20/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
20.05.2004
Emin ÇÖLAŞAN
Gerici-şeriatçı medya çarşafa dolandı!
  
ecolasan@hurriyet.com.tr
 

OLAYI kısaca anımsayalım. Gaziantep öğretmenevine bir genç kız göbeği açık olduğu gerekçesiyle alınmıyor. Bu konuda tartışmalar sürerken medya orada. Tam bu sırada öğretmenevi bahçesinden kara çarşaflı bir kadın beliriyor!

Kameralar bu görüntüyü anında kayda alıyor.

İçeriye göbeği açık kız alınmazken, çarşaflı kadının bir kamu kuruluşunda ne işi olduğu sorgulanmaya başlanıyor.

Bizim gerici-şeriatçı basın için zor bir durum oluşuyor! Şimdi ne diyecekler? Gaziantep’te ortalığa hemen birileri çıkarılıyor. Bunlar konuşturuluyor:

‘O çarşaflı aslında kadın değil. Bu olay düzmece. Bunlar bir erkek arkadaşlarını getirdiler, çarşaf giydirip oradan geçirdiler...’

Müslüman geçinen, halka Müslümanlık satıp bunun ticaretini yapan gerici-şeriatçı medya durur mu! Hemen yaylım ateş başlattı. Peki ‘erkek’ bulundu mu? Yoooo! Çarşafın altında erkek olduğu nereden anlaşıldı? Kim bilir! Yalandan bol ne var! Yalanın en büyüğü ise bunlarda.

***

Bu olayı günlerce manşetlerden verdiler, köşe yazıları yazdılar, çarşaflı kadın haberinin yalan ve düzmece, çarşaflının erkek olduğunu ısrarla vurguladılar. Tayyip Erdoğan’ın büyük destekçileri olan İslamcı-şeriatçı Vakit, Yeni Şafak, Fethullah’a ait Zaman gazeteleri, Kanal-7 ve yine Fethullah adına yayın yapan Samanyolu gibi kanallar işin başını çeker de, bunların en başta gelen ‘akıl hocası’ şu bizim Nazlı Ilıcak ve gazetesi Dünden Bugüne Tercüman durur mu!

Hepsi maden bulmuştu!

Kara çarşafın altına gizlenen bir erkekti (!) ve kimliği çok yakında ortaya çıkacaktı. Komik manşetler atıldı: İşte Zaman: ‘Polis, çarşaflının kimliği için açıkta olan burnuna yoğunlaştı.’ İşte Vakit: ‘O çarşaflıyı göreceğiz!’ (Tehdit kokuyor).

***

Bizim gazetenin Meclis Büro şefi Nuray Babacan, çarşaflı resimleri yayınlanan bu hanımı birkaç gün önce buldu. Olayın baştan sona içindeydim. Nuray bu hanımla birkaç kez telefonla konuştu. Sonra ortak bir tanıdıklarının evinde buluşup görüştüler. Hanım resim çektirmek istemiyordu. Kendi halinde bir insandı. Tarikata girip örtünmüştü.

Nuray bu hanıma güvenceler verdi. İsmi, adresi, asla açıklanmayacaktı... Ve verdiği bütün sözlerde durdu. Resim çekebilirdi, çekmedi. İsmini açık verebilirdi, sadece H.B. olarak verdi.

Bu olay Hürriyet’te bomba gibi patlayınca bizim gerici-şeriatçı basın hop oturup hop kalktı.

Dün bunlara baktım. Huylu huyundan vazgeçmiyordu. Örneğin Nazlı Ilıcak yine döktürüyordu: ‘Hürriyet’in bu haberine inanmak mümkün değil. Bu kadını Ankara’da nasıl bulabildi? Eğer kadın o kişi benim diye Hürriyet’i aradıysa, neden ismini vermekten ve resim çektirmekten kaçınıyor?’

Siz gazetecilik yapıyorsunuz, Nazlı Ilıcak oturduğu yerden ahkam kesiyor! Hanım Nuray’ı aramadı. Nuray üçüncü kişilerden aldığı bilgiler sonrasında onu buldu. Konuşturmak için 2 gün uğraştı, güçlükle ikna etti, hatta H.B’nin özel hayatıyla ilgili bildiği birçok gerçeği de, verdiği söz nedeniyle yazmadı. Ayrıca H.B. de kimliğini açıklamak istemiyordu.

Gericilerden biri de dün birinci sayfadan anons veriyordu: ‘Gaziantep Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, çarşafın altındaki erkeğin kimliğini en kısa zamanda ortaya çıkaracaklarını söylediler.’ Tamamen yalan. Bu arada Milli Eğitim Bakanlığı bile devreye girip çarşaflının aslında erkek olduğunu iddia etti!

***

Varsayalım Nuray Babacan verdiği sözde durmamış ve hanımın ismini açıklamıştı. Hatta yanındaki küçük makine ile gizlice resmini de çekmiş ya da çektirmişti. Peki ondan sonra neler olurdu?

Yobaz, gerici, şeriatçı medya, kendi halinde bir ev kadını olan H.B.’yi perişan ederdi. H.B. anasından doğduğuna pişman olurdu.

Denizli Belediye Başkanı’nın türbanlı eşi protokol davetlerinde başındaki türbanı çıkarmıştı. O hanımı günlerce yazdılar, ‘Sen ne biçim Müslümansın’ diye yaygara kopardılar.

Bayan H.B. aynı şeyi yapsaydı kıyameti yine koparırlar, sokağa çıkarmazlar, açıktan hedef gösterip can güvenliğini bile tehlikeye sokarlardı. Bunu bugüne kadar çok kimseye yaptılar. Bazıları öldürüldü.

Kimin yalancı olduğu bu son olayla bir kez daha kanıtlandı. Çarşafın altından erkek çıkmadı!

Yine
‘Müslümanlık adına’ yalan yazdılar, yalan söylediler... Ve çarşafa dolandılar.


Emin ÇÖLAŞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Amerikan usulü adalet
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Gazeteciye gönderilen şampanya
 
    Bekir COŞKUN
  Ce Ha Pes...
 
    Cüneyt ÜLSEVER
  19 Mayıs ışığında: Neden Kemalist değilim?
 
    Doğan HIZLAN
  Basında bir müfettişlik olayı
 
    Ercan KUMCU
  Wladyslaw Grabski
 
    Erdal SAĞLAM
  Artık enflasyon hedefi tartışılacak
 
    Fatih ALTAYLI
  F-16 üretimi yeniden başlıyor
 
    Hadi ULUENGİN
  İlk hedef AB’dir, ileri!
 
    Pakize SUDA
  Cevap veriyorum
 
    Yalçın BAYER
  Niçin mi
 
    Yalçın DOĞAN
  İğneden ipliğe Çin istilası
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Türkiye, AB’ye çok kazandıracak (2)
 
    Şükrü KIZILOT
  Kimse yeminli olmak istemiyor
 
    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
  Hortumda muvazaalı mal ortaya çıkıyor
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Sihirli tabletler sadece satıcıyı zengin eder
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com