13/05/2004 anasayfa>>> <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Bilim Son Güncelleme 14:59
13.05.2004
Editör

‘Gelecek Peşimizde’

IBM
tarafından, her yıl yeni bir kavram ve yepyeni bir içerikle işlenen Future Business Summit etkinliğinin üçüncüsü, Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda ‘Gelecek Peşimizde’ teması ile işlendi.

Zirve, IBM’in buluş ve patentlerinin öykülendiği çok önemli bir sergiye de ev sahipliği yaptı. Sanatsal bir yaklaşımla, mekan özellikleri de göz önüne alınarak tasarlanan bu sergi, katılımcılara, IBM’ in uygarlığa katkılarını sergiledi.

IBM Türk Genel Müdürü Hüseyin Kızıltay’ın açılışını gerçekleştirdiği Future Business Summit 2004, bu yıl teknoloji ve iş dünyasının guruları olarak tanınan Thomas Francese, Herbert Kircher ve Giorgio Merli’ye de ev sahipliği yaptı. İş dünyasının ‘bilgesi’ olarak kabul edilen Giorgio Merli, ‘değişimi yöneterek, verimlilik nasıl artırılır ‘’ konularını 25 yıllık deneyimi ile aktardı. AR-GE’nin kalbi ve ‘teknolojinin sihirbazı’ olarak bilinen Herbert Kircher ise, ‘Geleceğin Megatrendleri’ konuşması ile konuklara geleceğin resmini çizdi. Üretim, Finans, Hizmetler gibi pek çok sektöre ilişkin teknolojik gelişme ve bilgi birikiminin aktarıldığı zirveye, iş dünyasının ilgisi büyük oldu. Ziyaretçiler, sektörlerine yönelik çözümleri, bu alanda uzmanlaşmış çözüm ortaklarına ve uzmanlara danışarak öğrenme imkanı buldular. IBM, etkinlikte geçtiğimiz yıllardan farklı olarak 100 yıldan daha fazla bir süredir ürettiği teknolojilerin doğrudan ya da dolaylı olarak insan yaşamına ve uygarlığın gelişimine katkılarını anlattığı bir sergi açtı. Tüm Anadolu Audotorium’unun giydirilmesiyle hazırlanan sergide, 1944 yılında bilgisayarın atası denilen ‘Mark-I’den dijital fotoğraf makinalarının üretilmesini sağlayan ‘micro drive’a kadar geçen sürede, IBM buluşlarını bir zaman ekseninde ziyaretçilere aktarıldı.

Aşırı aktif mesane ve yaşam kalitesi

Pfizer
İlaçları tarafından düzenlenen Medya Bilgi Paylaşım Günleri toplantılarının bu ayki konusu ‘Aşırı Aktif Mesane Ğ AAM’ oldu. Toplantıda Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Mete Çek, hastalığın tanımı, etkileri ve çözümüne yönelik bir sunum gerçekleştirdi.

Doç. Dr. Mete Çek, sunumunun başında; sık idrara çıkma, sıkışma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkan AAM’nin Avrupa ülkeleri ve Amerika’daki görülme sıklığına değinerek ABD’de 20 milyondan fazla AAM hastası bulunduğunu söyledi. Doç. Dr. Çek, AAM’nin sosyal hayatı olduğu kadar ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğini belirtti.

AAM’ye yakalanan kişilerin bu rahatsızlıkları hakkında hekime başvurmaya çekindiğinin altını çizen Doç. Dr. Mete Çek, hastaların %40’ının hekime başvurmadığını belirtti. Bu hastalığın yaşlılığın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olarak algılandığına dikkat çeken Doç. Dr. Çek, 40Ğ64 yaşları arasında % 43 oranında görülen AAM’nin yaşlılar kadar orta yaşlı insanları da etkilediğini kaydetti.

Bilim ve Kültür’de Bahar Buluşması

Sabancı
Üniversitesi, 400 lise öğrencisinin katılımıyla 6-7 Mayıs tarihlerinde ‘Baharda Bilim ve Kültür‘ etkinliği düzenledi. Açılışını, Sabancı Üniversitesi Akademik Destek Programı Koordinatörü Dr. Huriye Arıkan’ nın yaptığı etkinliğe katılan öğrenciler, bilim adamlarıyla tanışma olanağını buldu.

Sabancı Üniversitesi, Baharda Bilim ve Kültür etkinliğiyle çok sayıda liseli ve üniversiteli genci bir araya getirerek, özgün bilimsel ve kültürel çalışmalar üretmeye özendiriyor. Etkinlik, Sabancı Üniversitesi öğrencilerinin aktif katılımı ile Üniversite’nin Bireysel ve Akademik Gelişim Merkezi kapsamındaki Akademik Destek Programı tarafından yürütülüyor.

Sabancı Üniversiteli öğrenciler, ‘Baharda Bilim ve Kültür’ etkinliğindeki çalışmalarını üniversite dışına taşıyarak, kültürel ve bilimsel çalışmalara toplumun ilgisini uyandırarak katılımı özendirmeyi amaçlıyorlar. Çeşitli yarışma ve ödüllerle zenginleşen etkinliğin bu yılki özel konukları ise Darüşşafaka öğrencileri oldu.

Açılışını Sabancı Üniversitesi Akademik Destek yapacağı etkinliğe katılan öğrenciler, bilim adamlarıyla tanışma ve konuşma olanağını da yakalayacaklar. Ayrıca, bilimsel ve kültürel kuruşlar ile araştırma merkezlerinin kendilerine sunduğu imkanlardan yararlanma fırsatını bulacaklar. Akademik Destek Programı, Sabancı Üniversitesi Bireysel ve Akademik Gelişim Merkezi bünyesinde yer alıyor. Programda görev alan başarılı ve yetenekli öğrenciler; üniversite birimleri ile işbirliği içinde çalışıyor ve akranlarının üniversite ortamından tam anlamıyla yararlanarak, onların akademik başarı ve üretkenliklerini artırmayı hedefleyen, küresel ve yerel konularda bilgi paylaşımını özendiren çeşitli akademik etkinlikler oluşturuyorlar.

Geçmişi arayış

Büyük bir serüven bu, geçmişi arayış.. Düşünün, bugüne kadar nice film yapıldı, nice öykü yazıldı.. Anasının, babasının, geçmişinin peşine düşen insanların öyküleri, yazın dünyasında önemli bir yer tutar.

İnsanın bu ‘mikro’ dünyasına duyulan meraka paralel, bilim de, makro düzeyde geçmişin peşinde koşup duruyor. Bir kaç açıdan hem de:

Hem yerkürenin geçmişini, nasıl oluştuğunu, hangi evrelerden ve süreçlerden geçerek bugüne vardığını..

Hem insanlığın geçmişini.. Kimiz, kimdik, nasıl olduk, bugüne nasıl vardık?

Ve bunlara bağlı olarak, bütün canlı hayatın, bütün varoluşun ve evrenin geçmişinin peşinde koşup duruyoruz..

Bu merak, bu arayış, bilimin ana uğraş alanlarından biri olmayı hep sürdürecek.

Çünkü, geçmişi mümkün olduğunca gerçeğe en yakın yeniden inşa edemezsek, geleceği okumamız ve gerçeklere dayalı inşa etmemiz de çok zor olur. ‘Gelecek geçmişin izlerindedir’.

Bu hafta bizlerden, yani Homo sapiens’den hemen önceki atalarımızın özellikle Avrupa’da varlıkları ve yaşamları üzerine, heyecanlı bir film kadar ilginç bir yazı sunuyoruz.

Bizden önceki en yakın insanlar Homo Erectus ve Neandertal’di.

Neandertal insanı şunun şurasında 25 bin yıl öncesine kadar Avrupa’da yaşıyordu!

Nasıl yokoldukları konusunda çeşitli fikirler var. En iddialısı, onların kaybolmasını, daha akıllı ve teknoloji üretebilen Homo sapiens’in ortaya çıkmasına bağlar. Kimisi, Neandertal ile Homo sapiens arasında savaşlar çıktığını söyler; bazıları hiç karşılaşmadıklarını...

Gerçek her neyse, bu konuda en merakla izlediğim sanat yapıtlarından biri, bilimkurgu yazarı Michael Crichton’ın, adı sanırım ‘12.Şövalye’ olan ve üç- dört yıl kadar önce sinemalarda gösterilen filmdi.

Filmde üç uygarlık bir araya getiriliyordu.. Kuzey ülkeleri topraklarının bir parçası içinde gizlice hayatarını sürdüren, geçmişten kalma bir Neandertal topluluğu. İkincisi, Kuzey ülkelerinde yaşayan, ancak henüz uygarlığı barbarlık düzeyinde olan Homo sapiensler.. Ve uygarlıkta ileri düzeye ulaşmış, bugünkü İslam ülkelerinde yaşayanlar...

Film bu üç kültürü birbiriyle buluşturuyordu! VCD veya DVD’sini bulursanız izleyin derim..

Gelecek cumartesiye kadar sevgi ve dostlukla..

Editör
 



Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com