21/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 15:52
21.05.2004
Erdoğan'dan AB'ye tarih uyarısı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımının medeniyetler arasında çatışma değil uyum sinyali olacağını söyledi. Ancak Erdoğan, AB'nin Türkiye'ye yıl sonunda tarih vermemesi halinde Türk halkının ve İslam dünyasının bakışının değişeceği mesajını da verdi.

ABD'nin saygın gazetelerinden Wall Street Journal'ın Avrupa baskısına özel demeç veren Başbakan Erdoğan Türkiye, AB, ABD, İsrail, Irak ve Afganistan'la ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, yıl sonunda AB'nin Türkiye'ye tam üyelik müzakerelerini başlatma tarihi vermemesi halinde Türk halkının Batı'ya yönelik bakışının değişeceğini ifade ederek, "O zaman Batı'nın aynı inanca sahip olmayan halklarla uyum içinde yaşamaya hazır olmadığını söyleyeceklerdir" dedi. 

Batı Avrupa'da 3,5 milyon Türk'ün yaşadığını hatırlatan Erdoğan, AB'nin vereceği olumsuz bir yanıtın sadece Türkler tarafından değil, dünyadaki 1,2 milyar Müslüman tarafından da olumsuz algılanacağını ifade etti. Başbakan, "Eğer Türkiye müzakerelere başlarsa, o zaman 1,2 milyar Müslüman üzerinde bunun olumlu etkisi olacaktır. O zaman medeniyetler çatışmasının gerçek olmadığını, uyumun mümkün olduğunu göreceklerdir. Bu durum barışa önemli katkıda bulunacaktır. Totaliter ve otoriter rejimler kendilerini gözden geçirmek zorunda hissedecek ve yaptıkları hakkında bir kez daha düşünmek zorunda kalacaklardır. Bu AB'nin kaçırmaması gereken bir fırsattır. Bu yüzden 2004 tarihi çok önemlidir" dedi. 
   
TÜRKİYE AB KAPISINDA BEKLİYOR

Erdoğan, "Türkiye neden AB'nin parçası olmak istiyor?" sorusunu yanıtlarken, Türkiye'nin gerçekte coğrafi açıdan ve son 40 yıldır takındığı Batı yanlısı tavırla Avrupa'nın bir parçası olduğunu belirterek, "Türkiye AB'nin kapısında beklemektedir. Niyetinde samimidir ve AB ailesinin parçası olmak istemektedir. Sanıyorum AB üyeleri de Türkiye'yi aralarına almak gerektiğinin farkına vardılar" dedi. 

"Biz AB'yi Hıristiyan kulübü olarak da görmüyoruz. Aslında ekonomik birlik olarak da görmüyoruz. Medeniyetlerin çatışması için zemin olarak da görmüyoruz" diyen Erdoğan, şunları vurguladı: 

"Tam tersine, biz Avrupa'yı medeniyetlerin uyum içinde olabileceği ve birlikte, barış içinde yaşayabileceği bir yer olarak görüyoruz. AB'yi bir siyasi  değerler bütünü içinde görüyoruz. AB'deki dostlarımız bunu anlıyor. Umarım AB ile üyelik müzakerelerine aralık ayında başlayacağız ve bu durum, medeniyetleri biraraya getirmemize yardımcı olacak." 

UYGULAMADAKİ SORUNLAR AŞILACAK

Türkiye'de reformların gerçekleştirildiğini, uygulamalardaki sorunları düzeltme sürecinde olunduğunu ve bu sürecin yıl sonunda tamamlanacağını belirten Erdoğan, bürokratik sorunların ve alışkanlıkların aşılacağını ifade ederek, reformlar hakkında bilgi verdi. 

Erdoğan, yıl sonunda Türkiye'ye müzakere tarihi verilmesine ilişkin olumsuz bir yanıt olasılığı konusundaki soruya, şu yanıtı verdi: 

"Bunu düşünmek bile istemiyorum. Biz bu yasaları Kopenhag siyasi kriterlerine uyum çerçevesinde, sadece AB üyesi olmak için hazırlamadık. Halkımıza daha iyi bir hayat sağlamak için hazırladık. Diyelim ki 'hayır' dediler. O zaman biz de sadece sürecin adını değiştiririz. O zaman biz 'Ankara Kriterleri' olarak isimlendirir ve reformlara devam ederiz." 
    
AB LİDERLERİNDEN OLUMLU SİNYALLER  
    
Başbakan Erdoğan, AB liderlerinden olumlu sinyaller aldığını belirterek, şunları kaydetti: 

"Türkiye'nin AB'den beklentileri vardır, AB ülkeleri bunun farkına varmalıdır. Türkiye daha fazla kapının önünde bekletilemez. Sayın Blair, Schröder, Berlusconi ve Chirac son derece olumlular. Yeni  kabul edilen Baltık ülkelerinin liderleriyle de görüştüm. Onlardan da aynı izlenimi edindim. Eğer AB bir coğrafi birlik ya da Hıristiyan kulübü olarak görünmek istemiyorsa bize bir tarih vermek zorundadır. Dublin'de gerçekleşen toplantılarda Hıristiyan, Müslüman ve Yahudi temsilciler vardı. Evet, AB içinde, örneğin İngiltere'de, Almanya'da, İsveç'te ya da Hollanda'da yaşayan Müslümanlar var. Bu insanları bir araya getirmek AB'nin siyasi değerlere sahip olduğunu göstermek için yeterli değildir. Burada bir başka devletin bulunması gerekir. İnanıyorum ki bunu sağlamazlarsa bu Avrupa'nın sonunu getirecektir."

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com