Erdoğan, Brüksel'de yaptığı basın toplantısında, görüştüğü Avrupa Birliği liderleri ve katıldığı hükümetlerarası konferans hakkında bilgi verdi.
Erdoğan, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, ile diğer bazı AB liderlerinin Kopenhag kriterleri konusunda Türkiye'nin yaptığı anayasal, yasal ve uygulamaya ilişkin son değişiklilerden haberdar olmadığını, ancak kendilerinin bunları muhataplarına aktardıklarını söyledi.
"DEĞİŞİKLİKLERİ GÖRMEZDEN GELMİŞ OLABİLİRLER"
AB zirvesi sonuç bildirisinin taslak metininde Türkiye'ye ilişkin ifadelerin yanlışlığına değinen ve bunlarda değişiklik beklendiğini ifade eden Erdoğan şunları söyledi:
“Taslak metindeki ifade, son reform çalışmalarından uzak bir değerlendirme. Ya uyum paketi çalışmalarından haberleri yoktu veya bunu görmezden gelmiş olabilirler. Bu konuda gerekli uyarıları dün yaptık. Değerlendireceklerini söylediler. Kesinleşen metni görmek lazım.
Güneydoğu'da ve doğuda yapılan uygulamaları buradakiler bilmiyor, sadece duyum üzerinden hareket ediyorlar kanaatindeyiz. Anadilde yayın, kursların açılması, örgütlenmeye yönelik atılan adımlardan herhalde pek haberleri yok. Kendilerine bu hatırlatmaları yapınca 'haklısınız' dediler. Kesinleşen metinde göreceğiz.”
MÜZAKERE TARİHİ TAHMİNİ
Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin başlamasına ilişkin olarak da şu değerlendirmeyi yaptı:
“Komisyon raporu olumlu olursa müzakerelere 2005 Mart ayında başlanacağı bir tahmin ve temenni. Tam üyelik zamanlaması konusunda tahmine girmemiz veya olması-olmaması diye bir derdimiz yok.
Türkiye için müzakere süreci başlasın istiyoruz. Ondan sonrası uygulamadaki eksikliklerin tamamlanmasıyla ilgili bir süreçtir. Bu süreçteki performansımız önem arz eder. Türkiye o süreçte ne kadar başarılı olursa, tam üyelik o kadar kısalır veya uzar.
Uyumda yapılması gereken bütün değişiklikleri yaptık. Uygulama süratle devam ediyor. Bırakın müzakere sürecini başlatanları, AB'ye tam üye olmuş ülkelerin bir kısmı bizim ulaştığımız noktada değiller.
Biz de bunlara bakarak değerlendirme yapıyoruz. Türkiye altyapısıyla, yasal düzenlemeleriyle, uygulamada attığı kararlı adımlarıyla, siyasi iradesiyle artık mart 2005'te müzakere çalışmalarını başlatır diye düşünüyoruz. Müzakerelere başlamamız bizim çok önemli bir beklentimizdir.”
"RUHBAN OKULU TEKNİK MESELE"
Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine, “Ruhban okulları teknik bir mesele. Üniversitelerde bir branş meselesini değerlendirenler var, mevcut duruma göre yürüyebileceğini söyleyenler var. Biz Milli Eğitim Bakanımıza bu konuda talimatı verdik, çalışmaları o yapıyor. Alternatifleriyle beraber konuyu getirecek, atılması gereken adımlar atılacaktır” dedi.
KADIN HAKLARI
Erdoğan, kadın hakları konusunda bir soruya da “Son reform paketinde Alman hukukundaki kadın haklarını aynen aldık, Meclis'ten geçen odur. Başka ne yapacağız” yanıtını verdi.
KIBRIS
Erdoğan, Kıbrıs konusunda bir soruya şu yanıtı verdi:
“Öncelikle atılan adımları konuşalım. Referandum'da KKTC halk olarak bir adım atmıştır. Türkiye, bütün tavrını ortaya koymuştur. Ticaret serbest hale gelmiştir. AB ülkelerinden gelen vatandaşların pasaportsuz geçişleri konusunda KKTC gerekeni yapmıştır. Türkiye'nin yaklaşımı bundan sonra da pozitiftir. İnanıyorum ki, KKTC de pozitif davranışlarını sürdürecektir.
Bütün mesele, bunlar yapılırken, AB'nin de kendine düşeni yerine getirmesidir. Bu ekonomik izolasyon ne kadar sürecek? Bu soruyu onlara sormak lazım. Çünkü AB, Annan planının kabulünü sürekli önümüze getirmiştir. Bu konuda her zaman Rumların bir adım önünde olacağımızı söyledik ve bunu yerine getirdik. KKTC de yerine getirdi.
Bu süreç bu kadar olumlu devam ederken, Annan planına hayır diyen ve AB ile ters düşen Güney Kıbrıs, 'Biz Kıbrıs'ta birlik ve beraberlikten yana değiliz. Planı reddediyoruz' demiştir, ama AB'ye tam üye olmuştur. Burada AB müktesebatıyla çelişki ve sorun var. Bunu göre göre tam üye olmuştur.
Oysa KKTC ile ilgili atılmış henüz hiçbir adım yok. Onlara da ne tür adım attıklarını sorup beklemek gerekiyor. Ekonomik izolasyon konusunda beklenen adımların atılmadığını görüyoruz. Bu adımların atılması gerekir. Görüşmelerimizde haklı olduğumuzu, bu adımların atılacağını söylüyorlar. 259 milyon euroluk yardımın verilmesi, deniz taşımacılığı alanında bazı adımların atılabileceği konusu, bazı olumlu sinyaller var. Bunları bekliyoruz.”
Erdoğan, “KKTC'nin 1 Mayıs'tan önceki konumda bulunmadığını” kaydederek şöyle konuştu:
“KKTC Başbakanı, şu anda davet edildiği her yere bir başbakan sıfatıyla davet ediliyor. Başbakanlık hangi kurumun bir sıfatıdır, ortada. Fiili bir durum meydana gelmiştir. ABD, Rusya, AB bu sıfatla davet ediyor. Bunlar atılmış adımlardır. Sabırla, arkasının geleceği inancındayım. Bizim üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. İslam Konferansı, 'Kıbrıs Türk Devleti' olarak KKTC'yi gözlemci kabul etmiştir. Bunlar olumlu gelişmeler. Bundan sonrasında da inanıyorum ki gelişmeler iyi olacaktır.”