28/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
E.yaşam
28.05.2004
Bilgi çağı rekor çağı
 

Halil Aksu / haksu@hurriyet.com.tr

Teknolojinin gelişimini hepimiz yakından takip ediyoruz. Gordon Moore Intel şirketinin kurucularındadır. 19 Nisan 1965 yılında ‘Electronics’ dergisinde bir makalesi yayınlandı ve teknoloji tarihine ‘Moore Yasası’ olarak geçti: ‘Her iki yılda bir entegre devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısı iki katına çıkacaktır, maliyet ise aynı kalacaktır, hatta düşme eğilimi olacaktır.’

Bu söz, o günler için oldukça vizyoner bir ifade idi. 1965 yılında bunun en azından on yıllık bir geçerliliğinin olabileceğini varsaymıştı. Zaman gösterdi ki, bu yasa bugün hala geçerlidir hatta artık 24 ay değil 18 ay olarak revize edilmiştir. Önümüzdeki dönemde bu yasanın geçerli olmayacağına yönelik pek ipucu yok. 1971 yılında 4004 model numaralı işlemci üzerinde 2.250 transistör vardı. Bugün Pentium IV işlemcisi üzerinde 42.000.000 transistor yer almaktadır.

Metcalfe, Moore kadar meşhur değil. Ama 3Com şirketini söylediğimde hemen herkes için anlam kazanacaktır. Metcalfe yasası ‘Bir bilgi ağının değeri, katılımcılarının karesi oranında artmaktadır.’ der. 1993 yılında dünya çapında 2,5 milyon İnternet bilgisayarı oluşmuştu. Bu rakamla birlikte İnternet anlamlı oldu. Tarayıcı ve HTML teknolojilerinin icadı ile pek çoğumuza ulaştı. Bugün artık çocuklar İnternet’i kullanıyor. 1997 yılında 25 milyon İnternet bilgisayarı vardı, bugün sadece Google yaklaşık 8 milyar İnternet sitesi tanıyor ve tarayabiliyor.

George Gilder başka bir uzman. ‘Bant genişliği bilgi işlem gücüne göre üç kat daha hızlı ve kapsamlı gelişecektir.’ demiştir. 18 ayda bilgi işlem gücü Moore yasasına göre iki katına çıkıyor ise, iletişim bant genişliği yalnızca 6 ayda iki katına çıkacaktır. Bu yasanın da geçerliliğini devam ettireceğini görüyoruz ve özellikle kablolu ve kablosuz iletişim üzerinde etkisini sürdüreceğini görüyoruz.

Bu üç yasa, teknolojinin gelişimini doğrudan etkilemeye devam edecek. Teknoloji hızlanacak, genişleyecek, büyüyecek ve zenginleşecektir. Önümüzdeki uzun bir süre daha böyle devam edeceğinden emin olabilirsiniz.

Bu köşedeki bilgiler Gartner araştırmalarına ve verilerine dayanarak hazırlanmıştır.

Cam fanustaki hayat

Bugün itibariyle veri gizliliği ve mahremiyet konusu çok büyük bir önem kazanıyor. 1980’lerde mahremiyet hakkımızda toplanabilecek verileri kontrol etmek biçimindeydi. İstiklal caddesinde veya Kızılay’da anketörlerin sorularına cevap vermezseniz, isminizi söylemezseniz, sizin konuyla ilgili bilgileriniz toplanmamış olur. Ama bugün hangi İnternet sitelerine girdiğiniz, kimlerle kaç dakika telefonla konuştuğunuz, hesabınızda kaç paranın olduğu, kredi kartı ile nerelere ve nerelerde harcama yaptığınız, alenen ortada. Bu verilerin toplanmasına itiraz etme şansınız yok. Gartner analisti Richard Hunter’ın bu konu ile ilgili çok ilginç bir kitabı var: ‘Sırların olmadığı bir dünya’. Bu kitabında Richard Hunter, gelecekte veri toplama konusunun nasıl gelişeceğini, verilere sahip olmanın ne anlama geldiğini, kullananların bununla neler yapabileceğini ve hepimize düşen sorumlulukların ve görevlerin neler olduğunu anlatıyor.

Türkiye’de veri gizliliği ve mahremiyet konusu boşlukta. Bankaların bağlı sigorta şirketleri ile bilgilerini paylaşmaları ve birbirlerinin müşterilerine çapraz satış yapmaya çalışmaları, açıkçası benim hoşuma giden bir durum değil. Hakkımdaki takibatı ve veri toplama işini asgari seviyede tutmak için kredi kartı kullanımını minimize ettim. Gel gör ki, eşim bu kanaati benimle paylaşmıyor.

Veri toplama üzerindeki kontrolü kaybettik, ediyoruz. Bundan sonra mahremiyetimizi korumak için, verilerin kullanımı üzerinde etkili olmalıyız.

Bu verileri kimler kullanabilecek, kimler erişebilecek?

Bu verilere hangi koşullar altında ulaşılabilecek?

Ne amaçla bu veriler kullanılacak? Dolaysıyla hem yönetimin hem de kişilerin bu boyutlar çerçevesinde kontrol altına alınması şart.

Mahremiyet konusunda hepimiz daha duyarlı olmamız şart. Masanın her iki tarafında oturanlar için kesinlikle geçerli. Veriyi kullanan da etik ve yasal çerçevenin dışına çıkmamak konusunda duyarlı olmalı. Vatandaş olarak da hepimiz bu konuya gereken duyarlılığı ve ihtimamı göstermemiz lazım.

Gartner analistlerinden Nick Jones ise buna kısaca şöyle diyor: ‘Cam fanustaki hayata hoş geldiniz!’

Hepimiz üzerimize düşen görevi, yetkimiz, görevimiz, sorumluluğumuz, gücümüz ne olursa olsun, doğru, duyarlı ve etik bir biçimde yerine getirirsek, insanlık lehine çalışacak bir başarı olacaktır. Eğer tam tersi bir durum oluşursa, hepimiz için büyük bir tehdit anlamına gelecektir. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com