22/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Cumartesi
22.05.2004
Yarış pistlerinin en genç pilotu
 

Alp ULAGAY

Mert Aytuğ (20) motorsporları dünyasının gelecek vaat eden isimlerinden biri. Küçük yaşlardaki otomobil merakı babasının teşvikiyle yarışçılığa dönüşmüş. 14 yaşında adım attığı yarış pistlerinde tırmanışını sürdürüyor. 2004’te hem Seat Cup’ta hem de Türkiye Formula 3 Şampiyonası’nda direksiyon sallıyor. Sezon boyunca iki şampiyonada birden yarışıp ailesinin yüreğini hoplatacak.

14 yaşına geldiğinde canına tak eder Mert Aytuğ’un. Babasına gider ve ültimatomu verir: ‘Baba kartinge başlayayım yoksa yaşım geçecek!’ Öyle ya, akranları birkaç yıldır karting pistlerinde direksiyon sallarken, o bu zevki henüz hiç tatmamıştır. Kendisi de bir motorsporları tutkunu olan baba Hakkı Aytuğ oğlunun ısrarlarına dayanamaz ve ona ikinci el bir karting arabası satın alır. Mert, 1998’i Tuzla pistinde deneme sürüşleri yaparak geçirir. 1999 Mart’ında aynı pistte katıldığı ilk yarışında hem heyecan hem tecrübesizlikten dereceye giremez.

İki dezavantajı vardır. Birincisi 12-16 yaş grubundaki rakiplerine göre kiloca ağırdır, üstelik altındaki karting arabası beş yaşındadır ve rakiplerinin yeni arabalarına göre kötü durumdadır. Hırslı, geçilmeye dayanamayan Mert’in kariyeri neredeyse başlamadan bitecekken imdadına babası yetişir. Paraya kıyar ve oğluna İtalya’dan yepyeni bir karting arabası getirtir. Mert daha iyi sonuçlar almaya başlar. Annesinin evde, babasının tribünde yaşadığı heyecana değer ve 1999 sezonunu Türkiye dördüncüsü olarak bitirir. Ama babaannesi ‘Oğlum başka spor bulamadınız mı yapacak?’ demekten kendini alamamıştır.

AĞABEYLERİYLE KAPIŞIYOR

Mert 2001 ve 2002’de üst üste Türkiye Karting Şampiyonu olunca otoritelerin de dikkatini çeker. 2002’de TOFAŞ takımının yöneticisi Saffet Üçüncü’ye gidip ‘Abi beni ne zaman yarıştıracaksın?’ diye sorar. Bu sayede aynı yıl Palio Cup’ta yedi yarışa katılma imkanı bulur. Artık yaşça büyük rakiplerle kapışmaktadır. Bu arada liseyi bitirip Sabancı Üniversitesi’ni kazanır. 2004’te iki kulvarda birden, hem Seat Cup’ta hem de Türkiye Formula 3 Şampiyonası’nda yarışmaya başlar. Ama bu pek de kolay değildir: ‘Yarışlardan sonra iki gün kendime gelemiyorum. Hálá tecrübe eksikliğim var. Neyse ki pistlerde tüm ağabeylerim bana destek oluyorlar.’

Hedef mi? Tabii bu sezonki ilk birinciliğini kazanmak. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com