19/06/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
19.06.2004
Blucinimi çöpe atmam
 

Nuran ÇAKMAKÇI

Ayşe Soysal, Boğaziçi Üniversitesi rektörlük seçimlerinde 345 öğretim üyesinden 164 oy alarak birinci oldu. Eğer Cumhurbaşkanı onaylarsa Türkiye’de çok az sayıda olan kadın rektörler arasına o da katılacak. Üstelik biraz farklı bir kadın rektör. Sandaletleri, kolsuz bluzlarıyla resmi ve korkutucu bir görünümü yok. ‘Asla açık mavi, vatkalı döpiyes giymeyeceğim’ diyerek gülüyor.

Kendisini, çok genç yaşta bir evlilik yaptıktan sonra ‘gözü bir daha evliliği yemeyen’, ailesine bağlı, doğaya tutkun, bulutları, dalgaları izlemekten hoşlanan, sakin ama hızlı çalışan, programlı ve sabırlı biri olarak tanıtıyor.

ATANIRSA NELER YAPACAK?

Avrupa Birliği fonları gibi yoğun bürokrasi nedeniyle, çok uğraş gerektiren dış fonlara erişimi kolaylaştırmak için ‘Grants Office’ kuracak.

Bir yandan sosyal bilimler için gereken açılımları yakalayıp, öte yandan ARGE’ye ağırlık veren birimlerin ilgi duydukları teknopark gibi projeler gerçekleştirecek.

Lisansütü eğitim için yetenekli öğrencileri üniversiteye çekmeye çalışacak, bu programların yurtdışında tanıtımını yapacak.

Boğaziçi Üniversitesi’nin temel değerlerini koruyarak, geleceğe hızlı bir adım atmasını sağlayacak. Değerlerden taviz vermeden dinamizm sağlayacak.

Yaz okullarını yurtdışında tanıtacak.

Amerikan üniversitelerinin ‘junior year abroad’ programlarından öğrenci alarak, hem yurtdışı tanıtımını geliştirip, hem de üniversiteye kaynak sağlayacak.

Yurtdışına yönelik program geliştirecek.

Lisans derslerinin verilmesinde daha çok yabancı öğretim üyesinden yararlanılacak.

Boğaziçi Üniversitesi’nin kuruluşundan, yani 23 yıldan beri ilk kez bir kadın, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in ataması halinde ağustos ayında rektörlük koltuğuna oturacak. Rektörlük seçiminde 345 öğretim üyesinden 164 oy alarak, koltuğa en yakın aday olan Prof. Dr. Ayşe Soysal, yıllardır Fen Edebiyat Fakültesi’nin dekanıydı.

Ayşe Soysal, hem kadın olduğu için, hem de diğer rektörlerden farklı bir imaj çizdiğinden, oturduğu koltukta belli ki çok konuşulacak. Parmak arası terlikler, kolsuz bluzlar, sırt çantaları ile senato toplantılarına katılan Prof. Ayşe Soysal, ‘Ben sistemin adayı değilim’ diyor. ‘Bu işe girerken insan çok şeyden ödün verebiliyor ama ben o kadar ödün vermeyeceğim. Asla, açık mavi, vatkalı döpiyes giymeyeceğim. Rektörlük de dekanlık gibi temsil görevi. O temsil görevinin bazı gerektirdiği durumlarda belli kılık kıyafet içinde olması gerekiyor. Ama, insanın günlük çalışma hayatı var. Çalışma hayatında en randıman verici kılık neyse onu giymesi gerekiyor...’

Arkadaşları imajıyla ilgili olarak, ‘Senin gibi mevki sahibi bir kadın döpiyes giymeli’ dediklerinde şu tepkiyi gösteriyor: ‘Ben değişirsem, arkadaşlarımın desteğini kaybederim. Masaya vuran kadın modelini sevmiyorum. Kadın, kadın olmalı. Bağırmadan da istediklerini aktarıp, çözüm bulmalı. Çok severek giydiğim blucinimi asla çöpe atmayacağım. En rahat kıyafet neyse onu giyeceğim.’

HEYECANDAN SANDIĞIN AÇILMASINI İZLEYEMEDİM

Dört yıl önceki rektörlük seçiminde de aday olmuş, ama ikinci sırada kalarak rektörlüğü Prof. Dr. Sabih Tansal’a kaptırmıştı Ayşe Soysal.

‘İnsanlar bu tür kapıları açmak için çaba göstermeli’ diyor. ‘Ben de tekrar denedim. Bu bir yarış. Kaç kişi giriyor, bir kişi kazanıyor. Ben de eski bir sporcu olarak bu yarışa girdim, en iyisini yapmaya çalıştım. Ne olursa sonuca katlanırım. Elimden geleni yapayım, üniversite için ne yapmak istediğimi insanlara aktarayım istedim. Seçimde en çok oyu alacağımı tahmin ediyordum. Sandığın açılma sürecini izlemedim. O kadarına dayanamadım. Odama çekildim. Dört yıl önce rektörlüğü kaybettiğimi bana bildiren arkadaş aradı ve kazandığımı söyledi. O anda dondum kaldım. İlk gün dank etmedi, sonra kalbim çarpmaya başladı.’

KADINLAR ADAY OLMUYOR

Önde gelen bir üniversitede bir kadın olarak yöneticilik koltuğuna oturmasına yönelik düşüncelerini şöyle açıklıyor Prof. Ayşe Soysal: ‘Kadınlar nedense daha çok ara pozisyonları tercih ediyorlar. Kadın olarak böyle bir şey yapmaya niyetlendiğimizde erkek meslektaşlarım şoka uğradı. Acaba yapabilir mi, yapamaz mı gibi tereddütleri vardı. Artık beni sorgulamıyorlar. Dekan olarak başarılı şeyler yaptığımı sanıyorum. Niçin rektör olarak aynı şeyleri yapmayayım dedim. Ama, çevremde aynı sesleri duydum. Demek ki, toplumun biraz önyargısı var.’ 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com