|
Jüpiter’de iklim değişimi başladı
Görünüşe gÖre Jüpiter gezegeni üzerinde de küresel iklim değişimi yaşanıyor. Bazı dev hortumlar önümüzdeki on yıllarda kaybolacak. Teleskoplarla dünyadan izlenebilen ‘Büyük Kırmızı Leke’ varlığını korumaya devam edecek. |
|
 |
|
Kozmik ateş ve buzun dansı Hubble uzay teleskopunun yeni bir fotoğrafı, NGC 6302 bulutsusunun ilginç bir görüntüsünü sundu. Deniz simidi biçiminde patlayan bulutsunun etrafında ölmekte olan son derece kızgın bir yıldız var. |
|
 |
|
Amerikan ordusundan kalan biyolojik bombalar bulundu! Seksenli yıllarda Roma yakınındaki bir ormandaki fıstık çamlarında (Pinus pinea) ilk kez ender görülen bir mantar hastalığı ortaya çıkmıştı. Gen analizleriyle şimdi ağaçlara zarar veren mantarların ikinci dünya savaşı sırasında Amerikan askerlerince bölgeye getirildiği anlaşıldı. |
|
 |
|
Perdeli ayakların yüzmesinde doğa mucizesi
Perdeli ayaklara sahip deniz canlılarının şimdiye kadar bilinmeyen bir sırrı aydınlatıldı. Perde ayaklı yüzücüler, çok az bir kuvvet harcayarak maksimum itme kuvveti elde ediyor.Yüzücü kuşlarda keşfedilen bu olağanüstü özellik, insanoğluna denizde ve çeşitli alanlarda yeni modeller oluşturmak ve teknikler geliştirmek için yeni ilhamlara kaynaklık edecek. |
|
 |
|
Çocuklar, dünyamız çölleşiyor
Dünya üzerindeki işlenebilir topraklar giderek azalıyor, bu topraklar erozyona kurban veriliyor. Hesaplara göre, erozyon tarımda yıllık üretimi %30 oranında düşürmekte. Ayrıca erozyona uğramış topraklar küresel iklime de zarar veriyorlar. |
|
 |
|
Bilim mavi güllerin peşine düştü Doğada mavi gül yok, kırmızı menekşe de. Ama bilim adamları biyoteknolojiden yararlanarak, çiçeklerin doğal renk engelini aşacaklarına ve her renkte çiçek yetiştirebileceklerine inanıyor. |
|
 |
|
‘Uzun telomer uzun yaşam’ teorisi kanıtlandı Uzun yaşamakla, kromozomun uç noktasında bulunan telomerlerin uzunluğu arasında uzun zamandır bir ilişki saptanmıştı. Şimdi Koreli bilim adamları bu konuda ilginç bir sonuca ulaştı. |
|
 |
|
Strese daha etkin çözümler
Zaman içinde toplumun ruh hastalarına yaklaşımları da çarpıcı bir evrimden geçti. Şimdilerde bu tür hastalıkların tedavisinde sinir kimyasını düzenleyen ilaçlara ağırlık veriliyor. Önceleri ise lobotomi, kısıtlama, buz banyolarına başvuruluyor; bu hastalıklar yaratılıştan mı yoksa yetiştirilişten mi sorusu tartışılıyor, hatta şeytanlar alemine giriliyordu. |
|
 |