Diyanet hutbede, İslam toplumunda sevgi, şükür ve kanaat gibi güzel duyguların bulunduğunu belirtirken, Müslüman’ın hayatında kin, haset gibi ahlaki zaafların bulunmadığını kaydedecek. Hutbede, "Dilimizdeki karşıllığı çekememezlik olans haset, insanları mutsuz ve huzursuz eden bu tür manevi hasatalklar arasında yer almaktadır" denilecek.
Kin ve hasetin önemli sosyal sorunlara yol açacağı ifade edilecek hutbede, İslam’ın bunları yasakladığına dikkat çekilecek. "Haset insanı rahatsız eden bir doygudur. Haset eden kişiler, ruhani enerjilerini boşa harcarlar. Bu yüzden de hayatta çoğu kere mutlu ve başarılı olamazlar" denilecek hutbede, gönlünde haset duygusuna yer veren insanın kendi huzurunu bozacağı ve günahkar olacağı belirtilecek.
Hutbe şöyle denilecek:
"Müminin elinden ve dilinden hiç kimse zarar görmez. O etrafına faydası dokunan bir kişiliğe sahip olup, hiç kimsenin iyilikte geri kalmasını istemez. Aksine o iyilikte yarışır, ileri gidenleri takdir eder ve onlara gıpta ile bakar. Bu tür güzel davranışları olan müminler haset duygusuna kapılmazlar. Çünkü onlar, hasedin ateşin odunu yakıp bitirdiği gibi, kulun işlemiş olduğu güzel amelleri yok edeceğinin bilincindedir. Allah’ın verdiği nimtlere şükretmek, kanaatkar olmak, nimetleri çalışarak elde etmek, toplumda bireyler arasında sevgi, şefkat ve dostluğun pekişmesini sağlamak gibi İslam ahlakının kazandırdığı güzel nitelikler sayesinde haset duygusu yok edilebilir."