|
Yine yağışlar geliyor. Orta ve batı bölgeleri etkileyen yağışlar adım adım doğu bölgelere doğru ilerleyecek ama haftasonunun da yarısını alacak.
Yağış bugün iç kesimlere kadar ulaşacak. Cumartesi günü de devam edecek yağışlar pazar günü batı bölgeleri terk etmeye başlayacak. Bu yağışlı sistem sıcaklıkları çok değil, yalnızca 3-4 derece düşürüyor.
Evet, kabul ediyorum, zor bir kış geçirdik. Kar felaketini bilfiil yaşayanlardan biriyim, Doğan Medya Center’da iki gün mahsur kaldık. Ardından psikolojimizi bozan bulutlar ve yağış ile geçen bahar. Ama durum böyle olunca artık yağmur haberi vermeye korkar oldum :) Her yağmur haberi verdiğimde ‘Ne olur, yeter artık’ haykırışları ortaya çıkıyor. Öncelikle burada 3 şeyi belirtmek istiyorum. 1. Bizde teşhis var, tedavi yok, 2. Bir haftadır yağmur yağmıyor. 3. Her yağmur olasılığı, havanın çok kötü olacağı anlamına gelmiyor, yağmurun mevsimi olmaz, kışın da yağar, yazın da :).
Bu kadar şeyi neden anlattım? Haftasonu planı yapanları kötü habere alıştırmak için. Haftasonu tatilini değerlendirip tatil merkezlerine kaçmayı düşünenlere pek iyi haberlerim yok. Yine yağışlar geliyor. Orta ve batı bölgeleri etkileyen yağışlar adım adım doğu bölgelere doğru ilerleyecek ama haftasonunun da yarısını alacak. Denizcilere ve denize açılacaklara batı bölgelerde dikkat diyoruz. Bugün batı bölgelerde lodos yönünden esen, zaman zaman fırtına şeklini alma ihtimali bulunan sert rüzgarlar ile beraber yağış etkili olacak. Yağış bugün iç kesimlere kadar ulaşacak. Cumartesi günü de devam edecek yağışlar pazar günü batı bölgeleri terk etmeye başlayacak. Bu yağışlı sistem sıcaklıkları çok değil, yalnızca 3-4 derece düşürüyor.
Artık yaz geldi, deniz suyu sıcaklıkları da hayli arttı. Akdeniz’de 25, Ege’de 23, Marmara’da 20 dereceye ulaşıyor.
*
Küresel ısınma artık hemen herkes tarafından biliniyor. Ancak küresel ısınmanın kamuoyuna aktarılan bir kaç boyutu var, buzulların erimesi, deniz suyu seviyelerinin yükselmesi, tarım arazilerinin yok olması gibi. Ancak etkiler yalnızca bunlardan ibaret olmadığı gibi, küresel ısınmanın getireceği zarar ya da yararın sınırları henüz kesin olarak çizilemiyor da. Film senaryolarına konu olan iklim değişimi ile ilgili araştırmalar sürüyor. Araştırmalar devam ettikçe de yeni yeni bulgularla karşılaşıyoruz. Yeni raporlardan, küresel ısınmanın etkileri ile ilgili tahminleri, verileri öğreniyoruz. Son olarak Birleşmiş Milletler’in yaptığı bir araştırmaya göre dünyadaki 2 milyar insan 2050 yılında sel tehdidi altındaki bölgelerde yaşamak zorunda kalabilir. Bu tehdidin oluşacağı bölgelerin büyük kısmının Asya’da bulunacağı belirtiliyor. Çünkü Asya’da iklim değişikliğinin yanı sıra hızla artan bir insan nüfusu var. Bu da sel tehdidi ile yüzyüze kalacak insan sayısını artırıyor.
Bugün dünya genelinde sel tehdidi altında yaşayan insan sayısı yaklaşık 1 milyar. Artan nüfusu işin içine katacak olursak 2050 yılına kadar bu sayı iki katına çıkacak. Aslında iki katını da aşma ihtimali söz konusu, zira bu konu üzerine birçok senaryo var, bunlardan biri; küresel ısınma nedeni ile verimli topraklar, sel riski altında kalan bölgeler olacak ve bu verimli topraklardan faydalanabilmek için göçler meydana gelebilecek. Dolayısı ile sel tehlikesi altında yaşayan insan sayısı artabilecek. Gördüğünüz gibi belki bildiğimiz bilgilere yakın tespitler, ama rakamsal olarak ortaya konduğu zaman gerçekten ürkütücü olabiliyor. |