11/05/2004 <<<önceki gün   bugün   sonraki gün>>>
English
yenibir.com
Genç Hürriyetim
Agora
Gündem
Politika
Avrupa Birliği
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam
Teknonet
Tüm Haberler
Yazarlar
Kültür Sanat
Magazin
Gezi
Özel Dosyalar
Hava Durumu
Astronet
Televizyon
HÜRRİYET EKLER
Bilim
e.yaşam
Otoyaşam
Seyahat
Pazar
Cumartesi
Cuma
Kelebek
Gündem
11.05.2004
Ertuğrul ÖZKÖK
Sıra son statüko kalesini yıkmakta
  
 

İŞİN özeti şudur. Birkaç cesur ve iyi insan çıkınca devrimler başlıyor.

Geçen cuma günü Türk dış politikasında böyle bir devrim yaşandı.

Türkiye Cumhuriyeti, Yunanistan’da yaşayan soydaşlarımızı, bir ‘beşinci kol’ gibi görme siyasetini resmen bıraktı.

Bıraktı ve bunu bizzat Başbakan’ın ağzından bütün dünyaya duyurdu.

BİRİNCİ AD DİPLOMASİSİ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Batı Trakya’ya gitti ve oradaki soydaşlarımıza, ‘Siz Yunanistan’ın vatandaşısınız. Yunanistan’ın gelişmesi için çalışın’ dedi.

Bu kadar basit bir cümleyi telaffuz etmek için 80 yılın geçmesi gerekti.

Ama bakın cesur ve mantıklı siyasetçiler işbaşına gelince, uluslar arasında ‘kan davasına’ dönüşmüş meseleler bile nasıl yumuşuyor.

İtiraf edelim ki ilk adım bizden değil, Yunanistan’dan geldi.

Yorgo Papandreu’nun dışişleri bakanı olduğu günlerde Batı Trakya Türklerine yönelik sözleri bu kapının açılmasında çok önemli rol oynadı.

Hürriyet bu yeni politikayı ‘Bravo Yorgo’ manşeti ile destekledi.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem Yunan meslektaşının yaptığı açılımlara aynı sıcaklık ve samimiyetle karşılık verdi.

Ve son olarak Başbakan Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ‘arkadaşlık diplomasisinin’ yeni dönemini açtılar.

Bana göre her ikisi de, rahmetli Özal’ın başaramadığı bir işi başardılar.

Özal çok istediği halde, baba Papandreu ile arkadaşlık kuramamıştı.

Erdoğan kurdu. Yunan Başbakanı’na ‘Kostas’ diye seslenecek kadar arkadaş oldu.

Bu siyasetin geldiği son nokta, dün bütün Türk gazetelerinde yer alan o müthiş fotoğraftır.

Türkiye, Boğaz’ı alttan geçecek tünelin temelini atıyor.

Ve bu törende Türk siyasetçilerinin yanında Atina Belediye Başkanı da var.

KIBRIS’TAN KURTULUŞ

O da elindeki kürekle, Türkiye’nin kalkınmasına hizmet edecek bir projenin harcını koyuyor.

Üstelik bunu ne zaman başarıyorlar?

Kıbrıs’ta iki tarafı birbirine düşürmesi gereken bir referandumun hemen ardından.

Demek ki Türkiye ve Yunanistan artık Kıbrıs ipoteğinden kurtuluyor.

Bütün bunlara bakarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Başbakan Tayyip Erdoğan, bir statüko kırıcısı.

AYNI KAFA

Ancak yine bütün bunlara bakıp şunu soruyorum:

Kıbrıs’ta, Avrupa Birliği’nde, Batı Trakya’da statükoyu gözünü kırpmadan kıran aynı Erdoğan, kendi partisine yerleşmiş bazı statükocuları hálá niye koruyor?

Mesela şu imam hatip olayını başına saran statükocuları...

Çünkü ‘Tabanımız böyle istiyor’ masalı üzerine kurulu bu zihniyet de bana göre öteki statükolardan hiç farklı değil.

Kıbrıs’ta çözüm isteyen herkesi ‘hain’ ilan eden zihniyetle, ‘İmam hatipleri yine büyüteceğim’ diyen statükocu zihniyet arasında zerre kadar fark yok.

Bunların her ikisi de aynı fanatik düşünceden kaynaklanan çatışmacı statükolardır.

O nedenle diyorum ki, başbakanlık koltuğuna oturduğu andan beri Ankara’nın başına çöreklenmiş statükoları bir bir kıran Erdoğan, biraz kendi partisi içindeki statükocuları da sarsmalıdır.

Yerel seçimden bir hafta önce İzmir’e giderken Erdoğan bana aynen şunu söylemişti:

‘Şimdi bakıyorum da biz de geçmişte ne laflar etmişiz...’

Bu çok samimi bir itiraftı, o nedenle o gün bunu yazmamıştım. Ben de kendisine, ‘Sayın Başbakan, ben de gençliğimde ne laflar ettiğime bakıp şaşırıyorum’ demiştim.

Aynı sözleri geçen hafta Batı Trakya’da herkese söyledi.

Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin en çatışmalı dönemlerinde büyüyen insanlarız.

Siyasete merakı olanlarımızın gençlik jargonuna bakarsanız hiçbirimizin oturduğumuz koltuklarda oturmaması gerekirdi.

SON STATÜKO

Ama şurası bir gerçek.

Hepimiz belli bir ‘reddiyeden’ geçtikten sonra buralara gelebildik.

Yani kendi statükolarımızı kırdık.

Geriye partilerdeki son putları kırmak kaldı.


Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
    Oktay EKŞİ
  O bir çözüm mü?
 
    Bekir COŞKUN
  Ayak...
 
    Doğan HIZLAN
  Yaşasın edebiyat
 
    Emin ÇÖLAŞAN
  Balayı bitiyor mu?
 
    Enis BERBEROĞLU
  İran sanayileşti, Trabzon Limanı’yla işi kalmadı
 
    Ercan KUMCU
  Pozitif ayırımcılık
 
    Erdal SAĞLAM
  Merkez Bankası müdahale edebilir
 
    Fatih ALTAYLI
  Teröristler tembel olmasa
 
    Gila BENMAYOR
  Kadından sorumlu erkek bakan fazlasını yapmıştı
 
    Hadi ULUENGİN
  AKP başarılıdır!
 
    İlter TÜRKMEN
  AB ile müzakere
 
    Pakize SUDA
  ‘Çölaşan eşinden söz ediyor mu hiç?’
 
    Sedat ERGİN
  AKP için 4 soruluk bir AB sınavı
 
    Yalçın BAYER
  Azınlığın Türk’ü gitti Müslümanlığı kaldı
 
    Yalçın DOĞAN
  Bush, firmalara teslim!..
 
    Özdemir İNCE
  Öyleyse ne yapmalı?
 
    Bülent DÜZGİT
  Bülent çiziyor
 
      
Mehmet Ali BİRAND
  Bravo FB’ye...
 
    Yener SÜSOY
  Hayatımın 3 büyük aşkı
 
    Can BARTU
  İşte şimdi oldu
 
    Şükrü KIZILOT
  Vergide sapla samanı karıştırmak
 
    Osman MÜFTÜOĞLU
  Yeni başlangıç için 30’lu yaşlar ideal
 
Ana Sayfa | Son Dakika | Tüm haberler | Gündem | Dünya | Ekonomi | Spor | Yaşam | Bilim-Teknoloji | Yazarlar
Kültür Sanat | Magazin | Özel Dosyalar | Piyasanet | Hava Durumu | Astronet | Televizyon
İnsan Kaynakları | | Arama+Arşiv | Bize ulaşın | Yardım
© Copyright 2004 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com