|
CHP’nin koltuk derdine düşmüş lideri farkında değil ama, Meclis’te çok önemli bir konu görüşülüyor. Birkaç güne kalmaz yasalaşırsa şaşmayın:
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı, halen kabinede bulunan bakanları bile, işledikleri ileri sürülen suçlardan affetmekle kalmıyor, yaşamımıza ‘şimdi çal, sonra öde!’ anlamına gelen bir kural getiriyor.
Söylenmeyen gerekçe, resmi belgede sahtekárlık suçundan 2 sene 4 ay ağır hapse mahkûm olan eski liderleri Necmettin Erbakan’ı hapisten kurtarmak.
Oysa Necmettin Erbakan Ocak 2004 ayında Ankara Numune Hastanesi’nden aldığı rapora dayanarak Cumhurbaşkanı’na başvurabilir ve affını isteyebilir. Çok muhtemelen Cumhurbaşkanı da bu yaşlanmış politikacıyı affeder. Yani bu yasayı çıkarmadan da o yol açık.
Ama niyet başka... Belli ki asıl niyetleri, hem Erbakan’ın suç ortağı sıfatıyla yargılanmaları gereken Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve AKP’li milletvekilleri Ali Temur, M. Emin Tutan, Özkan Öksüz ve TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil’i; hem de AKP’nin nitelikli zimmet veya ihaleye fesat karıştırma gibi suçlardan sanık milletvekilleri Adem Baştürk, Mustafa Açıkalın, Mehmet Sekmen, Zühtü Demirbağ, Selami Uzun, Hüseyin Besli, Mehmet Akif Gülle, İdris Naim Şahin’i yargılanmadan aklamak.
Hem bunu yapacaklar, hem de her fırsatta siyasi ahlaktan dem vuracaklar.
Tabii sadece bu değil. Bilemiyoruz hangi çıkar ilişkileri gerektiriyor ama bu tasarı yasalaşırsa banka hortumcuları, kara para aklayıcılar, kaçakçılık yapanlar da AKP’nin ‘aff-ı şahane’sine mazhar olarak aramızda namus, haysiyet, itibar sahibi kişiler sıfatıyla dolaşacaklar.
Bunun da yolunu şöyle bulmuşlar:
Devleti zarara uğratan kişi (örneğin bir hortumcu) o parayı geri verirse, hakkındaki hapis cezası infaz edilmiş sayılacakmış.
CHP Milletvekili Orhan Eraslan bu yasayla hukukumuza ‘cezayı satın alma’ usulü getirildiğini söylüyor. Hatta bunun ilk olduğunu ileri sürüyor.
Usul öyle ama bu yapılan ilk değil.
Anımsarsınız Turgut Özal da, hem ‘manevi değerlere’, bu arada elbette ahlaka, dürüstlüğe önem verdiğini söyler, hem de ‘hayali ihracat’ yoluyla hazineyi soyan hırsızlara kol kanat gererdi. Nitekim bu soygun şebekesinin Banka Genel Müdürü sıfatlı çete reislerini adaletin pençesinden kurtarmak için o da aynı yola başvurmuş, Cumhuriyet Savcılığı’na 100 bin lira yatıran bankacıları adli kovuşturmadan ve yargılanıp hüküm giymekten kurtarmıştı.
Birkaç gün önceki gazetelerde yüksek öğrenim görebilmek için devletten aldığı krediyi geri ödeme olanağı bulamayan 435 bin üniversite mezunu aleyhine haciz işlemi başlatılacağı bildiriliyordu.
Görüyorsunuz... Gençlere daha hayat mektebinin birinci sınıfında, ‘Çalacaksan deve yüküyle çal ki devlet seni affetsin. Böyle cami musluğu çalar gibi hırsızlık yaparsan, elbet cezalandırılırsın’ diyoruz. |