|
SEVGİLİ okuyucularım, bugün size AKP iktidarının yeni bir ayıbını ve oyununu sergilemek istiyorum. Bu oyun, çalışanların, alın teri ve göz nuru ile maaş alanların üzerinden oynanmak isteniyor.
İktidar Meclis’e SSK yasasında değişiklik yapan bir tasarı getirdi. Önce bunların bir cingözlüğünü görelim. Tasarılara, kamuoyunun tepkisini çekecek hükümleri önceden koymuyorlar. Komisyonlarda görüşülürken kendi milletvekillerine önerge verdirip ekliyorlar ve el çabukluğu marifet yöntemiyle kabul ediyorlar. Oyun ve ayıp özetle şöyle:
Siz işçisiniz. İşveren, SSK priminizi ücretinizden kesmiş. Ayrıca işveren de kendi payını ödemekle yükümlü. Ancak işveren üçkáğıtçı. Ne sizden kestiklerini, ne de kendi payını SSK’ya yatırmış. Sonra işveren kaçmış, iflas etmiş, işyerini tasfiye etmiş, ya da ölmüş. O artık yok!
Bu yeni tasarıyla hükümet işçiye dönecek ve tebligat yapacak: ‘Gel bakalım arkadaş, senin primlerin yatmamış. İşveren senden kestiklerini de yatırmamış. O kaçtı (ya da iflas etti, öldü vesaire...) Sen bunların tamamını (hem de cezalı olarak, faiziyle birlikte) ödemezsen emekli olamazsın, emekli maaşı alamazsın. Ya da bugüne kadar olan sigortan yanar.’
Dikkat ediniz, bu korkunç hükmü tepki oluşmasın diye tasarıya önceden koymuyorlar. Son anda önerge ile getiriyorlar!
Bu tasarı önümüzdeki hafta Meclis’te görüşülecek. İşçilerin, sendikaların, sigortalıların ve herkesin ayağa kalkması, büyük tepki göstermesi gerekir.
***
Bu iktidar asgari ücretle çalışan milyonlarca emekçiye ve işçiye ayda 15 milyon lira zam yaptı. IMF bunlara ‘emekli maaşlarından da vergi keseceksin’ diye bastırıyor. Bu iktidar ise şimdi işçilere ‘patron tüyerse, iflas eder veya ölürse, yatmamış olan bütün primleri sen ödeyeceksin’ diyor ve bu konuda yasa çıkarmak üzere.
İnanılmaz bir şey, inanılmaz bir olay.
Pek çok işveren, kendi ödemekle yükümlü olduğu, ya da işçiden kesip yatırmadığı SSK primlerini bu yasadan yararlanıp ödemeyecek. Kaçacak, hileli iflas yapacak, başka yollar bulacak... Ve bütün bunlardan kendisi değil, yanında çalışan emekçiler sorumlu olacak! Ömür boyu çalışan, bütün hülyası ayda 300 milyonluk SSK emekli maaşı olan pek çok gariban böylece soyulacak, sömürülecek.
İşverene bu yasa aracılığı ile mesaj verilecek, hatta teşvik edilecek:
‘Kendini hiç zorlama. Gerekirse kaç, iflas et, mal kaçır, işyerini kapayıp ortadan kaybol. Biz tahsilatı işçiden yaparız...’
Buna hangi vicdan, hangi mantık, hangi insanlık, hangi adalet ve hangi Müslümanlık izin verir?
Müslümanlığı sadece ve sadece kafayı bağlayıp saçını gizlemeye indirgeyenlerde, türban sömürüsü yapanlarda, hiç mi Allah korkusu kalmamış?
Bu hükümler -AKP tarafından geri çekilmediği takdirde- önümüzdeki hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülecek ve AKP oylarıyla kabul edilecek.
‘Yolsuzlukla mücadele’ adı altında bilumum hırsıza, hortumcuya, vurguncuya, hayali ihracatçıya, naylon faturacıya af getirmeye kalkışanlar, şimdi gündemlerine emekçiyi, işçiyi, ay sonunu getiremeyen garibanlar kesimini almış durumda!
Başka bir ülkede olsak kıyamet kopar, insanlar sokaklara dökülür. Bizde ise ses yok, tepki yok!
(Emin Çölaşan’ın notu: Hükümet bu maddeyi dün akşam saatlerinde, -bu yazı yazıldıktan sonra- geri çekeceğini açıklamak zorunda kaldı.)
BAŞBAKANLIK BASIN MÜŞAVİRİ!
Bugün bizim Kelebek ekinde Nurettin Kurt’un yakaladığı çarpıcı bir haberi fotoğraflarıyla birlikte göreceksiniz ve inanıyorum ki tepeniz bir kez daha atacak.
Ben işin magazin yönüyle ilgili değilim. Oradaki dizi oyuncuları ilgi alanıma girmiyor.
Burada dikkatinizi Başbakanlık Basın Müşaviri, yani Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ kolu Ahmet Tezcan’a çekmek istiyorum.
Bu arkadaş bu göreve Erdoğan tarafından getirildi.
Kadiri tarikatının zikir törenlerinde kendisini görüyoruz...
Takkeler, cüppeler...
Başbakanlık Basın Müşaviri!
Dinci kadrolaşma olanca hızıyla sürüyor. Devlet bu inanılmaz kadrolaşmanın içinde sürüklenip gidiyor.
Tarikat-siyaset-ticaret üçgeni çoktaaan kuruldu.
Türkiye Cumhuriyeti’ni şeyhler, tarikatlar, müritler, onların emir ve hizmetindeki bürokratlar yönetiyor. |