|
Cahit AKYOL
Almanya’nın Hamburg kentinde parasının hesabını bilmeyenler, Arap prensleri, yeni Rus zenginleri, starlar veya devlet başkanlarının özel uçakları için bir bakım merkezi var. Burada uçaklar sahibinin direktiflerine göre birer saraya dönüştürülüyor. Mesela içine golf sahası kuruluyor, minimalist tarzda döşeniyor ya da altın musluk takılıyor.
Lufthansa Technik AG’nin alt bölümlerinden biri olan bu merkez, bir dekorasyon atölyesini andırıyor. Bazı müşteriler, çizim halindeki projelerle tatmin olmuyor, onlara suntadan birebir ölçüde maket yapılıyor ve sırf bu iş için 1 milyon euro fatura kesiliyor.
Lufthansa Technik AG, Hamburg Havalimanı’nın hemen yanında. İçeriye girdiğinizde bambaşka bir dünyayla karşılaşıyorsunuz. Şirketin Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Aage Dünhaupt ‘Hoş geldiniz’ dedikten sonra hemen soruyor: ‘Uçağınızın tipi ne?’ Biz şaşırınca gülüyor: ‘Buraya uçak sahiplerinden başkasını almıyoruz. Ama uçak derken öyle sportif amaçlı, sıradan bir uçaktan bahsetmiyorum. Kişiye özel jetlerden söz ediyorum.’
Burada dünyanın en zenginleri listesine girenler, starlar, devlet başkanları ve kara para milyarderlerinin uçakları dizayn ediliyor.
Eğer bir jetiniz, sınırsız paranız ve lüks takıntınız varsa evinizdeki ihtişamı bulutların üzerinde de yaratmanız mümkün. Siz paradan haber verin. Alın uçağınızı gelin, gerisini buradaki 550 kişilik dekoratör, mimar ve mühendislere bırakın! Zaten işlerini ‘Siz uçağı getirin biz uçan saray olarak geri verelim’ diye özetliyorlar.
Burada, sahiplerinin istekleri doğrultusunda özel uçakların kimine minimalist, kimine art-deko bir atmosfer kazandırılıyor, bazısına da görmemişin uçağı olmuş dedirtecek şekilde altın lavabo veya klozetler takılıyor. Dekorasyon 8-12 ay sürüyor.
RUS MÜŞTERİLER ARTIYOR
Lufthansa’nın bu alandaki en iyi müşterileri tahmin edileceği gibi Arap ülkelerinden geliyor. Hatta cirolarının yüzde 50’sini onlara borçlular. İkinci sırada Amerikalılar, üçüncü sırada İngilizler var. Rus müşterilerde de son yıllarda belirgin bir artış görülüyor.
İşe ilk olarak uçağın sahibinin neler istediğini öğrenmekle başlıyorlar. Aage Dünhaupt ‘Önce kağıt üzerinde, daha sonra bilgisayar ortamında uçağın içinin yeni görüntüsünün nasıl olacağını sahibine anlatıyoruz. Bazı müşterilerimiz bunlarla tatmin olmuyor. Biz de onun uçağının birebir ölçülerinde tahtadan bir uçak yapıyor, içini de sunta ve ucuz kumaşlar kullanarak gerçek bir model oluşturuyoruz. Kapısına amblemini yapıştırıyor, merdivenlerine kırmızı halılar seriyoruz ve onu çağırıyoruz. Beğenmediklerini değiştiriyoruz. Tabii bu demo uçak için 1 milyon euro ücret de masraflara ekleniyor.’
HAVUZ VE ŞÖMİNE İSTEDİLER
Müşterilerin istekleri sınırsız. Altın klozet, lavabo veya musluklar çok sıradan. Bazı müşteriler küvet veya jakuzi istiyor. Bunlar uçuş güvenliğine uymadığı için kesinlikle yapılmıyor. İlginç istekler sıralamasında adları kesinlikle açıklanmayan iki ünlü müşteri en başta. Birisi uçağına mini bir havuz diğeri de şömine istemiş. Tabii yapılmamış. Personel arasında bu olayın şakasının bile yapılmasına izin verilmiyor. Bir müşteri de uçağının içine çok sevdiği atı için özel yer istemiş, onu da kibarca reddetmişler. Ama atmacası için kafes isteyen bir şeyhin dileği yerine getirilmiş. Yine adı açıklanmayan bir ünlünün uçağına mini bir golf sahası, bir başkasınınkine de kalp ameliyatlarında kullanılabilecek bir ameliyathane yaptırmış. Tabii havada değil de havalimanındaki müdahaleler için.
Peki bütün bunlar kaça mal oluyor? Bu sorunun cevabı ‘sınırsız’. Çünkü yapılacak harcama tamamen müşterinin düşleriyle orantılı. |