14/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Kelebek
14.05.2004
Ebru ÇAPA
Şükür, korktuğumuz başımıza gelmedi
  
ecapa@hurriyet.com.tr
 

Cümle álemin málûmu olduğu üzre geçtiğimiz hafta Galatasaray, Trabzonspor’u bileğinin hakkıyla, 4-1’lık bir skorla yendi.

Ezelden ebede GS meftunu bir futbolsever olarak, başta tüm GS taraftarları gibi ben de hafif buruk bir sevinç duydum.

Zira ezeli rekabet -hastasıyım bu futbol klişelerinin- kaideleri gereğince, ben de ‘Aman aman, kim olursa olsun ama FB şampiyon olmasın’ şeklinde düşünen insan türüne mensubum.

Allah’ın sopası yok tabii... Bu da gelecekmiş başımıza; kaderin cilvesine bakın ki GS, FB’nin şampiyonluğunun en önemli vesilesi!..

FB, kupayı resmen iki gün sonra alacak. Ancak bizimkilerin bu sezonki nadir başarılı performanslarından birini sergilediği TS maçı sayesinde FB taraftarları, bir haftadır şampiyonluğu kutluyorlar.

Galeyana gelen kimi gazeteler, misál Sabah ve Radikal, durumu abartıp, bu nasıl bir kimlik bilinciyse (!) işin cılkını çıkartıp, geçtiğimiz hafta sarı-lacivert logolarla bile çıktılar.

Vallahi yaptılar... Utanmadılar... Gazetenin kimliği önemli değil ya, FB’li gazete olmayı ‘kendilerinden geçerek’ kutladılar. Ne diyelim; kutlasınlar... Tadını çıkartsınlar...

Ben kendi adıma, sonradan düşününce, bu galibiyete samimiyetle sevindim. Daha doğrusu, sevinmem gerektiğine karar verdim.

Ben ki kimi aynı takımı tuttuğumuz kimi dostların sitem ve hiddet dolu nazarlarına maruz kalmayı göze almışım; sezonun ortasından beri GS’ın tek bir maç bile almasını istememişim.

Benim için sezonun gazozu, aylar önce kaçtı. İstedim ki takım batacağı kadar dibe batsın, beter olsun... Önümüzdeki sezon da Anka Kuşu misali, kendi küllerinden doğsun...

Bu arada, galibiyet malibiyet hiç umrumda değil: Şaibe söylentileri de batsın, yeter ki Fener olmasın, Trabzon şampiyon olsun...

Böyleydim... Sonra, Hakan Şükür sağolsun, titredim ve kendime geldim: Utandım...

Hakan Şükür’ün GS-TS derbisi konusundaki hem kekeme, hem geveze belágatına ne demeli?

E be adamım: Sen, sezonun en önemli maçına çıkacak adamlardan birisin. Her şey bir yana, sporcusun, sahaya kazanmak üzere çıkmaya yeminlisin. Yani en azından bizim izanımıza göre, adam gibi adamsan, sporcu gibi sporcuysan, öyle düşünmelisin...

GS, TS’yi yenemeseydi, ‘satılmış’ yaftası, belki de bir ömür üzerine yapışacaktı. Ve bunun en büyük müsebbi de Hakan Şükür olacaktı. Zira adam kendi ağzıyla oynayamaya gönlü olmadığını söylüyor işte! Geriye tek bir söz kalmayacaktı.

Ne diyeceksiniz? ‘Ligin seyrine bakınız, vahim performans sergilediğimiz bir senelik geçmişimiz, en önemli teminatımızdır’ mı? Sonra işin yoksa FB’lilerin nafile vıdıvıdılarını, gef gef gerinmelerini dinle, kahret dur. Söyleyeceğin tek söz olmayacağı için durduğun yerde kudur!

Yetmezmiş gibi bir de Şükür, susmuyor: ‘Benim demeçlerim zaten hep tartışılır’ şeklinde geven cümlelerle, sözlerinin arkasında durduğunu iddia ediyor!

Vallahi benim kendi adıma en ufak bir kompleksim yok. Ne olacak ki? Birkaç çapaçul yönetici yüzünden GS bütçesi dibe vurmuşsa da toparlanır. Bir tarih boyu sömürmeyen kalmadığı hálde memleket batmamış, birkaç sezonda Galatasaray mı batacak?

Gönül istemez tabii. İstemez de ne, bunun gibi bir tek sezona daha tahammül edemez ama yani... En kötü halükarda bile, mevzu gurur ve mutlu hatıralarsa, biz stoktan yiye yiye daha epey bir idare ederiz: UEFA Kupası’ydı, Süper Kupa’ydı, Şampiyonlar Ligi başarılarıydı... Peheeey... Yahu biz Real Madrid’i yenmiş takımız. Hayatta böyle lükslerimiz oldu; naçizane, hatırlatırız!

Benim tuzum kuru: FB’li arkadaşlara; ‘Sizin Avrupa liglerinde 1 (yazıyla bir) puan almışlığınız var mı?’ diye sorar, çıkarım işin içinden. Ama Hakan Şükür model bir zevzekliği, mümkün değil, hazmedemem.

Asparagas

Hangi kefe?

Geçtiğimiz günlerde görev aldığı bir tanıtım sırasında mini eteğinin altından iç çamaşırının görüntülenmesi üzerine; ‘Allah kahretsin, bir daha etek falan giymeyeceğim. Ne olur o fotoğrafları silin. Ben frikik veren mankenlerle aynı kefeye konmak istemiyorum’ şeklinde gazetecilere yalvaran Ebru Destan, daha önce bile isteye çektirmiş olduğu pek çok çıplak, pardon ‘düzeyli erotik’ pozu olduğunu hatırlatan gazetecileri; ‘Tam da bu sebepten şekerim’ diye yanıtladı: ‘Frikik veren mankenlerin pozlarında, selülit melülit de yakalıyorsunuz siz. Ben rötuşsuz, photoshop’sız çekimlerden hazzetmiyorum. Fotoğrafları birlikte seçelim, dükkan sizin. Ama yani, daha solaryuma bile girmedim. Bakın, o fotoğraflarda bacaklarım portakal kabuğu gibi çıkmışsa, hakikaten sonum olur; ben de Boğaz Köprüsüne çıkarım. İki gözüm önüme aksın ki yaparım! Beni selülitli mankenlerle aynı kefeye koymayın!’


Ebru ÇAPA
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  Ne zamana kadar?
 
    Ertuğrul ÖZKÖK
  Başbakan'a cevap verecek miyim
 
    Bekir COŞKUN
  Yüreğiniz varsa...
 
    Doğan HIZLAN
  Klasik müziğin starları İstanbul’da
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Yazı da gelse fark etmez, tura da
 
    Ercan KUMCU
  Amerikan ekonomisindeki zorluklar
 
    Fatih ALTAYLI
  Gaziantep Öğretmenevi ve samimi özgürlük
 
    Ferai TINÇ
  Uygulama ve kuyrukçuluk
 
    Gila BENMAYOR
  Türk ve Alman sanayicilerden Brüksel’e mesaj
 
    Kanat ATKAYA
  Eurovision halleri
 
    Sedat ERGİN
  AKP’nin temsil ettiği mutabakat
 
    Tufan TÜRENÇ
  Derin çelişkiler
 
    Yalçın BAYER
  Buyrun tartışalım
 
    Yalçın DOĞAN
  Dolar mı, gel keyfim gel!..
 
    Özdemir İNCE
  Sayın Bay (Bayan) Avrupa Birliği
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent Çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Aferin AKP’ye (!)
 
    Vahap MUNYAR
  Dalganın altında ithalatçının açık pozisyonları var
 
    Engin KRATZER
  Formsuzluğa yenildik
 
    Mehmet Nuri YILMAZ
  Muhammed İkbal’i dinlerken
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com