24/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Seyahat
24.05.2004
Ayşe ARMAN
Yarım ve eksik kalmak istiyorsanız Da Vinci Şifresi’ni okumayın
  
aarman@hurriyet.com.tr
 

Düşünebiliyor musunuz?

7.5 milyon adet sattı. Tamı tamına 40 dile çevrildi. Şaka gibi yani. 27 hafta boyunca New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer aldı. Yarım yıl boyunca...

O ha ki ne o ha!

Da Vinci Şifresi’nden söz ediyorum. Dan Brown denilen yeni sihirbaz yazarın kitabından söz ediyorum. Ne zaman bir şeye bu kadar rağbet edilse, içimi bir sıkıntı alır.

‘Şimdi eksik kalmamak için okumak gerekecek!’

Herkesin ölüp bittiği bir şeyi de okumak istemem.

Ama...

Bu da sersemlik yani.

Milyonlarca insan okuyup beğenmişse, bir sebebi olması lazım değil mi? Neyse onları baştan çıkaran şey, bilmek isterim.

Bir Dubai-İstanbul hattı arasında (seyahatle bağlantımız bu cümleyle kurulmuş oldu farkındaysanız!) okumaya başladım.

Ve... ve... ve...

Haklılarmış, elimden bırakamadım.

Ve adama şapka çıkardım.

Hazreti İsa ölmedi... Maria Magdelena’yla evlendi... Çoluk çocuğa karıştı... Fransa’ya göç ettiler... Marsilya’da Yahudiler arasında yaşadılar...

Yani Isa’nın soyu devam ediyor.

Da Vinci Şifresi’nde de onun soyundan biriyle tanışıyoruz.

Sizce de çarpıcı değil mi?

Diyeceğim o ki, eğer okumadıysanız bu kitabı, gerçekten acayip büyük bir kayıp.

İlla kendinize bir seyahat icat etmeniz de gerekmiyor. Ben geç kalmış bir Dan Brown manyağı olarak, şimdi bir önceki kitabı Melekler ve Şeytanlar’ı okuyorum.

Size de Dan Brown’suz kalmayın diyorum.

Tabii bu öyle bir şey ki, adı merak olan duygudan söz ediyorum, internete giriyorsun, adam hakkında bilmediğin ne varsa öğrenmek istiyorsun. Kendi sitesinde okurlarının ona sorduğu sorulara rastladım. Benim ilgimi çekti. Sizin de ilginizi çeker diye düşündüm. Çeksin lütfen. Sevgiler, saygılar...

HAMİŞ: Bu yazıyı yazacağım için mi bu fotoğraflar çekildi, yoksa fotoğraflar olduğu için mi bu yazıyı yazdım, beynime silah dayasanız söylemem! Neyse, Mehmet Werner’e bu fotoğrafları çektiği için teşekkürü borç bilirim.

MİNİ BİR DAN BROWN RÖPORTAJI

Siz bir hıristiyan mısınız?

- Evet. Ama kendimi pek çok dinin öğrencisi olarak kabul ediyorum. Benim için ruhani arayış ömür boyu sürecektir.

Kitabın başarısına şaşırdınız mı?

- Şaşırmak ne kelime? Başarı bekliyordum ama böyle bir şeyi hayal bile etmiyordum. Bana ilginç gelen tema ve karakterler üzerinde çalıştım. Meğer milyonlarca insanın ilgisini çekiyormuş. Benim ortaya attığım teori yüzyıllardır fısıldanan bir teori. Ben yaratmadım yani. Ben icat etmedim. Ama şurası doğru: Bu teori, ilk defa popüler bir gerilim romanıyla büyük kitlelerle buluştu. Yeni olan tek tarafı bu.

Kadınları güçlendiren bir kitap Da Vinci Şifresi. Bu konudaki yorumunuz ne?

- İki bin yıl önce bizler tanrıların ve tanrıçaların olduğu bir dünyada yaşıyorduk. Şimdi sadece tanrılar var. Bir dolu kültürde, kadınların ruhani gücü ellerinden alındı. Roman bu kaymanın nasıl ve neden meydana geldiğine de değiniyor. Pekala, gelecek açısından dersler de çıkarabiliriz.

İlk ne zaman aklınıza geldi bu romanı yazmak?

- İspanya’da Sanat Tarihi okurken Da Vinci’nin resimleriyle tanıştım. Büyülendim. İşte o zaman...

Sizin gizli dernek takıntınız filan mı var?

- Evet var. Vatikan, Opus Dei ve Mason Locaları her zaman ilgimi çekmiştir.

Evli İsa fikri, onun tanrısallığını ortadan kaldırmıyor mu?

- Ben bu görüşe katılmıyorum. Roman bir tehdit içermiyor. Aksine pek çok din adamının da söylediği gibi, rahiplerle din konusunda tartışmak isteyenler, bu konulara ilgi duyanlar artıyor.

Siz bir komplo teorisyeni misiniz?

- Şüpheciyim demeyi tercih ederim. Benim komplo teorileriyle işim yok. Öbür dünyadan gelenler ya da Bermuda Şeytan Üçgeni gibi şeylere hiç rağbet etmem. İlgimi bile çekmez. Ama Da Vinci Şifresi’nde anlattıklarım bunlardan farklı. Dahası anlattıklarım belgelenmiştir.

En sevdiğiniz yazarlar?

- Tasvirleriyle Steinbeck. Kurgusuyla Robert Ludlum. Ve kelime oyunlarıyla Shakespeare.

Tuhaf bir takım ritüellere sahip olduğunuz söyleniyor. Etrafta böyle dedikodular dolaşıyor. Doğru mu?

- Sabahları çok erken yazarım. Eğer bu bir tuhaflıksa. Galiba bir tuhaflık. Çünkü sabaha karşı 4’te masamın başında yazıyor olmak isterim. Sonra masamda antik bir kum saati durur. O bana sanki fikirlerimin akışında yardımcı olur. Var böyle tuhaflıklarım.

Yeni bir kitap projesi üzerinde çalışıyor musunuz?

- Evet. Robert Langdom’un maceraları devam edecek. Hem de Da Vinci Şifresi’nin bittiği yerden. Langdom’un yeni öyküsünün anlatıldığı roman, 2005 yazında piyasada olacak.


Ayşe ARMAN
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Evy Lady mi Kanlı Nigar mı?
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Irak’taki kaos Türkiye’ye sıçrar!
 
    Doğan HIZLAN
  Tünel’de 50 yıllık bir müzik evi
 
    Ercan KUMCU
  Enflasyonla mücadelede engeller
 
    Erdal SAĞLAM
  Prens Andrew: Reformlarda cesur olun
 
    Erkan ÇELEBİ
  Bu kez hesapları banka müdürü boşalttı
 
    Fatih ALTAYLI
  Çiçek: Hizbullah fotoğraflarını kimse unutmasın
 
    Ferai TINÇ
  Kadınlar pes etmedi
 
    Nurten ERK
  Güçbirliği yapmazsak döve döve yaptırırlar
 
    Tufan TÜRENÇ
  Bizim meslekte rüzgár yelken meselesi
 
    Özdemir İNCE
  “Sendika istediler kapı dışarı edildiler!”
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  Tayyip Bey TOBB’un yeni Demirel’i olur mu
 
    Yener SÜSOY
  Casper’ın arkasında Rizeli Yalçın’la Antepli Altan var
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Ruslar üşüdükçe Türkiye’ye gelecek
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com