|
Batı ülkelerinde insan ömrü uzuyor, nüfus yaşlanıyor, huzur evleri dolup taşıyor, yakınlarının ve toplumun terk ettiği yaşlılar için ‘makine arkadaş’ üretimi hız kazandı!
Teknoloji uzmanlarına göre, elektronik cihazlar, yaşlı insanlara yardımcı olmada giderek daha büyük rol üstlenecek. Çünkü, gelişmiş ülkelerdeki insanlar, artık daha uzun yaşıyorlar ve ileriki yıllarında özel bakım pastasından pay alan yaşlıların sayısı da giderek artıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2050’de 60 yaş üzerindeki dünya nüfusu ikiye katlanacak. ‘Günümüzdeki sağlık sistemleri, arkadan gelen yoğun yaşlı nüfusun gereksinimlerini karşılayamaz. Tek seçenek, insanların kendi kendilerine yetebilecekleri teknolojilere odaklanmaktır’ diyor uzmanlar.
Toplum nerede?
Ama yaşlılar ise hiç o kanıda değil: ‘Hepsi birkaç vida somunundan ve cıvatadan başka birşey değil’. Bir huzur evindeki yaşlı adamın (69) yalnızlığını gidermek için robot bir hayvanla arkadaşlık kurmak isteyip istemeyeceğine verdiği yanıt işte buydu. Ancak yaşlı adam, robotun kendisiyle oyun da oynayabileceğini anladığında birden fikrini değiştirdi, ‘Onunla domino veya satranç oynamaktan büyük keyif alırdım.’
Yaşlıların bu ilk tepkisi, yaşlı ve güçsüz kimselerin kendilerine yetebilmelerini sağlamayı amaçlayan yeni teknolojiye herkesin verebileceği türdendi.
İngiltere’de bir yaşlılar vakfından Andrea Lane, ‘Aslında, bir anda ortaya çıkıveren teknolojilere sığınmaktan çok daha fazlasını yapabiliriz. Bir insanın ziyaretinin veya toplumun desteğinin yerini hiçbir şey alamaz’ diyerek tepki gösteriyor.
Intel şirketinden sağlık teknolojileri uzmanı olan Eric Dishman, teknolojinin yararlarını anlamasıyla yaşlıların tepkisinin değişeceğini belirtiyor.
Yaşlılara önerilen robotlar, bu teknolojilerden yalnızca bazısı. Giderek ‘grileşen’ bir nüfusa sahip olan Japonya’da, robot oyuncak ayılar 2000 yılından beri Osaka yakınlarındaki bir huzurevinde yaşlılara sunuluyor.
Robot ayılar, sahiplerini isimleriyle çağırıyor, akrabalarının bıraktıkları sesli mesajları dinletiyor ve ilaç saatlerini hatırlatıyorlar.
ABD’de ise General Electric şirketi yakında, dikkatini unutkan insanlar üzerinde odaklayan ve bu kişilerin evlerinde daha güvenli yaşamalarına yardımcı olan harekete duyarlı şebekeler satmaya başlayacak.
Sistem içindeki kablosuz alıcılar, merkezi bilgisayarın evin içindeki ‘normal’ ve ‘anormal’ davranışları ayırt etmesine çalışıyor. Örneğin, belirli bir zaman aralığında mutfağa hiç uğranılmaması, bir öğünün kaçırıldığına işaret edebilir. Eğer durum böyleyse, bilgisayar bakıcıya bir e-posta gönderiyor ve kişinin yemek yemesi sağlanıyor.
Yaşlılara güvenlik
New York’ta Xanboo adlı bir firma da, çok ileri derecede bunaklık yaşayan kişilerin, yakınlarınca sürekli izlenmesini sağlayan kameralar ve alıcılar kullanıyor. Sistem, kullanıcının taşan bir küvetin musluğunu kapamasına ve ya evin ısısını ayarlamasına olanak tanıyor.
Öte yandan, bu Amerikan fikirlerinin tamamı, yaşlılara yardımcı olmaktan çok bir evin güvenlik sistemlerini geliştirmeye yönelik. Bir yaşlının mutfağa girmesi mutlaka yemek yiyecek anlamına da gelmiyor.
Bu nedenle Intel’in Seattle laboratuvarlarından Don Patterson ile ekibi, kişinin yaptığı hareketlerden amacını anlayıp bir sonrakini tahmin edecek bir yazılım geliştiriyorlar.
Uzmanlar, su ısıtıcısı, çatal ve kaşıkların bulunduğu çekmece, çay kavanozu, buzdolabı ve diş fırçaları gibi kimi cisimlerin üzerine, benzersiz bir sinyal yayan etiketler yerleştirecekler. Kişinin koluna da bu etiketi okuyacak bilezikler takılacak.
Kişi birkaç santimetre ötesinde bir cisme uzandığında, sistem ‘ona dokunmuş’ kabul edecek. Bilezik, bir bilgisayara sözgelimi, ‘çay kavanozuna dokundu’ şeklinde bir radyo mesajı gönderecek. Ardından da su ısıtıcısına dokunulduysa, kişi çaya su katılması yönünde uyarılacak. |