|
Tuncer Üney-TBV Projeler Koord. / tuney@hurriyet.c
YÖK yasasında yapılan değişikliklerle eğitim yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Konu güncelliğini yitirmeden görüşlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Bir sistem mühendisi bakışı getirmek istiyorum.
Türkiye’de eğitimin büyük sorunları var: Herkes eşit eğitim olanağına sahip değil. Birçok köyde okul yok. Birçoğunda tek öğretmenle 5 sınıf aynı anda okutuluyor. Sınıflar kalabalık. Okul yetersizliği nedeniyle bir kısmında sabah ve öğleden sonra olmak üzere çift öğrenim yapılıyor. Ders araç ve gereçleri yetersiz. Ders içeriklerinin hangi amaca hizmet ettiği tanımlanmamıştır. Sistem, ezbere dayalı, çocuklara belirli bilgileri zorla öğretmek üzerine kurulan bir eğitim düzenidir. Eğitim temelde parasızdır ama aileler okullara vermediği paraları dershanelere verir. Liseyi bitiren bir genç, üniversite sınavını kazanamadığında ne yapacağını bilemez. 11 yıl boyunca hayatta başarılı olabilecek becerileri kazanamamıştır. İşe almak için üniversite diploması istenir. Diplomalı işsizler çoğalmıştır. Gençler okudukları dalda iş bulamaz. Üniversiteler ciddi bir ön araştırmaya gerek duymadan bölümler açarlar. Ülkede ne kadar mühendise, doktora, hukukçuya ihtiyaç vardır bilinmez. Ara işgücü eğitimi de gereksinimleri karşılamaktan uzaktır. Genel olarak eğitimin niteliği yeterli değildir. Daha bir sürü sorun sayılabilir. Ama en temel sorun, bugünkü eğitim sisteminin, dönüşmeye çalıştığımız bilgi toplumunun, araştırmacı, yaratıcı, girişimci, yenilikçi, öğrenmeyi öğrenmiş bireylerini yetiştirmekten çok uzak oluşudur.
Önce bilişimde kullanılan bir yöntemi açıklamak istiyorum. Program yazarken, sistem tasarlarken iki yaklaşım vardır. Birincisi sıradüzen olarak en aşağıdan, en küçük birimden başlayıp sonra bu birimleri birleştirerek ana yapıyı ortaya çıkarmaktır. Buna aşağıdan yukarı yaklaşım denir. İkincisi bunun tersini yapmaktır. Önce sistem ve bunu oluşturan birimler genel çizgileriyle ortaya konur. Bunların işlevleri ve birbirleriyle ilişkileri belirlenir. Daha sonra aşağılara inilerek birimler ve onların ayrıntıları ele alınır. Buna da yukarıdan aşağıya yaklaşım denir. Konuya göre bu yaklaşımlardan birini benimseyerek yola koyulursunuz.
BASİTE İNDİRGEMEK İÇİN
Ben olaya çok yukarıdan, sanki uzay istasyonundan bakar gibi bakıp bir değerlendirme yapacağım. Yani yukarıdan aşağıya yöntemini benimseyerek genel çizgileri ile eğitimi bir sistem gibi ele alıp değerlendirmek istiyorum. Bu yaklaşım çoğu karmaşık konuları ayrıntılardan arındırarak basite indirger ve sorunu kolayca algılayıp çözmenize yardım eder.
Eğitim sisteminin üç temel bileşeni vardır.
1. Temel Eğitim: Bugünkü ilk, orta ve lise eğitimini kapsar. Süresi bunların toplamı kadar olması gerekmez. Tekrarlar ve gereksiz bilgiler ayıklandığında 1 veya 2 yıl daha kısa olabilir. Herkesin bu eğitimi alması zorunlu olmalıdır. Bundan sonra öğrenime devam etmek isteyenler aşağıdaki iki yoldan birini izleyerek eğitimlerini tamamlarlar.
2. Meslek Eğitimi: Bu iki yıllık süreçte her sektör için gerek duyulan meslek elemanları, ara işgücü yetiştirilir. Bu kişilerin istedikleri zaman üniversite öğrenimi görmeleri mümkün olmalıdır. Girecekleri bölüme bağlı olarak gerekli hazırlık dönemini başarıyla geçerlerse üniversite mezunu olabilmeliler.
3. Yüksek Öğrenim: Üniversitede okumak isteyenlerin izleyeceği yoldur. 4 yıl ve daha sonrası uzmanlık edinmek isteyenler içindir. Herkesin üniversite mezunu olması gerekmez.
Sistem çok basittir. Her bileşenin amaçlarını doğru ortaya koyup bunlar arasındaki ilişkileri belirleyerek sağlam bir eğitim sistemi oluşturulabilir. Genel yapıyı belirledikten sonra bileşenlerin ayrıntılarına inip gerekli tanımlamalar yapılabilir.
Eğitim dendiğinde yalnızca okula giden çocuklarımız akla gelmemelidir. Diğer bireylerin de bilişim okuryazarlığı, yeni meslekler edinme gibi eğitim gereksinmeleri vardır. Yaşam boyu öğrenme kavramı artık gündemdedir. Okulsuz, öğretmensiz öğrenmeyi bilmemiz ve her an yeni şeyler öğrenme ihtiyacımızı bu yolla karşılamamız gerekmektedir.
Eğitimin bu kadar temel sorunları varken YÖK yasasındaki değişikliklerin öncelikle ele alınmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Eğitimin sorunları böyle ucundan tutularak çözülemez. Bir eğitim reformuna gerek vardır. Bu hükümetten bunu beklerdim. |