Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türkiye gibi nüfusunun büyük bir kısmı müslüman olan ülkelerin Türkiye örneğinden yola çıkarak demokratikleşmesini düşünmenin yanıltıcı olabileceğini kaydetti. Başbuğ, demokrasi için itici unsurun laiklik olduğunu vurguladı.
Orgneral Başbuğ, İstanbul Harp Akademileri Komutanlığı’nda düzenlenen "Türkiye, NATO ve Avrupa Birliği Perspektifinden Kriz Bölgelerinin İncelenmesi ve Türkiye’nin Güvenliğine Etkileri" konulu sempozyumun açış konuşmasında laiklik vurgusu yaptı.
"LAİKLİK TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMEL TAŞIDIR"
Orgeneral Başbuğ konuşmasının önemli bir bölümünü ayırdığı laiklik konusunda Türkiye’ye yönelik olarak dile getirilen "İslam Cumhuriyeti" yakıştırmalarına üzeri kapalı yanıt verdi. Başbuğ, şöyle devam etti:
"Türkiye laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devletidir. Nüfusunun yüzde 99’a yakını bir kısmı müslümandır. Türkiye’den hareketle nüfusunun büyük bir bölümü müslüman olan ülkelerin kolaylıkla demokratik bir yapıya dönüşebileceği konusunu çıkartmak yanıltıcı olabilir. Dikkatten kaçırılan husus laikliğin Türk demokrasisinin gelişmesinde ana itici güç oluşudur. Bu oluşumda laikliğin Türkiye’de geçirdiği tarihsel süreç de göz ardı edilmemelidir. Laiklik sürecini yaşamayan bu deneyime sahip olamayan ülkelere demokratik bir yapıya kolaylıkla ulaşılabileceğini söylemek bir iddiadan ileriyle geçemeyebilir."
Orgeneral Başbuğ, laiklik konusuyla ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarında yer alan ifadelere de dikkat çekti. Orgeneral Başbuğ, Anayasa Mahkemesi’nin bir kararındaki "Demokrasi her şeyden önce laikliğe dayanır. Demokrasinin iki önemli unsuru özgürlük ve eşitliktir. Bu unsunların gerçekleşmesi ancak dini zorlamaların olmadığı laik toplumlarda mümkündür" cümlesini okuyarak, "Görüldüğü üzere laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'ni oluşturan tüm değerlerin temel taşıdır" dedi.
BOP’A KUŞKULU YAKLAŞIM
Konuşmasında ABD’nin "Büyük Ortadoğu Projesi"ne de değinen Orgeneral Başbuğ, İsrail-Filistin, Irak ve Afganistan’ın geleceğiyle ilgili gelişmelerin bu inisiyatifin ana konularını oluşturduğunu belirtti.
Proje için iki temel neden olduğunu kaydeden Orgeneral Başbuğ, bunların "terörizmi yaratan sebeplerin ortadan kaldırılması" ve "bölgedeki enerji kaynaklarının güvenliğinin sağlanması" olduğunu vurguladı.
Orgeneral Başbuğ, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin nüfusunun yaklaşık yüzde 68’nin 30 yaşın altında olduğuna dikkat çekerek, bu kesimin iş olanakları, iyi eğitim ve sosyal şartların birleştirilmesini istediğini kaydetti.
Orgeneral Başbuğ, petrol gelirlerindeki azalma ve yönetim hataları sonucu bu yüzde 68’lik nüfusun istek ve beklentilerinin karşılanmaması durumunda bölgede sosyal patlamaların olabileceği ve terörizme daha büyük boyutlarda uygun zemin ve koşullar yaratabileceği tehlikesine dikkat çekti.
Bu sonuca karşı tedbir almanın ilk önce bölgedeki ülkelerin kendi sorumluluğu olduğunu söyleyen Orgeneral Başbuğ, "ABD, Avrupa ülkeleri ve Japonya’nın da bu ülkelere yardımcı olmak gibi bir yükümlülüğü vardır. Dolayısıyla ismine ne denirse denilsin bu inisiyatif bir ülke veya topluluğa mal edilemez" dedi.
Orgeneral Başbuğ, söz konusu bölgeye özel ilgi gösterilmesinin gerekli olduğunu kaydederken, Orta Asya’nın önem derecesini artırma düşüncesine de dikkat çekti.
SAVUNMA İHALELERİNE AÇIKLAMA
Orgeneral Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ayrılan 2004 yılı savunma bütçesinin Gayri Safi Milli Hasıla’ya (GSMH) oranının yüzde 2.4, devlet bütçesine oranının ise yüzde 6.6 olduğunu anımsattı.
Orgeneral Başbuğ, 14 Mayıs’ta yapılan Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısındaki alınan kararın "kaynakları en etkin kullanma istikametinde" olduğunu kaydetti. Orgeneral Başbuğ, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin söz konusu ihtiyaçları devam etmektedir" ifadesine yer verdi.
AB’YE DESTEK MESAJI
Orgeneral Başbuğ, TSK’nın AB’ye karşı olduğu yönündeki eleştirilere de yanıt verdi. TSK’nın, Cumhuriyet tarihinde her zaman çağdaşlığın ve ilericiliğin simgesi olduğunu dikkat çeken Orgeneral Başbuğ, "Türk Silahlı Kuvvetleri için AB üyeliği, Atatürk’ün amaçladığı ’çağdaş uygarlık düzeyine’ varma doğrultusunda önemli bir toplumsal iradeyi gerçekleştirme aracı anlamını taşımaktadır" dedi. Orgeneral Başbuğ, "Türk Silahlı Kuvvetleri bu süreçte ülkemizin önünü açıca ve yapıcı katkı sağlamak amacıyla gerekli özeni göstermektedir. Her kurum ve kuruluştan da aynı özenin gösterilmesi beklenmektedir" diye konuştu.
KIBRIS İÇİN TARAFLARA ÇAĞRI
Kıbrıs’ın stratejik öneminin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki gelişmeler çevresinde daha da arttığını belirten Orgeneral Başbuğ, "Kıbrıs’ın Türkiye’nin güvenliğiyle ilişkisi, Türkiye’ye olan mesafesi ile açıklanacak kadar yüzeysel değil. Daha çok Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızın korunmasıyla bağlantılıdır" dedi.
24 Nisan’da yapılan referandumla Kıbrıs sorunundaki çözümsüzlüğün nedeninin Türk tarafı olmadığının ortaya çıktığına dikkat çeken Orgeneral Başbuğ, "Gelinen bu aşamadan sonra Kıbrıs sorunu Türkiye’nin AB üyeliği perspektifi önünde bir engel olarak gösterilmemelidir" dedi.
Başbuğ, beklentilerinin ilgili tarafların Kıbrıs Türk halkını rahatlatacak düzenlemeleri uygulama yönünde gayret göstermeleri olduğunu kaydetti.
"EGE’DE TÜM SORUNLAR BİR ARADA ELE ALINMALI"
Konuşmasında Ege sorununa da değinen Orgeneral Başbuğ, "Uluslararası deniz ve hava sahalarının kullanılması, güvenlik gereksinimleri, ulaşım ve doğal zenginlikler bakımından Türkiye’nin Ege’deki hukuki yaşamsal çıkarlarından taviz vermesi mümkün değildir" dedi.
Kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasının Türkiye ve Yunanistan arasında Ege’ye ilişkin tüm sorunların adil ve her iki ülke tarafından kabul edilir şekilde çözülmesinden geçtiğini bildiren Orgeneral Başbuğ, "Tüm sorunların bir arada ele alınıp çözülmesi uygun bir yaklaşım olarak görülmektedir" dedi.
Orgeneral Başbuğ, Türkiye’nin AB müktesebatı çerçevesinde Yunanistan ile birlikte Ege sorunlarını çözmesi ya da çözülemeyen sorunları arasında Uluslararası Adalet Divanı’nın da bulunduğu çözüm yollarına sunmayı kabul etmesi gerektiğini kaydetti.
Orgeneral Başbuğ, bu sorunları çözmenin tam üyelik müzakerelerinin başlaması için şart olmadığını ancak üyelik müzakerelerinin tamamlanmasından önce sorunların çözüme ulaşması gerektiğini ifade etti.
ABD’YE PKK’YA SİTEMİ
Orgeneral Başbuğ, PKK adını telaffuz etmeden "bölücü terör örgütünün silahlı unsurlarının Irak’ın kuzeyindeki varlığının devam ettiğini" belirtti.
Orgeneral Başbuğ, "Bölücü terör örgütünün, Irak’ın kuzeyinde bulunan unsurlarının varlığı devam ettiği müddetçe bölgede bulunan TSK unsurlarının bulundukları bölgelerde kalmaları Türkiye’nin güvenlik gereksinimidir. ABD’nin terörle mücadele kapsamında bugüne kadar bu terörist unsurlara karşı aktif ve görülebilir bir faaliyette bulunmadığı da gözlenmektedir" diye konuştu.