24/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Yazarlar
24.05.2004
Doğan HIZLAN
Tünel’de 50 yıllık bir müzik evi
  
dhizlan@hurriyet.com.tr
 

TÜNEL’den Yüksek Kaldırım’a inerken sağda aradığınız CD ya da kasetten daha fazlasını gördüğünüz vitrinin çağrısına dayanamayıp içeri girersiniz.

Güleryüzlü biri sizi karşılar, o Hakan Atala’dır. Ne istediğinizi sormaz, siz de evinizdeymişsiniz gibi çekmeceleri çeker, CD’leri karıştırır, ezgilerin dünyasına dalarsınız.

İşte orası Lále Plak’tır. Şimdi 50. yılını kutluyor. Benim müzik merakımın, tutkumun da, yarım yüzyıllık sığınaklarından biri.

Evet ben o dükkánın eski ziyaretçilerindenim. Sahibinin Sesi marka kara plakların satıldığı günlerden beri.

Nasıldı o zamanlar Tünel?

Sait Faik Abasıyanık, Tünel’deki müzik mağazalarını şöyle tasvir eder:

Sair günler bir adım atarsanız Münir Nurettin, öteki adımınızda Tino Rossi, bir adım daha atmayın sakın! Hareket etmeyin! Yoksa hemen Safiye Ayla Hanım’la Bay Bing Crosby kulağınıza bağıracaklardır.

Babası İbrahim Atala’yı dükkándaki fotoğraftan tanıdım, plakçılarımdan biri de oydu, hemen karşısındaki Rozental mağazasına da uğrardım.

Şimdi hangi kara plakları ondan aldığımı anımsayabilecek miyim?

Kütüphanemde duran büyük boy 78’lik. Eski logosuyla Deutsche Gramophone. Beethoven’ın Ay Işığı Sonatı’nı piyanist Wilhelm Kempf çalıyor.

İbrahim Atala’yı da tezgáhın başında, herkese bilgi vermekten yüksünmeyen zarif biri olarak anımsıyorum.

* * *

CUMARTESİ sabahı dükkána uğradığımda, Hakan Atala ‘Bunu dinlediniz mi’, diyerek bana bir CD uzattı.

Cantemir-Music in İstanbul and Ottoman Europe around 1700

İhsan Özgen
ve Linda Burman Hall çalıyor.

Dinlememiştim.

Emel Armutçu’nun Hakan Atala ile yaptığı röportajı (Hürriyet Pazar, 23 Mayıs 2004) okurken, bir bölüm dikkatimi çekti.

Bakın ne demiş:

Bugün müşteri portföyünün yarısı referansla gelenden oluşuyor. Nereden başlayayım, şimdi nereden devam edeyim, diye gelenler yüzde otuzu geçiyor.

Konuşmada belirtildiği gibi, bir tür müzik danışmanlığı.

Ben alışveriş ettiğim mağazaların sahiplerini seçerim. Onlarla sattıkları konusunda sohbet etmeliyim, karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmalıyım. Müzikten anlamayan bir plakçı, kalem konusunda zevki olmayan bir kırtasiyeci canımı sıkar!

Şimdi çoğu yere gidip de bir CD sorduğumda, bilgisayara bir bakalım yanıtını alıyorum.

Bilgisayara ben de bakarım, ben kendisinden bilgi istiyorum. Danışmanlık hizmeti.

İşte Lále Plak’ta bu var.

* * *

BİR müzik evinin 50 yılı.

Ancak tutkuyla yaşar böyle yerler.

Nice 50 yıllara, güzel sesler eşliğinde.


Doğan HIZLAN
Tüm yazıları
    Ali Atıf BİR
  Evy Lady mi Kanlı Nigar mı?
 
    Ayşe ARMAN
  Kapımdaki güller
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  Irak’taki kaos Türkiye’ye sıçrar!
 
    Ercan KUMCU
  Enflasyonla mücadelede engeller
 
    Erdal SAĞLAM
  Prens Andrew: Reformlarda cesur olun
 
    Erkan ÇELEBİ
  Bu kez hesapları banka müdürü boşalttı
 
    Fatih ALTAYLI
  Çiçek: Hizbullah fotoğraflarını kimse unutmasın
 
    Ferai TINÇ
  Kadınlar pes etmedi
 
    Nurten ERK
  Güçbirliği yapmazsak döve döve yaptırırlar
 
    Tufan TÜRENÇ
  Bizim meslekte rüzgár yelken meselesi
 
    Özdemir İNCE
  “Sendika istediler kapı dışarı edildiler!”
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
    Vahap MUNYAR
  Tayyip Bey TOBB’un yeni Demirel’i olur mu
 
    Yener SÜSOY
  Casper’ın arkasında Rizeli Yalçın’la Antepli Altan var
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Ruslar üşüdükçe Türkiye’ye gelecek
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com