|
Sibel ARNA
Her şey Derimod’un gençleşmeye karar vermesiyle başladı. Gençler için hazırladıkları koleksiyonun reklam fotoğrafları için Kenan Doğulu ve Tuğçe Kazaz çifti ile anlaştılar. Anlaşma imzalandığında birbirlerine deli gibi aşık olan çift, kış sezonu bitmeden ayrıldı. Ama ayrılıkları da Derimod’a yaradı.
‘Ayrıldılar’, ‘Ayrılmadılar’, ‘Tuğçe, Kenan’ı aldattı’, ‘Hayır aldatmadı’, ‘Serdar Bilgili’nin kucağına oturdu’, ‘Bilgili, Tuğçe kardeşim olur dedi’ başlıklı haberlerin hepsinde Derimod fotoğrafları kullanıldı. Derimod amacına ulaşmıştı. Marka fark ediliyordu. Bunun üzerine ilkbahar-yaz sezonu için de bir yenilik düşündüler. Önce İstanbul Kuaförler ve Manikürcüler Odası tarafından yapılan ‘Türkiye’nin en güzel ayaklı kadını’ araştırmasına sponsor oldular. Hemen ardından birinci seçilen Demet Şener ile bir anlaşma imzaladılar. Demet Şener ve kraliçe seçilen ayakları Nihat Odabaşı’nın objektiflerinin karşısına geçti. Ortaya bu fotoğraflar çıktı. Derimod’un sahibi Ümit Zaim, ‘Her birinci seçilenle böyle bir anlaşma yapamazdık. Hani derler ya Demet cuk oturdu. 200 parçalık ayakkabı koleksiyonumuzu onunla tanıtacağız’ diyor. Zaim, 29 yıl önce kurduğu firmasının kaymağını son iki yıldır yediğini söylüyor.
Ümit ve Zerrin Zaim adlı iki kardeşin 29 yıl önce Zeytinburnu’nda küçük bir binada kurduğu Derimod aslen bir ihracat firması. Perakendecilik işine eşin dostun taleplerini karşılamak için girmişler. ‘Binanın bodrum katında bir mağaza açtık. Duyurmak için de Haftasonu dergisine ‘Deride moda Derimod’ başlıklı bir ilan verdik. İlanın çıktığı gün sabah 10.30’da dükkanda 50 kişi vardı. Gözlerimize inanamamıştık’ diyor Ümit Zaim.
Derimod’un 29 yıldır deri ile modayı birleştiren bir firma olduğunu vurguluyor: Zaten markanın ismi de bu ayrıntı düşünülerek konulmuş. O yıllarda yalnızca korunmak için deri giyen insanlara bir gün derinin moda ile bütünleşeceğini göstermek Ümit Zaim’in tek hayaliymiş. Hayalleriniz ne zaman gerçek oldu, diye soruyoruz. Gülümseyerek cevaplıyor: ‘Açıkçası zaman zaman ilerledik zaman zaman geriledik. Emeklerimizin karşılığını daha yeni yeni alıyoruz. Markamızın kaymağını son iki yıldır yiyoruz.’
Derimod markası son 15 yıldır yazın ayakkabı, kışın deri mont üretiyor. ‘Dondurmacılar kışın tulumbacı olur ya işte aynen öyle. Yazın deri mont satamıyoruz. Biz de ayakkabıya ağırlık veriyoruz’ diyen Ümit Zaim son üç yıldır ayakkabı konusunda uzman olduklarını söylüyor. Üçü İtalyan, ikisi Türk, beş kişilik bir stilist grubuyla çalışıyorlar. Bu grup dünyanın dört bir yanını dolaşarak sezonun modellerini belirliyor. Malzemeleri İtalya’dan alıp, üretimi İspanya, İtalya, Romanya ve Brezilya’da yaptırıyorlar. Zaim, Türkiye’nin ayakkabı üreticiliği konusunda hayli geri kaldığını düşünüyor: ‘Ülkemizde ayakkabı sanayii tekstil kadar gelişmedi. Çünkü bir türlü ayakkabıya yabancı sermaye girmedi. Türkiye’de Mercedes imal et, ama ayakkabı etme. İnanın o kadar kötü durumdayız. Herkes her şeyi yapmak istiyor. İtalya’da öyle mi? Bir ayakkabıda 42 ayrı parça olduğu için orada 42 ayrı uzmanlık dalı var. Kimi tabancı, kimi derici, kimi topukçu... Üreticilerin de çoğu kendi yolunu çizmiş. Kimisi sandalette iyi, kimisi çizmede, kimisi erkek ayakkabısında.’
Ümit Zaim alanında en iyi olan üreticilerle anlaşmış. Mükemmeliyetçi olduğunu şu örnekle anlatmaya çalışıyor: ‘Ben bale okulu kursaydım dünyanın en iyi bale okulunu kurmak isterim. Gidip Bolşoy Bale Okulu’nun kapılarını silerdim. İşi nasıl yaptıklarını öğrenir, gelir uygulardım.’
SIRADAN BİR BACAK, REKLAM YAPMAYA YETMİYOR
Önce Kenan Doğulu ve Tuğçe Kazaz. Şimdi de Demet Şener. Ümit Bey’e ‘Bu hep böyle mi gidecek? Derimod adı ünlülerle mi anılacak?’ diye soruyoruz. Açıklıyor: ‘Tek bir amacımız var. O da dikkat çekmek. Farklı olmak. Artık imaj reklamı devri bitti. Artık herhangi bir kadın resmi reklama yetmiyor. Sıradan bir ayak, sıradan bir bacakla olmuyor. O ayağın Demet Şener’in olması gerekiyor. İnsanların algılamasında bir farkındalık yaratma önemli. Biz Kenan ve Tuğçe’de bunu başardık. Demet’te de başaracağız.’
Ümit Zaim, Derimod’un Türkiye için önemli bir marka olduğunu düşünüyor. ‘Biz bir ekoldük. Derimod, Mudo, Yargıcı ve Park Bravo. 20 sene önce herkes kendi kulvarını çizdi ve başarılı oldu. Yeni çıkan Türk markaları yabancı dilde isimler koyarak kendilerini yabancı göstermeye çalışıyorlar. Böyle markalaşamazlar.’ Zaim, Türkiye’den ne kadar çok marka çıkarsa o kadar kalkınacağımızı düşünüyor.
Herkes ayağımın güzel olduğunu söylerdi
Derimod Shoes’un reklam yıldızı Demet Şener 1.77 boyunda olmasına rağmen ayak numarası 36 olduğu için Türkiye’nin en güzel ayaklı kadını seçildi. Şener ile anlaşma imzalayan Derimod yöneticileri mankenin bir parmağını 7,5 milyar liraya sigortaladılar. Demet Şener’e bu yarışmayla ilgili sorular sorduk.
Artık mankenler için bir markanın yüzü olmak önemli olmaya başladı değil mi?
- Evet. Yurtdışında bir sürü model bu sistemle çalışıyor. Bu hem firma hem de manken için iyi. Derimod’la anılmak bana da markaya da avantaj sağlar diye düşünüyorum.
Derimod ile nasıl tanıştınız?
- Türkiye Güzeli seçildikten bir yıl sonra Derimod’la bir çekim yapmıştık. 96 yılıydı. Sedef Hanım’la (Orman) o yıllardan tanışıyorum. Ben o zaman çok küçüktüm. Şimdi daha büyük bir kampanyayla bir araya geldik.
Türkiye’nin en güzel ayaklı kadını seçildiniz. Bunun farkında mıydınız?
- Farkındaydım. Biliyorsunuz mankenlerin boyları uzun olduğu için ayakları da büyüktür. Fakat benim boyum 1.77, ayak numaram ise 36. Ve Allah vergisi yapı olarak bir güzelliği var. Herkes ayaklarımın çok güzel olduğunu ve açık ayakkabıları çok güzel taşıdığımı düşünürdü. Bu zamana kısmetmiş. Bir anket yapıldı ve ayaklarım da kraliçe seçildi.
Ne kadar sürede bir pedikür yaptırıyorsunuz?
- Haftada bir. Ayak bakımı benim için çok önemli.
Siz de çoğu kadın gibi ayakkabı fetişisti misiniz?
- Ayakkabılara bayılırım. İnce bantlı açık ayakkabıları çok severim. Çekimler esnasında giydiğim Derimod ayakkabıların hepsini çok beğendim. Daha da önemlisi çok rahattılar. Sanki içlerinde yastık var gibiydi.
Derimod ayaklarınızı sigortalattı değil mi?
- Evet. Böyle bir jest yaptılar.
Bedeli?
Sedef Orman: Gönül isterdi ki 1 milyon dolar olsun. Ama Türkiye’de kanunlar dahilinde bir üst limit varmış. Şu anda bir parmağı 7.5 milyar liraya sigortalandı.
Demet Şener: Yani parmağıma zarar gelse 7.5 milyar.
Sedef Orman: Asıl biz şundan endişe ediyoruz: İbrahim’in (Kutluay) ayakları 47 numaraymış. Demet’in ayağına basarsa mahvoluruz.
Ümit Zaim: Dolaşma ayağının altında!
Demet Şener: Peki...
Biz trend yaratmıyoruz, dünya trendlerini uyarlıyoruz
Dedimod’un yönetim kurulundaki en genç isim Sedef Orman, Ümit Zaim’in yeğeni, Zerrin Zaim’in kızı. Markanın kadın gözü olarak çalışıyor. Tasarım departmanının başında o var. Hangi model nasıl üretilecek o belirliyor. ‘Bizim tasarım ekibimiz trend yaratan bir ekip değil. Biz yaratıyoruz, biz tasarlıyoruz dersek yalan olur. Biz bütün dünya modasını ve bütün trendleri çok iyi takip edip, Derimod’a uyguluyoruz.’ Sedef Orman, güzel koleksiyon, makul fiyat ve kaliteli ürün yaratmak için çalıştıklarını söylüyor. Sedef Hanım müşterisini çok iyi tanıyor. Ona göre Derimod müşterisi parasının hesabını bilen biri. Girdiği dükkanda makul fiyat, bol çeşit ve kalite arıyor. 2004 ilkbahar- yaz sezonunda kadın için 200, erkek için 100 farklı model üretmişler. Her ay 15 yeni model vitrinlere taşınıyor. Sedef Orman bu sezon neler var sorusunu kısaca ‘Her şey’ olarak yanıtlıyor: ‘Yuvarlak burun, sivri burun, kare burun, kalın topuk, ince topuk, aksesuvar, taş, hasır, dolgu topuk, hasır topuk, takunya, çiçekli, nakışlı. Üstelik her renk var. Turuncu, pembe, beyaz, elma yeşili, uçuk mavi, sarı.... Bu sene elbise ile aynı renk ayakkabı giyiliyor. Eskiden siyah ya da beyaz ayakkabı her renkle giyilirdi. Şimdi elbise pembe ise ayakkabı da pembe. Elbise mavi ise ayakkabı da mavi.’ |