Ortak deklarasyonda, bu ay başında Georgia eyaletindeki G-8 zirvesinde başlatılan süreçle Avrupa Konseyi'nin 18 Haziran'da kabul ettiği Akdeniz ve Ortadoğu ile AB Stratejik Ortaklığı projelerine destek açıklandı.
Arap Birliği'nin 23 Mayıs'taki “demokrasi için kararlılıkla sağlam bir temel kurma” açıklamasına işaret edilen açıklamada, ABD ve AB'nin, bölgede barış, ilerleme ve reform istediği belirtildi.
Reformların başarısı için, reform isteğinin bu ülkelerin kendi içinden gelmesi gerektiğine işaret edilerek, dışarıdan empoze edilemeyeceği vurgulandı. Reform yapmaya istekli hükümet, sivil toplum kuruluşları ve iş çevreleriyle işbirliğine hazır olunduğu belirtildi.
Ortak deklarasyonda, zengin gelenek ve kültürleri olan ülkelerin medeniyete katkılarına dikkat çekilirken, her ülkenin eşsiz özelliklere sahip olduğu farklılıklarına saygı gösterilmesi gerektiği belirtildi. Her ülkenin “kendi hızında” değişimine saygı gösterilmesi gerektiği de ifade edildi. Ancak ortak açıklamada, ”farklılıklar önemli olduğu gibi, reformları engelleme amacıyla bahane edilmemelidir” denildi ve insan asaleti, özgürlü, demokrasi, hukuk kuralları, ekonomik fırsat ve sosyal adaletin, evrensel değerler olduğu belirtildi.
İsrail-Filistin meselesine de adil ve kalıcı bir çözüm bulunması yönündeki kararlılık yinelendi. Ancak bu konunun, reformları gerçekleştirmemek için bahane olarak öne sürülmemesi gerektiğine işaret edildi.
Geniş Ortadoğu projesine destek temelinde, G-8 zirvesinde ana hatlarıyla kabul edilen plan temelinde, demokratik katılım, insan haklarını geliştirmek için pratik ve finansal destek, okuma yazmanın artırılması, ekonomik ve bölgesel ticarete destek gibi unsurlardan da ortak açıklamada bahsedildi.
TERÖRE KARŞI İŞBİRLİĞİ
ABD ve AB zirvesinde, terörizmle mücadele ve kitle imha silahlarına karşı da birer ortak deklarasyon yayınlandı. 11 Eylül terörist saldırılarından bu yana iki tarafın terörizme karşı ortak çalışma içinde olduğu belirtilirken, terörizmle mücadele çerçevesinde hem diyalog, hem de eylem bakımından işbirliğinin ilerletileceği kaydedildi.
Terörün finansal kaynaklarının kesilmesi, etkili sınır kontrolü gibi unsurlarda etkili işbirliği sözü verildi. Teröristler ve diğer ciddi suçlularla mücadele kapsamında da işbirliği yapılması kararlaştırıldı. Bu çerçevede ABD ve AB, kayıp pasaportlarla ilgili verilerin paylaşılması, terörün finansmanı konusunda bilgi paylaşımı, güvenlik kuruluşları arasında işbirliği, teröre destek veren üçüncü ülkelere karşı etkinliğin geliştirilmesinde anlaştı.
ABD ve AB, kitle imha silahlarının yayılmasına karşı da bir ortak deklarasyon yayınladı. Bu deklarasyonda, kitle imha silahlarının uluslararası barış ve güvenliğe tehdit oluşturduğu, teröristlerin bu tür silahları ele geçirme riskinin, bu tehdidin boyutunu büyüttüğü belirtildi. Bu “global tehdidin”, uzun dönemli bir strateji gerektirdiği belirtilerek, ortak çalışmayla bu sorunun aşılabileceği kaydedildi.
Ortak açıklamada, kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesi için yerel kontrol ve sınır güvenliği işbirliğinin önemine işaret edildi.
Açıklamada, nükleer enerji çabalarının, nükleer silah elde etmek isteyen ülkelerce kötüye kullanılabileceğine işaret edilirken, buna karşı ortak tedbir alma üzerinde anlaşıldı. Uluslararası Atom Enerjisi kurumunun ek protokolünde bahsedilen yeni standartların temel alınması gerektiği ve ilgili devletlerin, 2005 yılı sonuna kadar bu standartları karşılamasının önemli olduğu belirtildi. Bu durumu daha iyi denetleyebilmek için IAEA'de yeni bir “İcra Kurulu” oluşturulacağı ve nükleer enerji arayışındaki ülkelerin denetleneceği kaydedildi.