15/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Anasayfa Son Güncelleme 15:09
15.05.2004
S. Denktaş: İlelebet Rumları bekleyecek değiliz

KKTC Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş, KKTC'nin şu an için tanınmasının zor olduğunu, Tayvan Modeli'ni de benimsemediklerini belirterek "Kısa bir süre Rum tarafı tavrında bir değişikliğe gitmezse Türkiye'nin de bizim de yollara çıkıp tanınma yönünde hareket etmek gerekir" dedi.

Arı Hareketi bünyesinde oluşturulan gençlik platformu GençNet tarafından Yeditepe Üniversitesi Kayışdağı Yerleşkesi'nde düzenlenen ''5. Ulusal Katıl ve Gençliğini Yarat Konferansı''nda konuşan Denktaş, Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB perspektifine yıllardan beri ''yama'' edildiğini belirterek, Kıbrıs sorununun çözümü için Türkiye'nin elinden gelenin fazlasını ortaya koyduğunu vurguladı. 

Denktaş, ''Türkiye cesurca kararlar aldı, girişimlerde bulundu. Referandumda Kıbrıs Türkleri de Türkiye'nin bu samimi girişimine karşılık yüzde 65 (evet) oyu vererek, hem AB'ye üye olmayı, hem de dünyayla entegre olmayı istediğini gösterdi'' dedi. 

Rum tarafının çoğunlukla ''hayır'' oyu kullanarak Kıbrıs Türkleri'nin özgür iradesini yendiğini anlatan Denktaş, ''(Çözüme hayır) diyen taraf şu anda AB üyesidir, çözümü isteyen, AB'ye girmek isteyen taraf da müktesebatın uygulanmadığı bir bölgede tanınmamış birdevlet olarak yaşamaya devam etmektedir. Bu böyle devam etmeyecektir. 24 Nisan'dan itibaren hiçbir ülke Türkiye'nin önüne Kıbrıs sorununu bir mazeret olarak artık çıkaramaz'' diye konuştu. 

Kıbrıs sorununun artık Türkiye'nin değil, ''Kıbrıs Cumhuriyeti''nin ve AB'nin sorunu olduğunu ifade eden Serdar Denktaş, AB'nin ilk kez bir hata yaparak kendi iç sorununu çözümlememiş bir ülkeyi üye olarak içine aldığını söyledi. 

Denktaş, ''Başları ağrıyacaktır. Ama ümit ederim ki, bu baş ağrısıda doğru çözümü günün sonunda getirecektir'' dedi. 

Çözüm sürecinde gönüllülüğün önemli olduğunu, zorlama çözümlerin bugüne kadar sonuç getirmediğini anlatan Denktaş, ''Tarihte Rumlar, Türkler ile ortak bir devlet kurmak istememişlerdir'' şeklinde konuştu. 

AB'ye üye olan Kıbrıs Rum Kesimi'nin, Türkiye'nin AB sürecinde herhangi bir veto kullanamayacağına işaret eden Denktaş, ''Böyle bir gücü yok, boyu yetmez. Ama tarım gibi konularda AB standartlarına uyulmadığı gerekçeler öne sürerek süreyi uzatabilir'' dedi. 

Türkiye'nin ve KKTC'nin verilen sözleri beklemek yerine, üzerine gitmesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, ''Birleşik Kıbrıs veya ortaklığa ulaşabilmiş Kıbrıs, AB üyesi haline gelsin. Bu şekilde Kıbrıslı Türkler, Rumların bu geciktirme girişimlerini engelleyebilir.Bunu başaramazsak, tarih almış bir Türkiye süreç içinde birtakım zorluklar yaşayacaktır'' diye konuştu. 

''HAYALİ BEKLENTİLER''

Türkiye'nin AB'ye üye olması gerektiğini hatırlatan Serdar Denktaş, gençlere de şöyle seslendi: 

''Genç arkadaşlarım, lütfen (AB'ye girersek her şey girdiğimiz güngüzelleşecek, mükemmelleşecek, önümüz açılacak, umut çoğalacak, milli gelir artacak) gibi hayali beklenti, boş beklenti içerisine girmeyin. Salt bir AB üyeliği, bunların hiçbirini vermez. Ama Türkiye'nin genç nüfusu, kendisi çalışarak, o çağdaş seviyeye kendisi ulaşmak için uğraşarak, siyasete girerek, devletin yönetimine sahip çıkarak bunu başarabilir. AB üyeliği de ondan sonra onunla birlikte gelir.'' 

KKTC'li gençlerin, AB üyeliğiyle her şeyin değişeceğini sanarak hareket ettiklerini belirten Denktaş, ''Rumların (hayır) demesi halinde de 1 Mayıs'tan itibaren izolasyon, ambargolar kalkacak diye düşünmüşlerdir. Bunların hepsini başarmak, bunlar için uğraşmakla olur. Kimse durup dururken bize hiçbir şey vermez'' dedi. 

TAYVAN MODELİ

Referandum ile birlikte Rum hükümetinin ''Kıbrıs Hükümeti'' olarakkabul edildiği ''zorunluluk doktrininin'' ortadan kalktığını belirten Denktaş, ''Kalktığı için bundan sonrası AB içinde 2 eşitin, AB sistemiyle birleşmesiyle çözümlenebilecek bir sorun kaldı ortada. Gidişat da budur'' şeklinde konuştu. 

BM'nin yaptırım kararı olmamasına rağmen, KKTC'nin tanınmasının gerçekleşmesinin zor olduğunu söyleyen Denktaş, şunları kaydetti: 

''Kolay kolay bir ülkenin bunu yapacağını düşünmek şu an için zor.Ama bu referandumla birlikte artık adanın iki sahibi olduğu gerçeği kabul ediliyor. Bizim yapmamız gereken ambargoların kaldırılmasını, yabancı ülkelerle ikili temasların başlamasını sağlamak. Tayvan Modelison zamanlarda çok konuşulmaktadır. Ekonomik anlamda değil, siyasi anlamda bahsedilmektedir.

O çok yakın durduğumuz bir model değil. Biz bir süre daha halkımızın önünü açmak suretiyle yolumuza devam edip çözüm arayışlarımızı sürdüreceğiz. Ancak, ilelebet, bir 40 yıl daha Rum'un keyfini bekleyecek durumumuz da yok. Kısa bir süre Rum tarafı tavrında bir değişikliğe gitmezse bizi dışlayan, bizi kabul etmeyen görüşünü devam ettirirse başka çaremiz yoktur. Türkiye'nin de bizim deyollara çıkıp tanınma yönünde hareket etmek gerekir.''

 
(aa)


Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyetim
www.hurriyetkurumsal.com