16/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Pazar
16.05.2004
Yalçın DOĞAN
Altmışımdan sonra da birileri arkamdan ıslık çalsın istiyorum!
  
 

İstatistiklere göre, ülkelerde yılda ortalama otuz-otuz beş bin kadın estetik ameliyat oluyor. Ameliyat olanların beşte biri, otuz beş yaşın altında.

Bir kadın niye ameliyat olduğunu şöyle anlatıyor: Altmışımdan sonra da, birilerinin benim arkamdan ıslık çalmasını istiyorum!

Sabah kalktığında aynaya bakıyor. Aman Allahım, tam bir kurbağa gibi!.. Yüzü şişmiş, üstelik mosmor!.. Çirkin mi çirkin!..

Oysa, birkaç saat süren ameliyat, bıçak altına yatmadan önceki hayaller, bunca para, onca emek boşuna mı?..

Hiç de değil!.. Her şey çok normal. Her estetik ameliyat sonrasında karşılaşılan olağan sahneler.

Ameliyat öncesinde, aynaya bakınca, ülkesine göre, kiminin aklına Cahit Sıtkı Tarancı geliyor. Kiminin aklına Goethe. Ne diyor Cahit Sıtkı:

‘Şakaklarıma kar mı yağdı, ne/ Benim mi Allahım bu çizgili yüz/ Ya gözler altındaki mor halkalar’

Goethe ise, ünlü Faust’ta isyan ediyor: ‘Bana gençliğimi geri ver!..’

Çağımızda bu isyanı yatıştırmanın artık kolayı var. Kadınların, hatta zaman zaman erkeklerin de, ortak tutkusu, gençleşmek!.. Estetik ameliyat, Goethe’deki gibi, insanlara gençliğini geri veriyor. Cahit Sıtkı gibi, gözler altındaki mor halkalar, bir anda kayboluyor.

Tam ameliyata girmek üzere olan bir kadına sorulunca, alınan yanıt çok tutkulu:

‘Altmışımdan sonra da, birilerinin benim arkamdan ıslık çalmasını istiyorum!..’

*

Altmışından sonra da, arkasından ıslık çaldırmak isteyen kadınların sayısı dünyada her geçen gün artıyor. Ülkelerde yılda ortalama otuz-otuz beş bin kadın ameliyat oluyor. Ameliyat olanların beşte biri, otuz beş yaşın altında. Cahit Sıtkı demek boşuna söylemiyor, ‘Yaş otuz beş, Dante gibi ortasındayız ömrün.’

İlk denemeler 1960’ların başına kadar iniyor. 1990’ların ortasında başlayan yüz çekme, mor halka giderme, göğüslere ve dudaklara silikon, yıllar boyunca hızla artış gösteriyor. Örneğin, sadece Amerika’da 1997’de her türlü estetik ameliyat yaptıran kadın sayısı iki milyon dolayında. 2003 sonunda bu sayı, on beş milyonu aşıyor.

Arada teknik gelişiyor. Para da, ona göre. Batıda yüz gerdirme on bin Euro dolayında. Karın yağlarının temizlenmesi beş bin Euro’ya halloluyor. Saç ektirme on bin Euro’dan az değil.

Zaman zaman sınırı aşanlar da var. Örneğin, birkaç yıl önce İtalyanların ünlü erotik yıldızı Lolo Ferrari vücudunu yeniden yaratmaya çalışıyor. Tam 22 kez ameliyat oluyor. Ne yazık ki, son ameliyat onun da sonu oluyor ve masadan kalkamıyor. Vücut, onca yenilemeyi kaldırmıyor.

Bir İngiliz tıp dergisinde okuduğuma göre, kadınlarda sırayla en çok yüz, göğüs, dudak, göz altı ve kalçalar düzeltiliyor. Erkekler ise, daha çok karındaki yağların temizlenmesine, yani göbek eritmeye meraklı. Eğer, ameliyat ehil ellerde ise, yağların bir daha aynı bölgede birikmesi, çok uzun yıllar alıyor. Hatta, hemen hiç birikmediği örnekler de var. Ama, buna karşı, vücut herhangi bir yaralanmada kan zehirlenmesine ve mikrop kapmaya daha duyarlı hale geliyor.

Estetiğe uyanan merak, kısa sürede kendi hukukunu da beraberinde getiriyor. Çünkü, ameliyat sonrasında, memnun kalanlar kadar, eskiye göre, daha mutsuz olanlar da var. Gelsin o zaman mahkemeler!.. Öyle ki, estetik ameliyat sayısının yirmide biri kadar, açılan mahkeme sayısı var. Yani, masaya yatan her yirmi kişiden biri, kadın ya da erkek, kendini ameliyat eden doktor hakkında dava açıyor. Şikayet belli:

‘Eskiye göre, ben şimdi daha çirkin oldum!..’

*

Ameliyata girenler arasında, belli meslekler ön planda. Mankenler, TV sunucuları, pop starlar, sinema oyuncuları bunların başında geliyor.

Onlar, arkalarından birileri ıslık çaldığı sürece, podyumlarda, ramp ışıklarında, TV’lerde boy gösteriyor.

Yoksa, birçoğumuz gibi, kader kurbanları arasında yer alıyor!..


Yalçın DOĞAN
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Bu yara kolay kapanmaz
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Parasını kızlarla yiyen adam
 
    Ali Atıf BİR
  Karaoke Kapitalizmi
 
    Bekir COŞKUN
  Bakan ile kuş...
 
    Doğan HIZLAN
  Hürriyet, Genç Tiyatro’yu destekliyor
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  PKK olayını unutmayalım
 
    Enis BERBEROĞLU
  28 Şubat koalisyonu
 
    Ercan KUMCU
  Rekabet üzerine çeşitlemeler (1)
 
    Erkan ÇELEBİ
  ‘Beyaz bayrak’lı pompaya son
 
    Ferai TINÇ
  Avrupa’ya lobi için Patrik de devrede
 
    İlter TÜRKMEN
  Avrupa Konseyi’nde Türkiye
 
    Yurtsan ATAKAN
  Şart midur? Evet şarttur
 
    Murat BARDAKÇI
  Paris’e kaçan Helen’in anası da Zeus’a kaçmıştı
 
    Pakize SUDA
  Yazar değil, okurum
 
    Sedat ERGİN
  Bir aşkın bitişine dair
 
    Yalçın BAYER
  AKP nerede hata yapıyor
 
    İlhan SÖYLER
  Çınar devrildi
 
    Şükrü KIZILOT
  Futbolculara vergi cenneti
 
    Serdar ULUER
  Onur mücadelesi
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com