11/06/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cuma
11.06.2004
Osman Giritli
Wilbur ne istiyor

İntiharlar hep trajik bağlamda anlatılmıştır romanlarda, filmlerde.

İntihara güleceğim hiç aklıma gelmezdi.

Wilbur Ölmek İstiyor’un kahramanı Wilbur North intiharın her çeşidini deniyor, her seferinde gerek beceriksizliği ile gerekse bir rastlantıyla kurtuluyor, daha çok kurtarılıyor.

Film ilerlemeye başladıkça, önceleri gülünç karşıladığınız intihar birden trajikomik bir duruma bürünüyor.

İki kardeş, anne ve babaları ölmüş, onlardan miras kalan bir kitapçı dükkánı.

Bunca sevgime rağmen, inanın o kitapçının içi, bende kábus yarattı. Çünkü hepsi değişik hayatları anlatan ama hayatın içinde ya da kitapların içinde mutluluğa dair tek satır bulamayan iki kardeşin soluk, hüzünlü beraberliği.

Böyle fimleri de severim, romanları da, öyküleri de. Birden sizi vuracak bir kahraman da yoktur, birden sizi teslim alan sahneler de. Yavaş yavaş içinizde acımakla şaşırmak arasında bir duygunun kanınızda dolaştığını fark edersiniz. O zaman burada yaşananlara birden yakınlaştığınızı hisseder, kahramanlarla birlike hareket etmeye başlarsınız.

Aslında yönetmenin kareleri o kadar dikkatimi çekti ki...

Kitapçının önünde dolaşan, onun önünden geçen insanlar bile bana bir kitap okuru izlenimi verdi.

Yalnızlar, mutsuzlar, ezilmişler, yıkılmışlar arasında saydam görünmeyen, birbirlerine itiraftan çekindikleri dramatik bir dayanışma vardır.

Wilbur Ölmek İstiyor’un bütün kahramanları böyle. İradelerini bile kullanacak halde değiller. Belki de bu kavram onlara çok uzak ve yabancı.

Duygusallık oranı çok iyi ayarlanmış. Hüzün bile doğal.

Wilbur ölmeyi gerçekten istiyor mu, yoksa yaşamayı mı daha çok istiyor?

Filmi seyredin, kararı siz verin.


Osman Giritli
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Hoş geldin Basın Yasası
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Bilin bakalım kim istememiş
 
    Doğan HIZLAN
  ‘Geleceğin sektörü sanat olacak’
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Bayram!
 
    Ercan KUMCU
  Yüksek faiz bir politika mı?
 
    Fatih ALTAYLI
  Vatanperver Fırka’nın üyeleri mi serbest bırakıldı?
 
    Ferai TINÇ
  Soykırım iddiaları ve Beneş olayı
 
    Gila BENMAYOR
  Tekstildeki 39 yıllık deneyimini denize taşıdı
 
    Kanat ATKAYA
  Babo, sen Von Linne Aga’yı tanır misen?
 
    Sedat ERGİN
  BM’nin Irak kararı Ankara’yı rahatlattı
 
    Tufan TÜRENÇ
  Müdahale isteyen sivillere paşaların yanıtları
 
    Yalçın BAYER
  AP seçiminde Türklere oy ver
 
    Yalçın DOĞAN
  On yılın ışığında...
 
    Özdemir İNCE
  Tarafsız Cumhurbaşkanı olur mu?
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Kürt sorununda stratejik kararlar
 
    Vahap MUNYAR
  Validen yatırımcıya ‘arsa hazır’ telefonu
 
    Latif DEMİRCİ
  Latif Demirci
 
    Doğan Hakyemez
  Efes’e yakıştı
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Gençlik ve eğitim
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com