|
Avrupa Bilim Haftası
Eğlenerek bilimi öğretmeye yönelik olarak, çalıştay, sergi, festival, video gösterisi vb. gibi etkinlikler aracılığıyla düşünmenin özendirilmesi ve bilimde yeni bakış açılarının oluşturulması amacıyla Avrupa Bilim Haftası düzenlendi. En basit gereçten en karmaşık uzay teknolojisine kadar, bilim ve teknolojinin yaşamı nasıl etkilediği görsel olarak sunulacak. Bu etkinlikte ayrıca; gelecekte bilim eğitiminin düzenlenmesi ve bilim politikalarının belirlenmesi açısından, ‘Keşfetme heyecanına ne oldu?’, ‘Bilimin değerini bilmeden yararlarını bir hak olarak kabul edebilir miyiz’ vb. gibi soruların yanıtları da aranacak. Etkinliklerin başlıkları:
Bilimin Büyüleyici Dünyası: Bu kapsamda; bilimin günlük yaşamdaki rolünün anlaşılması için laboratuvar çalışmaları, arazi gezileri, sergiler ve söyleşiler düzenlenecek, ayrıca internet aracılığıyla geniş kitleler video konferanslara ve forumlara davet edilecek. (web sitesi: hhtp://www.gap.uminho.pt).
Günlük Yaşamda Süperiletkenler: Yüksek sıcaklık süperiletkeneleriyle ilgili Avrupa’daki araştırmalar konusunda toplumun ilgisi arttırılacak ve süperiletkenlerin insan yaşamındaki öneminin anlaşılması sağlanacak. (http://www.supertech.bme.hu).
EUROBOT: Eğlence, Yüksek Teknoloji, Dostluk, Yaratıcılık, Eğitim ve Tutku Dolu Şaşırtıcı Bir Avrupa Etkinliği. Almanya, Çekoslovakya, Avusturya, Belçika, İspanya, Sırbistan, İsviçre ve Fransa’da düzenlenecek bu etkinlikler hakkında ayrıntılı bilgi: www.robotik.com. Birinci Avrupa Bilim Festivali: www.festivalscienza.it). Enerji ve Yarıiletkenler Konusunda Toplumu Bilgilendirme Amaçlı Web Açılımı: http:/informando.infm.it). Türkiye’nin Avrupa Bilim Haftasına Katkısı: Kısa adı SHIELD (Doğal Afetler Konusunda Eğitsel ve Bilimsel Bir SeyahatĞGünümüzde Başarılanlar, Tahmin, Önleme ve Zararların Azaltılmasıyla İlgili Geleceğe Yönelik Atılımlar ve Beklentiler) olan projedir.
Bu çerçevede; deprem, heyelan, taşkın, volkan ve kuraklık gibi doğal afetlerin tanıtımı, etkileri ve bunlardan kaynaklanacak zararların azaltılmasıyla ilgili konular üzerinde durulacak. 8-14 Kasım 2004 tarihleri arasında Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Sıhhiye Kampusu’nun konferans ve sergi salonlarında gerçekleştirilecek. Projeyle ilgili ayrıntılara ‘http://www.learn-hazards.org’ isimli web sitesinden ulaşılabilir.
Harvardlı profesörden konferans
Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Konuk Profesörü Dr. Andrew BERRY, 25 Mayıs 2004 Salı günü saat 18.30'da TÜBA İstanbul Ofisi (İTÜ Eski Maden Fakültesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Maçka - İstanbul) "Comparing Genomes : Why Humans are Just Very Large Mice?" konulu bir konferans verecek.
Dijital Fotoğraf Fuar ve Festivali
DijiFest 2004 Dijital Fotoğraf Fuar ve Festivali, 27-30 Mayıs'ta İstanbul'da Dolmabahçe Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Dört gün sürecek olan etkinlik, yerli ve yabancı fotoğraf sanatçılarının katılımıyla yapılacak forum ve seminerlerden dia ve kısa film gösterilerine, eğlenceli yarışmalardan özel konserlere kadar çeşitlenen aktiviteleriyle ve ikinci el alım-satım olanaklarıyla, ziyaretçilerine fuardan çok daha öte fırsatlar sunacak. DijiFest 2004, dijital fotoğraf makinesi kullanan veya bu teknolojiye ilgi duyan kişilerle, pazara çözüm sunan firmaları Türkiye’de ilk kez festival konsepti etrafında bir araya topladı.
Cinsel eğitim
Cinsellik alanında çalışan farklı disiplinlerden profesyoneller arasında eşgüdümü sağlamak, sağlık profesyonellerini cinsel tedaviler konusunda eğitmek, cinsel tedavilerin bilimsel standartlara ve etik kurallara uygun yapılmasını sağlamak ve toplumun cinsel eğitimine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Cinsel Eğitim,Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD), 24-26 Mayıs 2004 tarihinde İstanbul’da The Marmara Otel’de ‘Cinsellik ve Cinsel Tedaviler V. Ulusal Kongresi Ğ Cinselliğin Farklı Yüzleri’ni düzenleyecek. Kongrede "Cinsel sağlık, üreme sağlığı, cinsel haklar ve eğitim, Cinsel işlev, sorunlar ve tedavileri ve Cinsellikte disiplinler arası yaklaşım gibi cinselliğin farklı yüzlerine tartışılacak. Kongre düzenleme kurulunda Nesrin Yetkin, Şahika Yüksel, Arşaluys Kayır, Ayşen Bulut, Ayşegül Aksakal, Engin Eker bulunuyor. www.cetad2004.org
Dolap beygiri
Bilim, insanoğlunun en ‘hakiki’ uğraşlarından biri. Çünkü, büyük bir olasılıkla hasbelkader bulunduğumuz, yaşadığımız şu evrende, bize yol yordam gösteren ana kılavuz.
Yaşadığımız çevreyi, toprağı, yeri, gökyüzünü, uzayı, yıldızları, güneşleri, insanı, bitkiyi, börtü böceği, yeraltını, yerüstünü, depremi, fırtınayı, atmosferi, okyanusu, havayı, suyu, yiyeceği, içeceği, solumayı.. öğretiyor. Bu, doğruluğu kanıtlanmış ‘bilimsel bilgi’ sayesinde çevremizde, yeryüzünde güvenli yaşamaya çalışıyoruz.
Bu açıdan insan kedi gibi:
Pati’yi, mesela yeni bir eve getirdiğimde ilk yaptığı şey, derhal mevzi alıp ‘araziyi’ tanımaya çalışmak olur. Varoluşunun güvenliği için çevre koşullarını inceler, bilgi edinir:
Yere yayılır, tetiktedir; kulaklarını diker, gözlerini faltaşı gibi açar; burun delikleri iner kalkar; bakar, koklar..
Edindiği bu ilk güvenli bilgilerin kılavuzluğunda, yavaşça sürünerek, diğer bölgelere doğru harekete geçer. Dolap altlarına kadar burnunu uzatır, odadan odaya girer çıkar, bütün evi didikler; her yerin ‘temiz’ olduğuna kanaat getirdikten sonradır ki ancak belini doğrultur, dik yürümeye başlar, normale döner...
Biz biraz daha farklıyız kediden; hayvanlar dünyasında bayağı ayrıcalıklı bir yerimiz var.
Bizde merakın, öğrenmenin sonu yok. Her şeyi üstüste koyup biriktiriyoruz, bilgileri yeniden harmanlayıp yeni bilgiler ediniyoruz.
Öyle ki, bütün bu bilgiler, güvenli ve sağlam olsun diye, başlı başına bir bilimsel araştırma, düşünme, bilgi üretme sistemi oluşturduk. Milyonlarca insan bu sistem içinde çalışıyor.
Aslında ihtiyacımız olan ‘güvenlikli çevre’ sınırlarını çoktan aştık. Şu yeryüzünde biyolojik varlığımızı sürdürmeye yetecek kadar, hatta fazlasıyla bilgi sahibiyiz.
Herhalde, insanlığın en güçsüz, en zayıf yanı, ‘Yeter bu kadar bilgi!’ diyememesidir!
Çünkü, merak, öğrenmek ve yeni bilgi üretmek, varlığının sanki olmazsa olmaz özelliği, bir varoluş zorunluluğu gibi. Ayrıca yeni bilgiler için hep bir gerekçesi var. Meselá, ya yeryüzüne uzaydan bir devasa göktaşı çarparsa biz ne yaparız, acaba Ay’da Mars’ta falan yaşayabilir miyiz, diye düşünür.
Ve, bilim çarkını daha büyük bir korkuyla, merakla, hızla döndürüp durur...
Gelecek cumartesiye kadar sevgi ve dostlukla..
Editör |