23/06/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 20:13
23.06.2004
Babacan: Emeklinin maaşı düşmeyecek

Ankara

Devlet Bakanı Ali Babacan, emekli maaşlarına vergi getirileceği yönündeki iddialara karşılık, emeklilerin maaşlarının düşürülmesinin söz konusu olmadığını söyledi.

Babacan, gündemdeki çeşitli soruları yanıtladı. Babacan, Dünya Bankası'nın sosyal güvenlik konularındaki raporu hatırlatılarak, emeklilerin maaşlarına vergi getirileceği şeklindeki soruya verdiği yanıtta, savaş ve olağan üstü bir ekonomik durum olmaması halinde emekli maaşlarının düşürülmeyeceğini söyledi. Sosyal güvenlik konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinatörlüğünde 6 aydır bir çalışmanın yürütüldüğünü anlatan Babacan, bu bağlamada uluslararası kuruluşların görüşlerinin de dinlendiğini ama Türkiye için en iyisi ne ise onun gerçekleştirildiğini ifade etti.

EMEKLİYE CİDDİ ORANDA ZAM YAPTIK

Babacan, 2003-2004 yıllarında emeklilere ciddi oranlarda zam yaptıklarını da kaydetti. Bir soru üzerine Babacan, IMF'nin Temmuz ayında tekrar Türkiye'ye gelmesine gerek kalmadığını, Temmuz ayında görüşmesi gereken şeyleri bu görüşmeye sığdırdıklarını belirterek, 9. Gözden Geçirmenin Eylül ayında, 10. Gözden Geçirmenin ise Aralık ayında başlayabileceğini tahmin ettiğini bildirdi.

Yeni açıklanan yüzde 5 oranındaki Asgari Ücret artışının bütçeye ek bir yük getirmeyeceğini vurgulayan Babacan, bankacılık yasa tasarısının 15 Temmuz'dan önceye yetişmeyeceğini bu nedenle yıl sonunda yasalaşmasını beklediklerini anlattı.

ÖNCE BİRLEŞME SONRA HALKA AÇILMA

Kamu bankalarının özelleştirilmesine ilişkin soru üzerine Babacan, Halk Bankası ve Pamukbank'ta izleyecekleri yolun, birleşme sonrası ilk etapta halka açmak olacağını belirterek, şunları kaydetti: “Yani Halk bankası ile Pamukbank birleştikten sonra, ilk etapta halka açmamız gerekir. Buna gerçekçi yaklaşmamız lazım. Uluslararası kuruluşlar, Halk Bankası ve Pamukbank konusundaki çalışmamız için (tek kelimeyle mükemmel) dediler. Halk ve Pamukbank'ta kesin kararımızı verdik, halka açılmak şekliyle başlayacak daha sonra arta arta özelleştirme tamamlanacak.”

Babacan, Ziraat Bankası'nın ise yapısına bakıldığında farklı özellikler taşıdığını ifade ederken, şöyle devam etti: "Şimdi ben Ziraat Bankasını satıyorum desen, gelip inceleseler olmaz. Böyle bir banka, özel sektör açısından büyüklüğü, bilançosu itibariyle, şube sayısı itibariyle cazip değil. Özel setörün aradığı bir banka formatı var. Özel sektör bankasının önem verdiği ana unsurlar var. Bu ana unsurlar, bu bankalarda (Ziraat ve Halk) ne zaman gerçekleşir, o zaman o konuda bir piyasa değeri olup özelleştirmesi olur. Ama konuya gerçekçi yaklaşıyoruz.”

“GÜVEN ORTAMI ÇOK ÖNEMLİ”

Babacan, 2005 yılı sonrasına dönük oluşturulacak ekonomik program konusunda ise şöyle konuştu: "Bize şu mesajı açık açık verdiler. (Biz Türkiye ile çalışırız Türkiye ne tür bir destek isterse, ne tür bir çalışma şekli isterse, seçtiği çalışma şekliyle çalışmaya hazırız. Bunun adı Stand-By olmuş, finansmanlı olmuş finansmansız olmuş. Adına ne derseniz deyin. Bizi 19 ayda iyi tanıdılar ve ciddi bir güven söz konusu. Biz şunu yapıyoruz dediğimiz zaman iş bitiyor. Eskiden 3 liderden ayrı ayrı imza alıyorlardı. Şimdi tek imza atıyoruz bitiyor.”

Kısa vadeli popülist yaklaşımların peşinde olmadıklarını anlatan Babacan, “Güven ortamı çok önemli, güven oluştuktan sonra zaten işler o kadar kolaylaşıyor ki. Güvenilir bir muhatapla çalışmak çok farklı ne yapsınlar adamlar 18 tane Stand-By sözleşmesinin bir tanesi bile bitirilememiş. Anlaşma yapılıyor 3 ay geçiyor ondan sonra pat gidiliyor. İmzalar atılıyor, paralar alınıyor, taahhütler yerine getirilemiyor. Geçmişte 20 milyar dolar para alındığı halde, 6.5'lik faiz dışı fazla tutturulmamıştır. Yüzde 4'lerde kalmışlardır” diye konuştu.

IMF, YENİ PROGRAMIN NERESİNDE OLACAK?

Ekonomik programı kendilerinin hazırladıklarını ve 8. Gözden geçirmeye kadar IMF ile bile paylaşmadıklarını vurgulayan Ali Babacan, çalışmaları IMF heyetiyle paylaştıklarında, heyetin kendilerine ”Türkiye'de yıllarca çalışıyoruz, ilk defa önümüzde derli toplu her yönüyle düşünülmüş bir çalışma geliyor. Bizim yapacağımız, sadece bu çalışmaların devamın izlemek. Ekleyeceğimiz, katacağımız bir şey yok” dediklerini söyledi.

Babacan, şöyle devam etti: “Önemli olan bizim ne yapacağımız. IMF bunun neresinde nasıl olur, neresinde devreye girer ya da girmez, o ayrı konu. Biz önce, Türkiye için ne istediğimizi belirlemek zorundayız. IMF'li ya da IMF'siz bu kendi programımız. Bu programı ortaya koyduktan sonra, IMF kaç yıllık bölümünde, hangi formatta yer alır, onu ayrıca onlarla

oturup görüşeceğiz. Biz demeliyiz ki 3 yıllık programımız budur. Biz de sizden destek istiyoruz ya da siz izleyin yeter, 3 yılın tamamında istiyoruz ya da 2 yılında istiyoruz şeklinde. Buna daha sonra karar verilecek.”

Babacan, gelecek 3 ayı değil 3 yılı, 10 yılı düşündüklerini belirtirken, “sadece kendimizin yaşayacağı 1 yıl sonrasını değil, çocuklarımızın, torunlarımızın yaşayacağı 10 yılları düşünerek hareket ediyoruz” dedi.

Babacan, IMF ile 2005 yılı ve sonrasına ilişkin başka bir soruya ise şöyle yanıtladı: “Biz hiç bir şey yapmazsak, program sonrası izlemeye otomatik olarak gidilecek. Ne zamana kadar? Türkiye'nin IMF'ye olan borcu 1.4 milyar dolara inene kadar. Bu üyelik anlaşmasının gereği. Bizim bir inisiyatif kullanmamız gerekiyor ki diğer iki seçenek...Yani ihtiyati ya da normal Stand-By yoluna girebilmemiz için karar vermemiz lazım.”

ARTIK ESKİYE GÖRE DAHA ZOR BİR EKONOMİK ATMOSFER OLACAK

Bu arada artık eskiye göre daha zor bir ekonomik atmosfer olacağını anlatan Babacan, “ama bu zor atmosfer Türkiye'yi çok kötü noktalarda götürür mü? Hayır biz ne yaptığımızı biliyoruz tedbirler alınıyor” diye konuştu. Babacan, bazı kamu kurumlarıyla ekonomi yönetimi arasında faiz dışı fazla oranı konusunda anlaşmazlık olup olmadığı yönündeki soru üzerine, bu konuda ekonomi birimleri arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığı söyledi.

Babacan, “faiz dışı fazla yüzde 3-4 olmayacak kimse bunu beklemesin, gerçekten yüksek bir rakam olacak ama bunun kaç olacağı henüz netleşmedi” dedi.

“YURTDIŞINA TAHVİL İHRACINDA AVCI GİBİ BEKLEYECEĞİZ”

Yurt dışına tahvil ihracına ilişkin soruya karşılık Babacan, şu cevabı verdi: “Piyasa şartlarına göre kararlarımızı vereceğiz. Bu yıl için 5 milyar dolar hedef koymuştuk bunun 2.8 milyar dolarını ilk 1-2 ayda gerçekleştirdik. Geriye kalan 2.2 milyar dolarlık kısım için ise bekleyeceğiz. Aynı avcı elinde av tüfeği ile bekler, yakaladı mı vurur. Biz de öyle. Piyasaların doğru zamanını bekleyip, gerektiği miktarda tahvil ihracı yapacağız.”

Babacan, cari açığa ilişkin soru üzerine, şu an için tedbir almaya gerek olmadığını ifade etti.

Babacan, İmar Bankası Komisyonu tarafından iyi öneriler gelmesi halinde bunları bankacılık yasa tasarısında kullanabileceklerini belirtirken, 2005 yılına yeni bankacılık yasasıyla girmek istediklerini kaydetti.

Babacan, 8. Gözden Geçirme kapsamında ele aldıkları 32 konudan birisinin de, 'gelir idaresinin yeniden yapılandırılması' olduğunu anlatırken, şunları ifade etti: “Biz bu konudaki görüşlerimizi ortaya koyduk. Onların da görüşleri vardı, tartıştık. Vardığımız nokta, bizi gayet tatmin eden bir nokta açıkçası. Yasa önümüzdeki günlerde Başbakanlığa gönderilecek, Başbakanlık'ta Kamunun Yeniden yapılandırılmasıyla ilgili bir çalışma var. O perspektiften tekrar ele alınacak ondan sonra TBMM'ye sevk edilecek.”

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com