|
Ayça BARUT
22 ülkede sergilediği şovuyla tanınan İtalyan sihirbaz Erix Logan, haftasonu Kıbrıs’daki The Colony Otel’deydi. Sihirbaz olmaya 3 yaşında karar verdiğini söyleyen Logan’la Kıbrıs’a uçmadan önce sihir dünyasını konuştuk.
- Sihirbaz olmaya nasıl karar verdiniz?
Üç yaşındayken sihirbaz olmaya karar verdim. Nedenini tam olarak bilmiyorum ama çocukluğumdan beri şov dünyasının içinde olmak istiyordum. Akrabalarım ‘Büyüyünce ne olmak istiyorsun?’ diye sorduklarında, önceleri sirkte çalışmak istediğimi söylerdim. Garip garip bakarlardı bana. Annem-babam da ‘Merak etmeyin büyüyüyünce fikrini değiştirecek. Doktor ya da avukat olacak’ derlerdi. Üzücü haber, fikrimi değiştirmedim. Sirk yıldızı olmadım ama sihirbaz oldum.
- Sihir yapmayı nasıl öğrendiniz?
Bu tutkum yüzünden şehrimize gelen bütün şovları seyrediyordum. Daha sonra sanatçılarla tanışmaya başladım. Bu mesleğe nasıl adım atabileceğimi soruyordum onlara. Onlar da bana bölgemdeki bir sihir kulübüne girmemi tavsiye ediyorlardı. Bu şekilde başladım. Sihir dünyasından bazı insanlarla temasa geçtim ve bana ilk numaraları onlar öğretti. Önce manipülasyonlar yapmayı, sonrasında ise kart numaralarını öğreniyorsunuz. İşin en zorlu kısmı olan sahne illüzyonlarına daha sonra geçiyorsunuz.
- Çok sık seyahat ediyor olmalısınız?
Şovlar için sürekli seyahat ediyorum. Geçen ay Kore’deydim. Nişanlım Sara aslında bir şarkıcı ama benimle çalışıyor. Mayıs’ta Lizbon’daydık, daha sonra İtalya’ya döndük ve Milano’da bir şov yaptık. Haftaya İngiltere’ye gideceğiz.
- Şovunuzu ne kadar sıklıkta değiştiriyorsunuz?
Her yıl şovumun yüzde 30’unu değiştiriyorum. 3-4 sene sonunda şov tamamen yenilenmiş oluyor. Yine de eski illüzyonlarımın sırrını hiçbir zaman anlatmıyorum. Belki onları 10 sene sonraki şovumda farklı bir şekilde tekrar kullanabilirim.
- Aileniz sonradan kabullenebildi mi mesleğinizi?
Ailem birkaç senelik memnuniyetsizliğin sonunda şu anda mutlu. İşimi sevdiğimi ve tutkuyla yaptığımı gördüler çünkü. İnsanın sevdiği işi yapması inanılmaz bir duygu.
- Sihirbaz olmanın ne gibi zorlukları var?
İşimin aslında birçok zorluğu var. Sihirli bir iş olduğu için zorlukları pek gözükmüyor. İnsanlar bana her zaman ‘Ne güzel bir işin var, bütün dünyayı dolaşıyorsun. Her zaman tatilde gibisin’ diyorlar. Bu, işin sadece bir kısmı. Onun dışında oldukça zorlu, çünkü sürekli yeni şeyler yaratmanız gerekiyor. Seyircinin beğenisini her zaman hesaba katmanız gerekiyor, çünkü seyircinin beğendiği şeyler çok hızlı değişiyor. Sürekli seyahat etmek ve şov öncesi yaşadığım gerginlik de pek kolay değil açıkçası.
- Çok hayranınız var mı?
İnternet sitem www.erixlogan.com’a birçok insan giriyor. Bana yeni illüzyonlar öneriyorlar ya da rüyalarını anlatıyorlar. İnsanlar sihir dünyasının bir parçası olmayı çok seviyor. Son şovumuzda olan bir şeyi anlatayım. Sara bir kafesin içindeydi. Sihirli bir hareket yaptım ve kafesin dışında seyircilere gözüktü. Yer çok genişti ve bazı insanlar Sara’yı diğer seyircilerden daha önce fark etti. ‘Sizi yakaladım’ gibi bir ifadeleri vardı. Sara onlara susun işareti yaptı ve onlar da bir anda asistanımız ve şovun parçası oldular.
- Guinness Rekorlar Kitabı’na girmek istiyor musunuz?
Guinness Rekorlar Kitabı’nı ben bugüne kadar biraz boşlamıştım. Arkadaşlarım beni çok teşvik ediyor. Ben de gelecek sene bir deneme yapmayı düşünüyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum, ama İstanbul bunu yapabileceğim bir yer olabilir.
Sırrımızı anlatanı sevmem
Ben bütün sihirbazlara saygı duyuyorum. David Copperfield, David Blaine gibi işini çok ciddiye alan sihirbazlar var. Benim tek hoşlanmadığım sihirbazların sihirlerini izleyicilere anlatması. Bu, hem sanat açısından hem de seyirciler açısından hoş bir durum değil. Çünkü insanların içindeki merak duygusunu öldürüyor. Bu, tıpkı çocuklara Noel Baba’nın olmadığını söylemek gibi bir şey. |