|
BENCE Ce Ha Pes’teki sorun genel başkan sorunu değil. Ben henüz Deniz Baykal’ın gerek toplum, gerek kimi aydınlar, gerekse kimi kendi partilileri tarafından istenmediğini anlamış değilim.
Hırsız mı?
Aile fotoğrafı mı var?
Hayali ihracattan sahte faturaya, banka soygunlarına kadar bir teki ile ilintisi öne sürülebildi mi?
Şeriatçı, molla, yobaz mı?
Laik Cumhuriyet’in değerlerine mi saygısız?
Dış politikada bir gün olsun onursuz-kişiliksiz-bağımlı politika mı öne sürdü?
Hiçbiri için ‘evet’ diyen çıkmıyor.
Beceriksiz mi?
İyi de; bir tek gün başbakan olmamış, bir an bile ülkenin yönetimine getirilmemiş birisinin ‘beceriksiz’ olduğunu -ya da olmadığını- söylemek doğru olabilir mi?
*
O zaman ne?
Ben 1989’da bir banka soygununu öne sürüp, şaibeli hükümeti bozduğunda, barajın altında kalmasını da anlayamamıştım. Ki suçlananları toplum iktidar yapmıştı, bugün ise Yüce Divan yolundalar.
Siz hiç hırsızlığa kızanın cezalandırıldığını, hırsızın ödüllendirildiğini duydunuz mu?
Baykal için genelde ‘hizipçi’ suçlaması var.
‘Bu hizipçilik nasıl oluyor?’ diye sorduğunuzda yine de yanıt pek yok.
‘Hizipçilik’ bir partinin iç sorunudur.
Bu; kayıp trilyonlarından, rejimi yıkma girişimi mahkûmiyetlerinden, Türkiye’yi türban nedeniyle AİHM’ye şikáyet etmelerinden, Taliban liderinin dizinin dibine oturmaktan, dini siyasette kullanmaktan daha ağır bir suç olabilir mi?
*
Bence sorun; Ce Ha Pes’lilerin ‘Sosyal Demokrasiyi’ henüz anlamamış olmalarında.
Anlamadıkları için anlatamıyorlar da...
Sosyal demokratlık, sevda ister...
Çaba ister, gayret ister, didinmek ister, çalışmak ister...
Yürek ister...
İllerde-ilçelerde, bu ülkenin ağacındaki daldan, laik cumhuriyetin ilkelerine kadar... Hastane bankında bekleyen hastalardan, devrim yasalarının satırlarına kadar savunacak yiğitlik ister.
Bir lider bulup, onun rüzgárı ile oraya oturup, iktidarın nimetlerinden yararlanma açıkgözlülüğünü istemez sosyal demokratlık.
Yoksa Ce Ha Pes olur, CHP... |