25/06/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
E.yaşam
25.06.2004
Konsere avuçiçi destek
 

Edip Emil Öymen / eeoymen@hurriyet.com.tr

Avuçiçi bilgisayardan konseri saniye saniye izleyin... Hem de konser salonunda!.. Konserin ‘canlı yayın’ programı elinizde olsun. Hangi saniyede kim, neyi çalıyor bilin. Besteci o an neyi simgelemek istemiş öğrenin. Eserin arka planını okuyun. Konser bilgisi, kablosuz İnternet yöntemiyle ‘gerçek zamanlı’ olarak ekranınıza girsin.

New York Philharmonic’in geçen ayki bir konserinde bu ‘online konser programı’ başarıyla denendi. New York Times, konuyla o kadar ilgilendi ki bir uzmanını bu özel konseri dinlemeye gönderdi. İzlenimlerini haber yaptı.

Daha önce de New York Metropolitan Opera, buna benzer bir sistemi sanat severlere sunmuştu: Her koltuğun arkasına yerleştirilen bir ekrana, o an söylenmekte olan arya, yazı olarak geçiyordu. İlk kez 1997’de yapılan bu deneme o yıl için büyük yenilikti. Şimdi, şaşılacak bir yanı kalmadı.

Artık birçok operada, bir aryanın sözlerinin, sahnede alt veya üst yazıyla geçilmesi olağan sayılıyor. Hatta, bazı festivallerde veya özel temsillerde opera binasının dışına dev ekranlarla yapılan naklen yayında altyazı olmazsa esas bu durum yadırganır hale geldi! Tıpkı televizyon yayınlarında olduğu gibi, opera temsillerinde de altyazı kullanılması sanki artık şart! Tabii bütün bunlar, her türlü bilgiyi yaşamın merkezine oturtmuş bilgi toplumlarında rastlanan bir durum.

New York’taki deneme

New York Philharmonic, ‘Konser Arkadaşı’ (Concert Companion) adını verdiği 75 tane avuçiçi bilgisayarı (PDA), bir konserde denemek istediğini konser dostlarına e.posta ile duyurdu. Denemeye katılmak isteyenler, 10 dolara PDA’i kiralayacak ve konser boyunca nasıl çalıştığına bakacaktı. Programda, Stravinsky’nin ‘Petrushka’sı ve Amerikalıların gözde bestecisi Charles Ives’ın ‘Three Places in New England’ı vardı. Teknoloji yardımıyla müziği daha iyi anlamak isteyen konserseverler, PDA’leri için 10 doları İnternet üzerinden ödediler. Konser salonuna girerken de ellerine aldılar.

Burada önemli bir ayrıntı: Konser bilgisi, PDA’e önceden konulmuyor. Bilgi, PDA’e konser sırasında, müzikle eş zamanlı olarak o an iletiliyor. Bu nedenle, ekranda beliren bilgi ve açıklama, o an duyulmakta olan müzikle eş zamanlı.

Bu sistemin önemli bir yararı: Sahnede alt veya üst yazı geçmesini herkes istemeyebilir. Sadece müziğe ve sahneye konsantre olarak izlemek isteyen çok. Bu nedenle, bilgiyi bir PDA ile ‘isteyene’ ulaştırmak daha uygun. Tıpkı sergi veya müze salonlarını dolaşan herkesin, eserler hakkında özel açıklama ileten elektronik dinleme aygıtını kullanmak istememesi gibi. Hangi tabloya bakıp ‘neyi görmesi gerektiğini’ bilmek istemeyen pek çok insan olduğu gibi, ‘neyi görmesi gerektiğini’ bilmek isteyen de var. PDA bu bakımdan, daha demokratik bir çözüm olarak görülüyor. Hatta, bunun bir adım daha ilerisi gelecek: Hiçbir aygıt kullanmadan, müze/sergi salonunun belli noktalarında durarak, sadece o noktaya iletilen bilgiyi ‘duymak’ mümkün olacak. Bunun denemeleri sürüyor.

New York Philharmonic’in PDA denemesinin arkasında iki ayrı sistem gizli: Kablosuz İnternet ve akademik bilgiyi müzikle eş zamanlı olarak aktarmayı becerecek mükemmellik ve dakiklikte bir iletişim stratejisi.

Zaten, iletişim=communication denilen bilim/sanatın mucidi Amerika değil mi? Bunu şimdi, sanatı daha iyi anlamak/anlatmak için ileri bilgi ve haberleşme teknolojisiyle birlikte kullanmayı düşünmeleri şaşırtıcı mı hiç? 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com