Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin (TMOK) işbirliği ile İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen Sporda Kalite Sempozyumu başladı. Sempozyomun sabah bölümünde, konuşan UEFA 1. Başkan Yardımcısı Şenes Erzik, Avrupa'daki futbol kulüplerini belirli bir standarta ulaşmak için UEFA'nın çalışmalar yaptığını ifade ederek, ”Bu kulüplere kurumsal iletişimin önemini anlattık. Düzgün ve kaynağı güvenilir yatırımlara güven vermenin gerektiğini düşündük ve tüm faaliyetlerinin denetlenmesini istedik. UEFA Kriterleri Projesi birkaç kez ertelendi. Ancak, 2004-05 sezonundan itibaren UEFA kriterlerinin uygulanması lisans alan 52 ülkede uygulanacak” dedi.
UEFA kriterlerinin uygulanacağını, ancak bunun yanında etik ve fair play uygulamalarının çok önem taşıdığını anlatan Erzik, “Biz istediğimiz kadar disiplin uygulamalarını getirelim, etik ve fair play anlayışının vurgulanmadığı ortamlar olursa, burada federasyonların, UEFA'nın ve kulüplerin işi zor. Bana göre, etik değerlere kıymet veren, fair play anlayışıyla yürümesi gereken ve futbolda kalite anlayışını ortaya koyan proje, UEFA Kriterleri Projesi'dir” diye konuştu.
Şenes Erzik, konuşmacı olarak katılan UEFA Hukuk Hizmetleri Yöneticisi Marcel Benz'i de överek, kendisinin UEFA Kriterleri Projesi'nin babası olduğunu vurguladı.
BENZ: PROJE KALİTEYİ HEDEFLİYOR
UEFA'nın projelendirdiği lisans sistemi konusunda bilgi veren UEFA Hukuk Hizmetleri Yöneticisi Marcel Benz ise futbolun saha içi ve saha dışı unsurlarının bulunduğunu, bu nedenle kalitenin artırılması gerektiğini ifade ederek, “Lisans sisteminden 52 Avrupa ülkesi yararlanacak. Ancak bu projeyle şu anda her sorunu çözmemiz mümkün değil. UEFA bu projeyle Avrupa'da kaliteyi yerleştirmeyi amaçlıyor. Uygulamaya başladığımız ilk dönemde bazı standartları yakaladık. Ama henüz istenilen noktaya gelmedik. Bu projeyle gelecekte çok başarılı olmak istiyoruz” diye konuştu.
Marcel Benz, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Murat Özaydınlı'nın ”Türkiye'de kulüpler transferleri yayın gelirlerine göre yapabiliyor. Ancak sezon başından düşünülen yayın gelirleri sezon ortasında yarıya düşebiliyor. Bu konuda UEFA'nın bir uygulaması var mı'?” sorusunu ”Bu UEFA'nın ilgileneceği bir konu değil. Bu sorun dahili bir konudur. Kulüplerle Futbol Federasyonu birlikte çözebilir” şeklinde yanıtladı.
Bu arada Benz, şike konusundaki soruyu da ulusal liglerin kendi içinde çözebileceğini ifade etti. Benz, “Türk kulüpleri zaman zaman yabancı oyuncularla sorunlar yaşayabiliyor. Bu nedenle kulüplerin lisans alma konusunda sıkıntı yaşaması söz konusu mu?” sorusunu “Bu konuda kulüplerin lisans alma sorunu şu aşamada olmayacaktır. Ancak yaşanan sorunla ilgili karar alındığında bu gelecek sezonu etkileyebilecektir” diye yanıtladı.
ATALAY: HERKES İŞİNİ İYİ YAPACAK
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, genel olarak kaliteyi arttırmak için herkesin kendi görevini eksiksiz yapması gerektiğini söyledi. Konuşmasında dert yanan Atalay, “Türkiye'de maalesef bu olmuyor. Herkes yere ve zamana göre hareket ediyor. Kaliteyi yakalamaya dünyanın ihtiyacı var, ama Türkiye'nin daha fazla ihtiyacı var. Herkes kendi görevini eksiksiz yaparsa kalite kendiliğinden gelir” dedi.
Mehmet Atalay, İsviçre'nin 8 IOC üyesi olduğunu, ancak Türkiye'nin Sinan Erdem'den sonra bir IOC üyesinin olmadığını dile getirerek, ”IOC üyeleri çoğunlukla uluslararası spor federasyonlarının başkanlarıydı. Ancak, bizim federasyon başkanlarımızın çoğu bu uluslararası federasyonlarda görev almadığı için etki yapamadı” diye konuştu.
BAYATLI: 2012'Yİ ALSAYDIK 2010'DE AB'YE GİRMİŞTİK
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Togay Bayatlı, 2012 yılında düzenlenecek olimpiyat oyunlarını İstanbul'da yapamamanın kendileri için üzücü olduğunu belirterek, “2012'deki olimpiyat oyunlarını İstanbul'da düzenleme hakkını elde etseydik, 2010 yılında da Avrupa Birliği'ne girebilirdik” dedi.