|
YİNE tarihe geçecek bir söz söyledi Başbakan. Böyle giderse geleceğin tarih kitapları kalın olacak.
‘Ilımlı İslam olmaz...’
Bence de olmaz, ama oldu.
Çankaya’da şarap bardağını ‘şerefe’ diye kaldırırsanız, ama içinde su varsa bu ‘ılımlı’dır.
Filistinli yolsulları katleden İsrail’i azarlamak... Irak’taki ölüm ve işkenceleri kınamak... Ama dönüp ABD ve İsrail ile kucak kucağa işbirliği yapmak nasıl Müslümanlıktır?
Ilımlı...
Diyelim ki bir taraftan din adına daha çok imam yetiştirmeye kalkmak Müslümanlık.
Sonra bundan vazgeçmek ne?
Ya da:
Sırf iktidarda kalabilmek için Hıristiyan áleminde durmadan turlamak, ama yanından tesettürlü protokolü eksik etmemek nedir?
Ilıman...
*
İşte...
Dine-imana asla sığmayacak bir şey:
Şimdi de yolsuzluk, hırsızlık, sahtecilik, hortumculuk yapmış kimseler için af kanunu getiriyorlar.
Tasarı TBMM komisyonlarından AKP’lilerin oyları ile geçti.
Böylece devlete, topluma, masum insanlara kazık atmış, onları dolandırmış, hırsızlık yapmış ne kadar suçlu varsa affedip, suçlarını tümden silecekler.
Elbette bunun bir amacı var.
Haklarında bu gibi iddialar olan AKP’li bakanlar, AKP milletvekilleri, 23 eski AKP yöneticisi, böylece sorgulanmaktan kurtuluyorlar.
Dokunulmazlıklardan dolayı işleme konulamayan birçok dosya artık tümden ortadan kalkıyor.
*
Peki; seçim meydanlarında oy isterken olsun, televizyona çıkıp toplumun gözünün içine bakarken olsun, dillerinden düşürmedikleri ‘Allah korkusuyla...’, ‘Temiz imanla...’, ‘kalbi duygularla...’, ‘Allah’ın izniyle...’ nutukları ne oluyor?
Müslüman; fırsatçılığı, hırsızlığı, sahtekárlığı, saf insanları kandırıp, kendi kendini affetmeyi öngörür mü?
Görmez ama, görürse adı nedir?
Ilımlı...
Yani ‘Ne olduğu belli değil’ gibi bir şey... |