|
Doğan SATMIŞ
Türkçe sözcükler
YAZARLARINIZ arasında İngilizce hastalığı başladı. Bu hastalık, güzelim Türkçemizi çorbaya çeviriyor. Bugüne kadar sorduğum diğer yazarlardan doyurucu bir cevap alamadım. Belki siz verirsiniz. Bunun ne gereği vardır diye düşünüp durdum ve şu cevapları buldum: Belki yazar İngilizce bildiğini herkese ilan etmek istiyor! Belki araya İngilizce katınca daha etkili olduğunu düşünüyor! Belki bütün yazıyı Türkçe anladığı halde bazı bölümlerini anlayamayan bir okuyucu grubu var! Belki Hürriyet Gazetesi, kendini halka İngilizce öğretmekle yükümlü kılmış. Ben otuz yıldır yurtdışında yaşıyorum. Burada hepimiz çoluk çocuğumuza Türkçemizi öğretmek için büyük çaba sarf ederken, sizin bu yaptığınızı kınıyorum.
Nur ERKOÇ
TEMSİLCİNİN NOTU: Okurlarımız Türkçe kullanımı konusunda çok sık uyarılarda bulunuyorlar. Serdar Özkaya, ‘First lady tabirini kullanmaya daha ne kadar devam edeceksiniz? Böyle bir tanım Türkçemizde var mı?’ diye sordu. Ayşe Erinç ise ‘jenosid’ sözcüğünün Türkçe’de olmadığını ve karşılığının ‘soykırım’ olarak kullanılması gerektiğini söyledi. Ayşe Erinç, ‘Vurdumduymaz bir tavırla veya ‘popüler’ olduğunu düşünerek böyle garip ve ne olduğu bilinmez terimleri ortaya atıyor, sonra insanların yerli yersiz kullanmalarına neden oluyor ve böylece dilimize karşı olan sorumluluğunuzun gereğini yerine getirmemiş oluyorsunuz’ suçlamasında bulundu.
Türkçe’nin doğru kullanımı hem gazeteciliğin temel ilkelerinden biri, hem de tabii ki Hürriyet’in. Ancak yaşadığımız bu iletişim çağında, yabancı sözcüklerin farklı dillere girme hızı da maalesef çok arttı. Eskiden bir dile 20-30 yılda girebilen yabancı sözcükler, şimdi artık 1-2 yılda (TV reklamları ile daha hızlı) konuşulur hale geldiler. Bazen ‘first lady’ örneğinde olduğu gibi karşılık bulma zorluğundan, bazen de verilen karşılıklarda birlik sağlanamamasından sorun giderek büyüyor. Bu sadece Türkçe’ye özgü değil. Fransızlar, yasayla dili korumaya çalışıyorlar.
Manşetteki hesap
EUROVISION’la ilgili ‘Prime Time Türkiye’ başlığınızdaki hesabı anlayamadım, açıklanmasını rica ediyorum. 3 saatte 180 dakika var ve bu da 10 bin 800 saniye yapıyor. Prime time reklamlarının saniyesi 3 bin 500 USD olarak belirtilmiş ve bu da toplam 37 milyon 800 bin USD anlamına gelir. Haberde organizasyonun 41 ülkede yayınlanacağını belirtmişsiniz. 41 ile 37 milyon 800 bini çarparsak ortaya çıkan rakam 1 milyar 549 milyon 800 bin USD oluyor. Oysa siz 2.2 milyar USD rakamını ortaya atmışsınız. Arada kalan 650 milyon 200 bin USD’nin kaynağı nedir?
Boğaç ERKAN
ankira@ankira.com
TEMSİLCİNİN NOTU: Muhabir Emre Özpeynirci, haberde yer alan 2.2 milyar dolarlık hesabı şöyle açıkladı: ‘Okuyucumuzun yaptığı hesap doğru. Bu rakamla, 1.6 milyar dolar çıkıyor. Ancak Türkiye’ye gelen yabancı gazetecilerin yaptıkları haberlerin reklam değeri de hesaplanınca rakam 2.2 milyar doları buluyor. Tabii ki tüm bunlar tahmini rakamlar. Herkes farklı bir hesap çıkarabilir. Bu rakamlar, sadece Eurovision’un Türkiye’nin tanıtımı için ne kadar önemli olduğunun simgesel ayrıntıları. Eurovision’u düzenleyen TRT de tanıtımın rakamsal değerini 2.5 milyar dolar olarak açıkladı.’
‘Anadolu haberlerinde eşitsizlik var’ şikáyeti
BUNDAN bir süre önce başlattığınız Merhaba Anadolu başlıklı sayfa, yaşadığımız kente dair haberler okumak isteyen, büyük kentlerle ilgili haberlerden bunalmış biz okurlarınızı çok sevindirdi. Bu sayfayı her gün ilgiyle takip eder oldum. Fakat bu sayfada Orta Anadolu’da yer alan 9 kentin hepsine ait haberler beklerken bazı kentlerin daha fazla yer aldığını, bazı kentlere ise hemen hemen hiç yer verilmediğini fark ettim. 10-14 Mayıs tarihleri arasında sayfada yer alan haberleri illere göre saydım ve mesela Kayseri’ye ait 22, Kırıkkale’ye ait 6, Aksaray’a ait 5 haber olduğu halde diğer kentlerin bir hafta boyunca sadece 1-2 haberle yer bulabildiğini, hatta Tokat ve Amasya’dan hiç haber yayımlanmadığını fark ettim. Yaşadığım kent olan Sivas’ın 250 bin nüfusuna ve yoğun gündemine rağmen sözü edilen tarihler arasında sadece 2 defa haber olduğunu üzülerek gördüm. Kentler arasındaki bu eşitsizliğin nedeni nedir? Bu bölgede olaylar ve gelişmeler sadece Kayseri’de mi yaşanmaktadır? Diğer kentlerin sorumluları görevlerini neden yapmamaktadır? Saygılar...
Erhan ÇİFTÇİ
kemter73@mynet.com
TEMSİLCİNİN NOTU: Hürriyet’in bölge sayfalarını ve bölge ilavelerini yöneten Yazı İşleri Müdürü Nejat Seçen, okurumuzun eleştirisini yanıtladı: ‘Öncelikle okurumuza teşekkür ediyoruz. Ancak üzülerek söylemek istiyorum ki, halen bazı bölgelerde haber akışımız istenen düzeyde değil. Dengeyi sağlamak için gerekli önlemleri alıyoruz.’
‘Götürmek’ yakışmadı
‘... Kayserili bir dışişleri bakanının sözcüsü olarak çalışıyordu. Ayrıca, Kayseri mantısını bulunca en az üç tabak götürüyordu.’
Yukarıdaki yazı 26 Nisan’da gazetenizde çıktı.
Türkiye’nin her bakımdan EN BÜYÜK gazetesinde böyle bir ifade yakıştı mı?
GÖTÜRMEK ne demek?
Hiç yakışmamış sizlere.
Erol ALTUNER
erolaltuner@yahoo.com
Ben Nurcu değilim
GAZETENİZİN Pazar ekinde yer alan bir haberde (16 Mayıs), hakkımda ‘Nurcu olarak biliniyor’ şeklinde bir ibare yer aldı. Bu ibare beni üzdü. Benim hiç bir tarikat ya da cemaatle bağım yoktur. Ben Afyon halkının teveccühü ile geldiğim bu makamda tüm Afyonluların belediye başkanı olmaya gayret ediyorum. Yanlış anlamalara meydan verilmemesi için bu ifadenin düzeltilmesinden büyük memnuniyet duyacağım.
Abdullah KAPTAN
Afyon Belediye Başkanı
19 Mayıs başlığı
19 Mayıs tarihli gazetenizin başlığında ‘Gençler İlk Hedef AB İleri’ şeklinde bir başlık kullanmanızı esefle karşıladığımı bildirmek isterim.
Yurdu işgal eden düşmanı denize dökmekle eşdeğer midir AB’ye girmek? Bu başlık bence bir talihsizlik olmuştur. Saygılarımla.
Dr. M. Mutlu MEYDANLI
mmeydanli@inonu.edu.tr
Sahte doktor
1 Mayıs tarihli gazetenizde, sahte doktor D.D.’nin Esen Tıp Merkezi’nde çalışırken yakalandığı beyan ediliyordu. Oysa bu kişi, hastanemizde hiç çalışmadı. 6 ay önce yaptığı başvuru neticesinde 3 gün oryantasyona tabi tutuldu, ancak çalışması için gereken diploma vs. belgeleri getirmediğinden nöbet kadrosuna alınmadı.
Dr. Tayfun ÇUHADAR
OKURLARIMIZDAN KISA KISA...
FİKRET EGEMEN 15 Mayıs tarihli gazetenizde, Truva savaşıyla ilgili haberde şöyle deniyordu: ‘MÖ 700 yılında Truva ile Isparta arasında yapılan...’ Bu tarih hatalıdır. Truva savaşı MÖ 1230 yılında gerçekleşmiştir. Isparta da sanırım Sparta olacak.
LEVENT ÇERİ 15 Mayıs tarihinde ‘Türk Polisine Onur Nişanı’ haberinizdeki vahim Türkçe hatasına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü ilk okuduğumda Türk polisine, yani TC polis teşkilatına veya onun bir mensubuna bir ödül verildiğini sandım, ancak haberin devamını okuduğumda Türk asıllı bir Amerikalı’dan bahsedildiğini anladım. Bu durumda ‘Türk polisi’ yerine ‘Türk polis’ veya ‘Türk asıllı Amerikan polis’ ifadesinin kullanılması gerekirdi.
FIRAT ÖZER Bence Türkiye’de gazete boyutlarını dergi gibi yapan ilk gazete, çok büyük bir devrim yapmış olacak. Biz de Avrupa’daki gibi boyutlarda gazete istiyoruz; böylelikle her yerde rahatlıkla okuyabiliriz.
NEŞE KAYA Ziraat Bankası’ndaki olayda para bana değil, gazetenizde de yazıldığı gibi Nuray Karaca’ya verilmiştir. Köşenizde, bana verildiği gibi yanlış bir bilgi yer aldı. Lütfen düzeltin. |