14/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Politika
14.06.2004
Özdemir İNCE
Hala öğrenemediler
  
oince@hurriyet.com.tr
 

Eğitim ve öğretim konusunda yazı yazmaya heveslenenlerin bu alanda kullanılan temel deyim ve kavramları bilmeden ya da yanlış kullanarak yazı döşenmeleri çok şaşırtıcı.

Bu kimselerin bilgisizlikte ve doğruyu öğrenmemekteki direnmeleri beni artık sadece şaşırtmıyor, aynı zamanda ürkütüyor.

Bir gazetenin önemli bir yazarı döktürüyor: “Türkiye’yi idam cezasını kaldırmaktan, anadilde eğitime izin vermekten ve anadilde radyo-TV yayınlarından daha fazla zorlayacak bir konu din özgürlüğü...”

Konum din özgürlüğü değil,      “Anadilde eğitim” iddiası. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası,  AB Kopenhag Kriterleri metni,  bu metne verilen ulusal yanıtın metni ve bu bağlamda çıkartılan uyum yasasında “Anadilde Eğitim” diye bir başlık, bir kavram bulunmamasına karşın basın ve siyaset dünyasının âlimleri hâlâ “Anadilde Eğitim”den söz ediyorlar. Özel bir amaç ve niyetleri mi var, yoksa sorunu hâlâ kavrayamadılar mı?

Avrupa  Birliği, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının eğitim alanındakiler de aralarında olmak kültürel haklarının güvence altına alınmasını istiyordu. Dil konusunda güvence altına alınması istenen hak anadilde eğitim değil anadilin özgürce öğrenilmesi ve kullanılması idi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda çıkardığı yasayla  ve uygulanmasıyla ilgili bir eleştiri ve uyarı gelmedi Avrupa Birliği’inden. Anadilde Radyo ve Televizyon yayınlarıyla ilgili yasanın uygulanmasındaki gecikmeleri eleştiriyorlardı, şimdi süreleri eleştiriyorlar.

Her şeyi birbirine karıştırmayalım!

***

Devletin resmi dili Türkçenin  dışında herhangi bir “Anadil”de eğitim ve öğretim yapılabilmesi için Anayasa’nın (hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmmesi teklif edilemez) 3. maddesi ile “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez” diyen 42.maddesinin değiştirilmesi gerekmektedir.

Bunları bilmeden bu konuda yazı yazmak gerçekten şaşırtıcı!

***

Avrupa Birliği’nin geleneksel dil ve lehçelerin  öğrenim dili olmasını değil özgürce öğrenilmesini, öğretilmesini istiyor.

Bir gazetenin verdiği habere göre Tempo Dergisi, son sayısında “Abhaz” ve “Adige” adı verilen ve genel olarak da “Çerkez” diye  adlandırılan Türkiye Çerkezlerinin anadillerinde eğitim ve yayın hakkı mücadelesini konu yapmış.

Ben böyle bir cümle okuduğum zaman  19.yüzyılın ortalarında Türkiye’ye iltica eden, göçmen olarak gelen Çerkezlerin ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar bütün öğrenimlerini Türkçenin yerine kendi dillerinde yapmak istediklerini, bunun için mücadele ettiklerini anlarım. Kimileri de, iltica ettikleri, göçmen olarak geldikleri bir ülkede anadillerini öğretim dili yapmak isteyen Çerkezlere kızabilirler.

Ama böyle bir sorun yok. Çerkezler anadillerini özgürce öğrenmek ve bu dilde yasal ölçüler içinde yayın yapmak istiyorlar. Avrupa Birliği de zaten bu hakkın verilmesini istiyor.

Kürtçe için de durum böyle, Arapça için de...

***

Ama medya dünyası ve politikacılar “Anadilin özgürce öğrenilmesi hakkı” ile “Anadilde öğrenim hakkı” arasındaki farkı bir türlü öğrenemedi.

Bu öğrenme yeteneksizliği, uygulamada Türkiye’ye ve  Türkçe dışında geleneksel bir dil ve lehçe konuşan vatandaşlarımıza durmadan  sorun çıkartıyor.


Özdemir İNCE
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Müşteri odaklılık lafta kalıyor
 
    Ayşe ARMAN
  Ayşe Arman Dubai
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  ‘Öncelikli sektör denizcilik olmalıdır’
 
    Doğan HIZLAN
  Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde bir gün
 
    Ercan KUMCU
  Merkez bankalarının gündeminde enflasyon var
 
    Erdal SAĞLAM
  Bütçe iyi, KİT dengesi tehlikede
 
    Fatih ALTAYLI
  YÖK’ün yok etmek istediği fakülte
 
    Ferai TINÇ
  Avrupa seçimleri ve Türkiye
 
    Tufan TÜRENÇ
  PKK kalıntıları hálá aymazlık içinde
 
    Celal DEMİRBİLEK
  Yazıklar olsun!
 
    Vahap MUNYAR
  Dünya hapşırınca artık nezle olmuyorsunuz
 
    Yener SÜSOY
  MİT’te çalışmayı çok isterdim
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Uygulamada sıra Assompsion’a geldi
 
    İlker YASİN
  Yıldızlar oyunu
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com