|
Cüneyt UZUNOĞULLARI
Uluslararası marka gurusu Simon Anhold, hükümetin Türk şirketlerine ‘Made in Turkey’ markasını güçlü bir şekilde oluşturup hediye etmesi gerektiğini söyledi. Anhold, marka yaratmanın da sanıldığı kadar büyük bütçeler gerektirmediğini vurguladı.
DÜNYANIN önde gelen marka gurularından Simon Anholt, Türk şirketlerinin iyi markalar yaratması için öncelikle hükümetin yapacağı genel tanıtım çalışmalarına, daha sonrada Türk şirketlerini yönetenlerin yaratıcılığına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. 1 Haziran’da World sponsorluğunda, Yürekli Eğitim ve Danışmanlık’ın düzenlediği ‘Türk Markaları’nda Küresel Isınma’ konulu konferansa katılacak olan Anholt Hürriyet’in sorularını yanıtladı.
Küreselleşme sürecinin gelişmekte olan ülkelerin marka yaratması için fırsatlar sunduğunu belirten Anholt, Sri Lanka, Etiyopya, Tayland, Uganda, Rusya, Slovenya, Brezilya gibi gelişmekte olan ülkelerin şirketlerinin yarattığı markalar olduğunu ve bu markaların nasıl yaratıldığını İstanbul’da anlatacağını söyledi.
Anholt, ‘Bir ülkenin imajı marka yaratmada çok önemlidir, hükümetler ülke imajının önemini kavramalı. Bir markanın yaratılması için hükümetin, din adamlarının, iş adamlarının, herkesin çalışması gerekiyor’ dedi.
UCUZA MARKA YARATMAK
Uluslararası marka yaratmanın büyük para gerektirmediğini belirten Anhold, medyanın; Guatemala, Türkiye gibi egzotik ülkelerden gelen markalara ilgi gösterdiğini vurguladı. Anhold, ‘Uluslararası medyayı kullanın, tanıtımınızı bedavaya getirin’ mesajını verdi. ‘İlginç bir hikayeniz varsa, herkes dinlemek ister’ diyen Anhold, internetin de küresel bir medya aracı olarak ucuz tanıtımda etkili olacağını söyledi.
Simon Anhold, Türk devletinin yapacağı ‘Made in Turkey’ çalışmasının Türk şirketlerine verilecek en büyük hediye olduğunu söyledi. 30 yıl önce Japon markası taşıyan malların çok ucuza satılsa dahi müşteri bulamadığını hatırlatan Anhold, Japonya imajının düzelmesine paralel olarak Japon mallarının daha çok satılmaya başlandığını bildirdi. Ülke imajı konusunda Japonya’yı, Güney Kore’nin izlediğini belirten Anhold, Çin’in de Japonya ve Güney Kore’nin yolundan geçerek ilerlemeye çalıştığını, Türkiye’nin bu sürecin gerisinde kalamayacağını bildirdi.
Anhold, devletin Türk markasının yaratılmasına katkısının sadece doğrudan tanıtım faaliyetleri ile olmayacağını, devletin, ihracatçılardan daha az vergi alarak, marka yaramak isteyenlere danışmanlık desteği vererek, eğitimi geliştirerek, Türk şirketlerine katkıda bulunabileceğini belirtti.
Tanıtım için sporu kullanın
SIMON Anhold, Türkiye markasının yaratılması sürecinde Türkiye’nin başarılı, yazar ve sporcularının kullanılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bir marka olarak yapılandırılması çalışmasında, doğal güzellikler, tarih, konukseverlik gibi özelliklerin yanısıra, ülkenin başarılı sanatçı, bilim insanları ve sporcularının kullanılması gerektiğini vurgulayan Anhold şöyle devam etti: ‘Türk sporcular centilmenlikleri ve olumlu davranışları, Türk işadamları, ürettikleri ürünlerin kalitesi, stili ve yaratıcılıkları, Türk siyasetçileri ulusal ve uluslararası alanda izledikleri politika ile Türk markasının oluşumuna katkıda bulunmalıdır.’ |