|
MÜSİAD'da konuşan TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, "Aleyhimize açılacak davalara hazırız. Ama toplumun, iş dünyasının desteğini bekliyoruz" dedi.
TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, 38 şirketine el koydukları Erol Aksoy’un, ‘yüzde 500 faiz uygulayıp borcumu 1.6 milyar dolar yaptılar’ iddiasına sert yanıt verdi. Ertürk, ‘Yüzde 500 faizi kendinize uygulayıp, sonra paraları cebe attınız. Bu, toplumun sırtına yüklediğiniz yük’ dedi.
TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, yüzde 500 faiz uygulanarak borcunun 1.6 milyar dolara çıkarıldığını iddia eden eski İktisat Bankası’nın sahibi Erol Aksoy’a, ‘Yüzde 500 faiz sizin devletin sırtına yüklediğiniz yük’ karşılığını verdi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) toplantısına katılıp TMSF’nin çalışmalarını anlatan Ertürk, Avrupa-Amerika Holding ve 38 şirketine el koydukları Erol Aksoy gibi bazı bankacıların, Türk bankacılık sektöründeki sorunlara yol açan ‘mühendislik’ uyguladığını söyledi.
Geçmişte, sınırsız devlet güvencesinin sağladığı imkanı da kullanarak astronomik faizlerle mevduat toplayanların bunun bedelini topluma ödettiğini söyleyen Ertürk, bu konuda şunları söyledi:
YÜZDE 500’ÜN SIRRI:
Bir bankanın hakim ortağı kendisine yüzde 500 faiz niye uygular? Normalde bir açıklaması yoktur. Ama siz kendi kendinize uyguladığınız faizlerle bankanızı kárlı gösterirseniz, ilave sermaye yükümlülüğünden kurtuluyorsunuz ve aynı zamanda daha fazla mevduat toplama imkanını da garanti ediyorsunuz. Bunu yaparak hem cebinize para koyuyorsunuz, hem de yükümlülüklerinizden kurtuluyorsunuz. İşte bu 500’ün sırrı burda. Daha fazla mevduat toplayarak toplumun sırtına yük bindirmenin bir mekanizması. Bugün aynı kişiler karşımıza geçip ‘yüzde 500 faizle bizi yıkıyorsunuz’ diyorlar. Halbuki biz yapmadık bunu. Biz alacaklarımızı tahsile çalışırken, geçmişin o çılgınca faizini elimine ediyoruz. Hiçbir zaman o çılgın faizleri yükleyerek alacak talebinde bulunmuyoruz.
TOPLUM NİYE ÖDESİN:
Bankacılık alanında yaşanan trajik gelişmelere, şimdi bir de komedi unsuru eklendi. Bunun bir sahnesini yaşadık. Birileri çıkıp diyor ki ’açık pozisyon dolayısıyla ben zarar ettim’. Peki senin açık pozisyonun dolayısıyla, yani bir kişisel, kurumsal tercih yaparak risk alarak uğradığın zararı niye toplum ödesin? Elbette sen ödeyeceksin bunu. Riski sen aldın çünkü. Eğer sen hesapsız risk aldıysan, bankanı batıracak kadar risk aldıysan bunun bedelini niye toplum ödesin?
FİNANSAL MÜHENDİSLİK:
Muhtemelen kafanız karışmıştır, biz 1 milyar 600 milyon dolar diyoruz, başkası 200 milyon dolar diyor. Bunu da hiçbir finansal mühendis çözemez. Ama burada kimse ile polemik yapmak, kimseye cevap vermek gibi bir misyonum yok, sadece şunu söylemek istiyorum; Türkiye’de bankacılık sistemini bu duruma getirmek gerçekten çok ciddi bir mühendislik emeğinin ürünü olsa gerek. Bankacılık sisteminin 2000-2001 yıllarında neredeyse yüzde 25’ini çöküntüye uğratacak duruma getirmek, gerçekten çok mahirane bir iş olsa gerek. Biz bu finansal mühendisliği nasıl tersine döndürüp, nasıl Türkiye’nin menfaatine, kaybolan paraları, uçup giden paraları nasıl geri getireceğimizin çabasını sergiliyoruz ve bu da gerçekten ciddi bir finansal mühendislik gerektiriyor.
Masa, kasa dışında ne bıraktın Erol Bey
EROL Aksoy’un ‘Masa, kasa, şarapla borç ödenmez’ sözünün hatırlatılması üzerine Ahmet Ertürk, ‘Şimdi bunu biz soruyoruz, masa-kasa dışında geriye ne kaldı, ne bıraktın, diğerlerine ne oldu? Bunun hesabını soruyoruz ve cevabını vermek onlara düşüyor’ diye konuştu. Aksoy’a ait el konulan değerli tablolara ilişkin soru üzerine de Ertürk, bu tabloların emniyetli yerde muhafaza edildiğini ve müzayede ile satışa çıkarılacağını açıkladı
Keyiften değil mecburen porno yayıncısı olduk
SON operasyonla CİNE5’inde TMSF’ye tümüyle geçtiği hatırlatılıp, ‘Bundan sonra kırmızılı noktalı filmleri devlet mi gösterecek’ sorusu yöneltilen Ertürk, yönetimini aldıkları şirketler hakkında şöyle konuştu:
Bu operasyonlar mecburiyetten yapıldı, TMSF’nin hiçbir şekilde medya şirketi sahibi olmak istemiyor. Arzumuz, en kısa zamanda medya şirketlerinden kurtulmak. Medya sahibi olmak gibi görünmenin riskleri var. Kırmızı nokta yayıncısı durumuna düşmek de öyle.
‘Devlet parasıyla güzellik yarışması, porno, erotizm yapılıyor’ deniliyor. Devletin parası burada yok, çünkü bizim yönetimimizdeki hiçbir şerkete fon aktarmamız mümkün değil. Bu şirketler kendi imkanlarıyla dönebiliyorlarsa döndürüyor, dönemiyorsa döndürecek şirketlere satmayı düşünüyoruz.
Star’ı ayakta tutmanın size, bize, topluma faydası var. Aksi halde oraya kimse para vermez, faturasını sizler, bizler öderiz. Radyoyu, gazeteyi, televizyonu iyi yönetmek, canlı tutmak gibi gayretimiz var. Çünkü medya organları çalıştığı sürece para ederler.
‘Niye Star’ın borcunu üstlendiniz’ diye soruyorlar. Kamunun kaybolmuş yitip gitmiş, uçup gitmiş paralarının peşindeyiz. O konuda önümüze kim çıkarsa, kim bize engel olmaya çalışırsa onları da aşacak kararlılığa sahibiz. RTÜK ile anlaşma yaparak kendi sorununu TMSF üzerinden çözmeye çalışanlar var. Buna izin vermeyiz.
Önce Star’ı, sonra Telsim’i satabiliriz
Ahmet Ertürk, Uzan Grubu şirketlerinin satışı konusunda şunları anlattı:
Star için danışman firmayı seçtik. TSKB çalışmalara başladı. Bir ay süre verdik. Aldığımız teklifler, gördüğümüz ilgi bir ayda işi bitirebileceğimiz konusunda bize cesaret veriyor. Son operasyonla yönetimi bize geçen medya kuruluşlarını bir aydan önce satarız.
İlk etapta, medya şirketlerini elden çıkarmak istiyoruz. Telsim ve diğer çimento grubuyla ilgili danışman firma çalışmaları bitiriliyor. Bu yıl sonu, 6 ay içinde bütün o grupları hem hukuki, hem finansal olarak bize en iyi getiriyi sağlayacak, alacağımızı en yüksek meblağda tahsil etmemizi sağlayacak şekilde satmaya kararlıyız.
Operasyon yaptıkça önümüz de açılıyor
Ahmet Ertürk, borçlu gruplara yönelik her operasyonun tıkanan diğer görüşmelerin önünü açtığını söyledi. Bu son operasyon ile 5020 sayılı yasanın sadece belli bir gruba yönelik çıkarılmadığının da anlaşıldığını söyleyen Ertürk, ‘Biz kararlılığımızı gösteriyoruz, onlardan da bunu anladıklarının işaretini çok çabuk alıyoruz’ dedi. 5020 sayılı yasa için ‘sihirli rakam’ diyen Ertürk, sözlerine şöyle devam etti: ‘Biz sadece emanetçiyiz, ekstradan atraksiyon yapmıyoruz. Elimize yasal imkanlar verilmiş, ortada ödenmeyen bir borç var. Bu ikisi bir arada duramaz. Son yaptığımız işlem, bundan sonra yapacağımız işlemler gösterdi ki, gösteriyor ki, gösterecek ki bu 5020 sayılı yasa sadece bir gruba, bir aileye, bir bankaya özgü bir yasa değil. Her bir operasyon bizim tıkanmış olan müzakereleri yoluna sokuyor. Her bir işlem, uygulama önümüzü açıyor.’
Tehdit ediliyoruz bize sahip çıkın
TMSF’nin 10-15 yıllık dönemde 5-5.5 milyar dolarlık alacak tahsilatı hedefi bulunduğunu hatırlatan Ahmet Ertürk, ‘Bütün hedefimiz bu rakamı yukarı çıkarmak’ dedi. Ertürk, sözlerine şöyle devam etti:
‘Sağlanan olanaklara rağmen bunu yaparken, bazıları tehdit boyutuna varan sıkıntılarla karşı karşıyayız. Tazminat davaları, ceza davaları açılacaktır, bunlara hazırız. Ama toplumun, iş dünyasının bize sahip çıkmasını, desteklemesini bekliyoruz. Bir kamu görevi yapıyoruz. Ama Don Kişot görevi üstlenmek gerekirse o rolü de üstleniriz.’
Fon bankasına borcu olana kolaylık
TMSF bünyesine alınan bankalara bireysel kredi ya da kredi kartı borcunu defaten ödemek isteyen borçluya, birikmiş faizin yüzde 60’ını silme imkanı getirdiklerini belirten Ahmet Ertürk, yeni uygulamayla bireysel kredi dışındaki krediler için de ödeme kolaylığı sağladıklarını açıkladı. Peşin ödeme durumunda, borcun yüzde 50’si silinecek. Taksitlendirmede ise asgari yüzde 20 peşinat alınarak, kalan tutar yüzde 30 faizle 24 takside bölünecek. |