25/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
25.06.2004
Ertuğrul ÖZKÖK
Böyle egoizm görülmedi
  
 

BOMBANIN patladığı yer bir belediye otobüsü. Adı üstünde.

Halkın kullandığı taşıma aracı.

Bombacılar kim?

GÜYA MARKSİST

Güya halk adına hareket eden kafalar.

Örgütlerinin adına ‘Marksist’ kelimesini koymuşlar.

Herhalde Marx’ın kemikleri sızlıyordur.

Bush’a kızıyor. Hıncını zavallı insandan alıyor.

Aşağılıklığın, egoistliğin bundan daha adicesi olabilir mi?

Taşırken bomba kucağında patlamış.

Ne fark eder?

Kucağında patlamasa, o bombayı bir yerlere koymayacak mı?

Oradan geçen insanlar bundan zarar görmeyecek mi?

Ama insan hayatı onun için ne ki?

Yeter ki kurduğu teşkilatın adı duyulsun. Reklamı yapılsın.

Bu uğurda üç beş can gitmiş ne fark eder?

Ülkesinin imajı bozulmuş, yüz binlerce esnafın, milyonlarca çalışanın ekmeğiyle oynanmış, umurunda mı?

Varsa yoksa, kendi ve etrafındaki üç beş kişinin şahsi zevkleri.

Sönen ocaklar, aç kalan insanlar bu örgüt şehvetinin mezesi.

Yıllardır yazıyorum.

Terörizm, insanın ruhunun en egoist halidir.

Bir ideal uğruna hareket ettiğini iddia eden terörist, aslında kendinden başka hiçbir şeyi, hiç kimseyi düşünmez.

BİRAZ DİSİPLİN

Kopmuş bacaklar, sönmüş hayatlar, geride kalan acılar üzerinde yaptığı değerlendirmeyi şu iğrenç cümle ile noktalar:

‘Başarılı bir eylem yaptık.’

Oysa ortada başarı diye sadece ve sadece, öldürülmüş, sakat bırakılmış insanlar, kapanmış dükkánlar, ekonominin etkilenmesi yüzünden işsiz kalmış yoksullar vardır.

Bir de kendimize dönelim.

Bizlerin talihsizliği işte bu egoist yaratıklarla birlikte yaşamak zorunda oluşumuzdur.

O nedenle alınan önlemlerden şikáyet etmememiz gerekiyor.

Sadece biz değil, bütün toplumlar artık böyle yaşamak zorunda.

Tearör bizi esir almak istiyor.

İster sağcısı, ister dincisi, ister solcusu, ister etnik amaçlısı olsun, terörün bizi götürmek istediği toplumsal düzen çağdışı, ilkel ve faşist bir hayat tarzıdır.

Eğer böyle korkunç bir iklimde yaşamayı reddediyor, hayat tarzımızı savunmak istiyorsak, gönüllü bir disiplini kabul etmeliyiz.

Türkiye böylesine büyük bir uluslararası toplantıyı düzenlemeyi kabul ettiyse, üç günlük bir disipline uyacağız.

Peki isteyen bu liderlere olan tepkisini göstermesin mi?

Elbette göstersin.

Türkiye’ye yakışan budur.

ORASI OLMAZ

Nitekim hükümet de gösteri yapmak, itirazını göstermek isteyenlere şehrin çeşitli yerlerinde yer gösterdi.

Ama bazıları, ‘Ben orayı değil de burayı istiyorum’ diyor.

Dememeleri gerekir.

Terör örgütlerinin fink attığı, kışkırtacak, sömürecek ortam aradığı bu kritik üç beş gün içinde onlara bu imkanı tanımak kime yarayacaktır?

Hangi bilinçli demokrat, hangi pasifist itirazcı, hangi samimi gösterici, Bush’a, Blair’e veya başkasına vereceği mesajın bir cürüm teşkilatının, bir faşist terör örgütünün egoizmine hizmet etmesini ister?

Amaç itiraz talebi ise, samimi bir muhalefeti ortaya koymak ise, bu güzel demokrasi meydanını terörle paylaşmanın bir yararı olabilir mi?

Biliyorum bazıları şunu diyecek:

Biz teröristi aramıza sokmayız.

Doğru, siz sokmazsınız ama o girer.

Girer ve bir anda demokrasi meydanına hákim olur.

BUSH’A İTİRAZ

İşte o yüzden ben diyorum ki, şu üç beş gün katlanalım.

Çok gerekmiyorsa evimizden çıkmayalım.

Varsın, kongre vadisine giremeyelim, evimize biraz geç gidelim.

Sonunda o vadide bir araya gelen insanlar, dünyanın önde gelen ülkelerinin liderleri.

Onların birçoğunun da Başkan Bush’a itirazı var.

Elbette onlar da bu itirazlarını ona iletecekler.

Bu büyük olayda Türkiye ev sahibidir ve bunun altından başarı ile çıkmalıdır.


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Anlayan beri gelsin...
 
    Bekir COŞKUN
  Asgari dünya...
 
    Doğan HIZLAN
  Sapanca Şiir Akşamları
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  İşçiye yeni kazık, yeni ayıp
 
    Ercan KUMCU
  Bankacılığın gücü gözetim ve denetimin gücüyle paraleldir
 
    Fatih ALTAYLI
  NATO’yu o çocuk mu kurdu?
 
    Ferai TINÇ
  Macar nabzı
 
    Gila BENMAYOR
  Sağlık uçurumu ve Bill Gates faktörü
 
    Kanat ATKAYA
  NATO Zirvesi için hazırlıklar tamam
 
    Yurtsan ATAKAN
  Eğitim şart bilişim farz
 
    Tufan TÜRENÇ
  Hasan Kundakçı Paşa’nın Atina sırrı
 
    Yalçın BAYER
  Tavuk-yumurta ilişkisi...
 
    Yalçın DOĞAN
  Son Hedef: İstanbul
 
    Özdemir İNCE
  “Avrupa Birliği için terör değişmez!”
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  AB, Türkiye ile farklı müzakere yapacak
 
    Vahap MUNYAR
  Kimseden özür dilemedim yaptığımın arkasındayım
 
    Erman TOROĞLU
  Sonsuz teşekkürler
 
    Doğan Hakyemez
  Örs, F.Bahçe ve Milli Takım
 
    İlker YASİN
  Büyük kumar
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Ortak değerler üzerine
 
    Cengiz SEMERCİOĞLU
  Nato zirvesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com