşılarken
 
    Ege CANSEN
  Küreselleşme ortamında işsizliğe çare
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bush’a açık mektup
 
    Erdal SAĞLAM
  Belediye ve İl Özel İdaresi harcamalarına dikkat
 
    Fatih ALTAYLI
  Haber yapmalı mı yapmamalı mı?
 
    Gila BENMAYOR
  Ebadi: İran’ın yasaları toplumuna aykırı orada örtünüyorum, dışarıda başım açık
 
    Hadi ULUENGİN
  Hoşgeldin NATO!
 
    İlter TÜRKMEN
  AB ile üyelik müzakereleri
 
    Tufan TÜRENÇ
  Böyle büyük bir risk almaya değer miydi
 
    Yalçın BAYER
  Turizm arsa tahsisleri tartışılıyor
 
    Yalçın DOĞAN
  Ses vermeyen hayatlar
 
    Özdemir İNCE
  ‘Laikçi çevrelerin irtica paranoyası’ üzerine
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Aferin Yunan millilerine...
 
    Erman TOROĞLU
  Kabus gibi
 
    Şükrü KIZILOT
  Asgari ücret ve işçiler ile işverenin fotoğrafı
 
    Zeynep GÖĞÜŞ
  Turiste Türk giysisi
 
    İlker YASİN
  Ölümüne oynadı
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com