İnsan hakları ve özgürlüklerini ihlal etmekle suçlanan cunta, yayımladığı açıklamada, demokrasinin geri getirileceğini, ancak bunu kendisinin yapacağını bildirdi.
Yabancı güçlerin demokrasi empoze etmesinin tehlikelerine değinilen açıklamada, “Irak ve Afganistan'daki son gelişmeler, yabancı güçlerin demokrasiye geçişi sağlamaya çalışırken bir ülkenin siyasi tarihini, kültürünü ve güvenlik ihtiyaçlarını göz ardı etmesinin nasıl yanlış sonuçlar getirdiğinin klasik örnekleridir” denildi.
Askeri yönetimin açıklamasında ABD, “Ortadoğu'daki ülkeleri dönüştürme girişiminde bulunurken, bölgede daha fazla karmaşaya, şiddete ve istikrarsızlığa yol açmakla” suçlandı.
Beyaz Saray'ın, “Myanmar'ın Amerikan ulusal güvenliğine olağanüstü tehdit olduğu” yönündeki 17 Mayıs tarihli açıklamasını eleştiren cunta, Myanmar'ın komşularıyla ahenk içinde yaşayan bir tarım toplumu olduğunu belirtti.
Açıklamada, Myanmar'ın kitle imha silahları, terörist örgütleri, füze programı, genişlemeci hayalleri ve ABD'ye düşmanlığı bulunmadığı kaydedilerek, “Dünyanın en günlü devletine 'olağanüstü tehdit' oluşturduğumuzu duymak doğrusu çok garip” denildi. Askeri yönetimin açıklamasında, Myanmar'da barış, güvenliği ve istikrarı koruma fırsatının halka ait olacağı belirtildi.