|
TÜRKİYE’nin başında, AB ülkelerinden farklı olarak imam hatip liseleri ile (istedikleri kadar inkár edip takıyye yapsınlar) eğitim-öğretim ve meslekleri İslamileştirmek isteyen bir AKP iktidarı sorunu var.
Bu iki sorun meslek liseleri sorununu daha da karmaşıklaştırıyor.
* * *
Bu sorunla ilgilenen kurumlar, bilim adamları, yazarlar ve gazeteciler ona günümüzün sistemi içinde bir çare aramaya çalışıyorlar, katsayı hesapları yapıyorlar. Oysa klasik liselere gidecek öğrenciler ile meslek liselerine gidecek öğrenciler, ‘zeká ve yetenek’ kıstasını uygulayan bilimsel bir sistemle ve öğretmen-aile-okul işbirliğiyle ilköğretimin 8. sınıfında ayrıldıkları zaman üniversite giriş sınavının ön elemesi yapılmış olacak. Ayrım zeká ve yetenek ölçütüne göre yapıldığı için herkes kaderine razı olacak.
Bu sistemin uygulandığı AB ülkelerinde yanılgı payının çok az olduğu görülüyor. Oysa, Türkiye’de klasik lise ile meslek lisesi ayrımı ‘okul’un pedagojik ölçümüyle ya da sınavla değil de ailelerin özgür seçimiyle ya da maddi zorunluluk dolayısıyla yapıldığı için, klasik lise öğrenimini rahatça yapabilecek çok yetenekli öğrenciler de meslek liselerine gitmiş oluyor.
Türkiye’deki mutsuzluğun kaynağı işte bu durum! Mutsuzlar sadece meslek liselerinde mi? Klasik lise öğrenimi yapacak zeká türü ve yetenekten yoksun olmalarına karşın bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin okul hayatları da bir tür işkence cehennemi değil mi?
* * *
Yapılması gerekenleri başlık olarak yazıyorum:
1. Zorunlu öğrenimi 12 yıla çıkarmak.
2. 8. sınıfta klasik lise ve meslek lisesi ayrımını yapmak. Çıraklık okulları, meslek liseleri ve teknik yüksek öğrenim ilişkisini düzenlemek. Meslek liselerini bitirenlerin klasik lise diploması alabilme koşullarını bilimsel esaslara bağlamak.
3. Üniversite öğrenimini klasik lise mezunları tabanına oturtmak.
İmam hatip liselerine gelince:
1. Bu okullar, klasik lise dengi ve üniversiteye öğrenci gönderen okul statüsünde değildir. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 32. maddesindeki İHL’yle ilgili ‘yüksek öğrenim’ deyimi genelleştirilmemeli. Çünkü söz konusu yüksek öğrenim, bu okulların kuruluş amacıyla zaten işaret edilmiştir. Bu nedenle, bu okullara girecek olanlar din hizmetleri mesleği için eğitileceğini kesinlikle bilmeli.
2. İlahiyat fakültelerine klasik lise mezunları da alınmalı. İlahiyat fakültesine giren öğrenciler için Arapça öğrenimi hazırlık sınıfı açılmalı.
* * *
Aklıma çok ciddi bir soru geliyor:
AKP’nin ‘tabanı tatmin’ kontenjanından ilgilendiği YÖK ve İHL açmazı ülkenin rejim sorunudur. Acaba AKP hükümeti, Genelkurmay Başkanlığı’nı YÖK ve imam hatip liseleri konusunda açıklama yapmaya zorlayarak, olası Avrupa Birliği başarısızlığının sorumluluğunu TSK’ya mı yüklemek istemektedir? |