16/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
16.05.2004
Jane Birkin kızının objektifiyle gençleşti
 

Alp ULAGAY

Fotoğrafa bakınca maksimum 30 diyorsunuz ama öyle değil. Jane Birkin, bugün 58 yaşında ve kariyerinin en tepesinde. Geçen yıl çıkardığı solo albümü Arabesque, tüm dünyada büyük ilgi gördü. Albümün turnesi için aylarca birçok ülke gezdi. Hatta geçen yaz İstanbul’a da uğradı ve Caz Festivali’nde müthiş bir konser verdi.

Arada başladığı filmin çekimleri biter bitmez soluğu yine stüdyoda aldı ve dünya turnesi sırasında karşılaştığı sanatçılarla yaptığı düetleri bir albüm haline getirdi. Mart ayında çıkan ‘Rendez-Vous’ isimli albümde Birkin, Manu Chao, Bryan Ferry, Placebo’nun vokalisti Brian Molko ve Portishead’in vokalisti Beth Gibbons gibi ünlü isimlerle birlikte şarkı söylüyor. Üstelik sadece Fransızca ve İngilizce değil, Portekizce, İtalyanca ve Japonca. Jane Birkin ile elektronik posta yoluyla bir röportaj yaptık. Fotoğraflar ise Birkin’in kızı Kate Barry’ye ait.


Hiç ara vermeden projelerinizi sürdürüyorsunuz. Daha geçen yıl Arabesque için dünyayı geziyordunuz. Nasıl geçti o turneniz?

- Gerçekten harikaydı benim için. İstanbul konseri en heyecan verici anılarım arasında yer alıyor. Akşam vakti 5 bin seyirci, insanların sıcaklığı... Üstelik torunumla beraberdim. Dedesinin yani Serge Gainsbourg’un uzun yıllar önce Paris’e kaçmak için sahte belgelerle yola çıktığı şehirde.

Yeni projeniz ‘Rendez-Vous’ o kadar konser programı arasında nasıl çıktı peki?

- Plak şirketim Capitol’ün Genel Müdürü ‘Turnede boş zamanın kalıyor. Neden yaptığın yolculuklarda buluştuğun sanatçılardan bir düet albüm yapmak için faydalanmıyorsun?’ dedi. Benim de Arabesque macerasından sonra yeni bir solo albüm yapacak gücüm yoktu. Düet yaptığım sanatçıları tek başıma belirlemedim. Bana arka çıkan çok iyi bir ekiple çalıştım. Sanat yönetmeni Jean-Christophe Thiefine ve yapımcı Renaud Letand sayesinde ortaya çıktı bu albüm.

Düet yaptığınız Manu Chao, Bryan Ferry, Beth Gibbons ve Brian Molko gibi isimlerle işbirliğinden biraz bahseder misiniz?

- Manu Chao çoğu zaman olduğu gibi stüdyonun barında oturuyordu. Ortak yapımcımız Renaud Letang ona bu projeden bahsedince hemen stüdyoya indi ve kayda girdik. Yani çok kolay oldu! Hayran olduğum Beth ile durum bunun tam tersiydi. Sonucu altı saatlik bir çalışmadan sonra geceyarısı aldık. Molko, Mickey 3D’nin konserindeydi. ‘Senin için bir şarkı yazdım’ dedi. Önce inanamadım, ısrar edince ben de, ‘O zaman hemen yarın sabah stüdyoya girip söyleyebilir miyiz? Çünkü akşam İtalya’da turne konserim var’ dedim. Sempatik çocuk hemen kabul etti.

Sizi tekrar İstanbul’da dinleme fırsatını ne zaman bulacağız?

- Festivaliniz harikaydı. Bir daha gelmek isterim. Geçen seneki, ülkenize üçüncü gelişimdi. Bir kez kızım Lou (Doillon) ile eğlence için, bir kez bir piyes için ve geçen yıl da Arabesque için. Umarım dördüncü sefer de olur.

Albümünüzün kapak fotoğrafını en büyük kızınız Kate Barry çekti. Bu, kızınızla ilk çalışmanız mıydı?

- Fotoğrafı onun çekmesini isteyen bendim. Onun da müsait bir zamanına geldi. Daha önce Carla Bruni’nin albüm kapağını çekti. Öbür kızım Charlotte Gainsbourg ve Vanessa Paradis’nin en güzel fotoğrafları da onun elinden çıkmıştı. Ancak iş bununla bitmedi. Müzik şirketimle bu kapak fotoğrafı yüzünden birbirimize girdik. Onlar yüzümün gözükmesini istemiyorlardı. Ben de ‘Yüzüm gözükmüyor, üstelik bu bir sanat eseri’ cevabını verdim.

Bu ay içinde ‘Boxes’ filmi için kamera arkasına geçiyorsunuz. Üstelik filmde 87 yaşındaki anneniz de rol alacak. Acaba nasıl bir performans gösterecek?

- Bu filmde ona hayatının en iyi rolünü vermek istiyorum. Fizik açıdan bu çalışma temposuna ayak uydurmasını umut ediyorum. Kafaca sorun yok, oynamaya başladığı zaman işler yolunda gider.

SERGE GAINSBOURG TÜM HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Jane Birkin 1946’da Londra’da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ufak yaşta sahneyle tanıştı ve 14 yaşında Passion Flower Hotel adlı müzikalde rol aldı. 1965’te ilk filmi The Knack’de oynadı. Bir yıl sonra çevirdiği Antonioni’nin ‘Blow Up’ filmiyle büyük sükse yaptı. 1967’de İngiliz müzisyen John Barry ile evlendi ve Kate adında bir kızı oldu. 1968’de Fransız müzisyen Serge Gainsbourg ile tanışınca tüm hayatı değişti. 1970’lerde Fransa’nın en bohem çiftiydiler. Beraber söyledikleri Gainsbourg’un ‘Je t’aime, moi non plus’ parçası, müzik tarihinin hálá en şehvetli parçalarından biri olarak kabul ediliyor. Gainsbourg ile geçirdiği yıllar en popüler zamanlarıydı. Kızı Charlotte doğdu. 1981’de 20 yaş büyük kocasını terk ederek Fransız yönetmen Jacques Doillon ile birlikte olmaya başladı. 1982’de üçüncü kızı Lou doğdu. 1983’te Birkin’in en önemli albümlerinden ‘Baby Alone in Babylon’ geldi. 1985’te tiyatro devreye girdi. 1991’de Serge Gainsbourg öldü. Birkin, onun şiirleri ve şarkılarıyla sahnede kalmaya devam etti. 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com